26 Eylül 2016 Pazartesi 10:03
Haziran’ın laiklik bildirisi!

Birleşik Haziran Hareketi (BHH) üyeleri 24 Eylül 2016 Cumartesi günü Gaziosmanpaşa ve Kadıköy’de “Laikliği Kazanacağız” başlıklı bir bildiri dağıttılar. Polisler de onları!..

Fantastik bir sinema filmi gibiydi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında yer alıyor “laiklik” kavramı… Anayasanın daha başında şöyle deniliyor:

“MADDE 2- Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik LAİK ve sosyal bir hukuk devletidir.”

Yukarıdaki açık hükme karşın devletin polisleri “Laikliği Kazanacağız” bildirisi dağıtanları yerlerde sürükleyerek gözaltına aldılar.

İnanılması zor bir gelişme… Ama o da oldu.

***

Ünlü hikayeci ve gazeteci ağabeyimiz Orhan Duru, 1989’da yayınladığı “Şişe” adlı kitabındaki “Geresin Geri İleri” mizah öyküsü 27 öncesinden bugünü anlatıyordu…

“…Tanrı yolunda hep birlikteyiz, artık kimse kopartamaz toplumu bu gidişten… Zaten bütün mahalleler tekke ve zaviyelerle doldu. Yine de insanı rahatsız eden görüntülerle karşılaşıyoruz. Mesela Atatürkçülerin kökü kazınamadı bir türlü. Daha geçen gün televizyonda yakalanan Atatürkçüleri gösterdiler.

Bir de duyuru yaptılar. Atatürkçülerin ve Atatürkçü olduklarından şüphe edilenlerin en yakın karakola bildirilmesi istendi. Bu kişiler laikliği dinsizlik gibi anladıkları, üstelik komünist oldukları belirtilip tüm vatandaşların uyanık olmaları istendi.”

“Şimdi çok şükür hükümetimiz yeni bir yasa çıkartarak, gazete ve dergilerde kadın yüzünün görünmesini yasakları. Ana muhalefet yasaya karşı çıkıyor. Kadın fotoğraflarının bütünüyle yasaklamak yerine göz ve kaşlarının örtülmesini, dudaklarının boyalı olmamak koşuluyla doğal biçimde bırakılmasını istiyor.”

“Eşimle ben çok mutluyuz. Ne istersem yapıyor. Bana bağlı ve son derece saygılı. İstesem pek çok kişinin yaptığı gibi ikinci, üçüncü bir eş alabilirim. Ama almıyorum. Bu yüzden adım Atatürkçüye çıkıyor.”

“Bakanlıktaki çalışma arkadaşım Hacı Ahmet Efendi ile dertleşiyoruz Atatürkçüler konusunda… Kendisi üç kez umreye, beş kez de hacca gitti ama düşündüğü kadar yükselemedi makamda ve bordroda… O yüzden onunla rahat konuşabiliyoruz. Bana Atatürkçülerden fazla korkmamamız gerektiğini söylüyor. Onlar zaten aralarında ikiye ayrılmışlar. Kemalistler ve Gardropçular olarak… Üstelik tüm heykeller kırılmış ve yok edilmişken… Ayrıca güvenlik güçleri giderek güçleniyorlar. Nerede bir Atatürkçü bulsalar, anında yakalayıp, yere seriyorlar!”

“Hükümet dış politikada giderek güçleniyor. Her yıl Birleşik Arap Devletlerinden 700-800 milyon riyal yardım alarak Avrupa’ya karşı ileri bir karakol olma özelliğimiz sağlam temellere oturuyor.”

“Rüşvet salgın halde… Kadınlar örtülü ama bu sefer de başka cinsel sapmalar ortaya çıktı. Yakışıklı ve genç erkeklere eğilim çoğaldı. Sigara ve alkol yasak ama kanunlarda yazılı olmayan uyuşturucular yayılıyor. Yükselmek isteyenler güçlü tarikatları ve tekkeleri seçmek zorunda… İsviçre bankalarında çok sayıda Müslüman bürokrat ve işadamının hesaplarının olduğu söylentileri çıktı. Kanıt yok. Sadece konuşuluyor.”

“Bugün çok heyecanlıyım. Yeni bir dönüm noktasındayız. Kalabalıkla birlikte limana doğru gidiyorum. Liman çevresi ve sokaklar müthiş coşkulu. Uzaktan yeşil ve kara sarıklıları görüyorum. Yanlarında beyaz ve mor takkeliler de var. Mehter büyük bir haz ile çalıyor. Değişik bir gün işte. Toplumumuzun beklentisi gerçekleşiyor. Aradan bunca yıl geçtikten sonra Halife Hazretleri tekbir sesleri arasında rıhtıma ayak basıyor!”

Orhan Duru –özetleyerek verdiğim- bu hikayeyi yazdığında Turgut Özal Cumhurbaşkanı olmuş, eşi Semra Hanım da birinci kadın olarak Turgut Beyin “takunyalı” kardeşlerini köşke sokmuyordu!

Özal’a “alnı secdeye değen ilk Cumhurbaşkanı” unvanı verilmişti. Namaz kılan devlet adamından da çekinmek abartılı olurdu.

Bazı sosyal demokrat siyasetçiler de “Sol’un İslamiyet ile barışması lazım” şeklinde politik demeçler veriyorlardı. Bu yüzden Orhan Duru’nun bu hikayesi abartılı bir mizah eseri olarak ciddiye alınmamalıydı.

Tarih Orhan Duru’yu haklı çıkardı:

- Devlet güvenlik birimleri laiklik bildirisi dağıtanları yerlerde sürükledi!

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 26.09.2016 10:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177