24 Eylül 2016 Cumartesi 13:23
Gelirler değil borçlar artırılıyor

FATİH KIYMAN

Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan kredi düzenlemesiyle, yavaşlayan ekonomik büyümenin halkın “borçlanarak tüketmesi” ile teşvik edilmesi amaçlanıyor. En iyimser uzmanlar dahi, düzenlemenin tüketici açısından yüksek risk arz ettiğini dile getiriyor, yurttaşın uzun yıllar ödenemeyecek borçlar altına girme tehlikesine işaret ediyor. Hükümetin kredi düzenlemesini akademisyen Ümit Akçay ve TÜDEF Başkanı Hasan Atak BirGün’e değerlendirdi.

Ekonomi uzmanı akademisyen Ümit Akçay, “2000’li yılların başından beri, gelirleri harcamaları kadar artmayan insanların borçlandığı bir dönemdeyiz. Buna çözüm olarak getirilen şey de yine insanların gelirlerini artırmak yerine borçlarını artırmak olarak şekilleniyor. Bu da hükümetin takip ettiği ekonomi politikasının bir sonucu” diyor.

Eskiden kamu yatırımı yapılırdı

Tüketicinin borçlanarak tüketime yönelmesi ile ekonomik büyüme elde etmeyi hedefleyen düzenlemenin uzun vadedeki sonuçlarını Amerika’daki faiz oranlarının belirleyeceğine işaret eden Akçay, “Dünyada faizler artmaya başladığı anda bunların hepsi Türkiye ekonomisine de yansıyacak ve bu politikaların hepsi olumsuz sonuçlanacak” ifadelerini kullandı.

Akçay, “Bu neden yapılıyor? Ekonomik büyüme yavaşlamaya, işsizlik artmaya başladı. Sağlanan onca teşvike rağmen özel sektör, hükümetin verdiği teşviklere tepki vermiyor. Yatırımlarda artış görülmüyor. Buna karşılık hükümet, doğrudan tüketici talebini uyarmaya çalışıyor. Şunun altını çizmek lazım; bu tip talep canlandırma politikaları eskiden kamu eliyle, kamu yatırımları artırılarak yapılırdı, kamuda çalışanların ücretleri artırılırdı. Bu da ekonominin dönmesinde olumlu etki yapardı. Şu anda yapılan bunun ‘özel ellerle’ yani bankalar aracılığıyla yapılması. İkisi arasındaki fark şudur: İlkinde insanların gelirinin artması, ikincisinde borcunun artması, bu vurgulanmalıdır” dedi.

Devlet ‘bir kazan dört harca’ diyor

TÜDEF Başkanı Hasan Atak, kredi borçlarının yüzde 70’inin düşük gelir gruplarına ait olduğu Türkiye’de, bu düzenlemeyle asgari kredi kartı limitini 5 bin 200 TL yapan devletin yurttaşa “bir kazan dört harca“ dediğine dikkat çekti. Atak şunları kaydetti: “Ülke ve devlet borç batağında, tüketiciyi de kendine benzetiyor. Gelişmiş ülkelerde devlet, vatandaşın aşırı borçlanmasının önünü kesen politikalar üretirken, biz durmak üzere olan çarkları çevirmek için tüketiciye satın al ve borçlan diyoruz. İpin ucu kaçarsa eve haciz gelmesi de olası. Vatandaş geleceğini ipotek altına alan harcama yapmamalı. Kredi kartının bir kredi aracı değil, ödeme aracı olduğunu unutulmamalıdır.”

Yurttaş için değil, kendisi için...

Atak sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu hamleyi, hükümetin vatandaşı düşünmekten çok, kendi yapısal reformlarının baltalanmaması için kendisi için yaptığı bir hamle olarak görüyoruz. Tüketici buna illa ki ilgi gösterecektir. Toplam maliyete bakmalıdır, temkinli davranmalıdır. İnsanları borçtan kurtarmak yerine, daha yüksek borçlanmalar getirecek bir düzenleme. Diğer yandan sanki ödeme zorluğu çekenler, bir çırpıda ödeme kolaylığına kavuşacakmış gibi sunuluyor. Bu şekilde lanse edilmesini çok olumlu bulmuyoruz.”

*****

Düzenlemede neler var?

Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından Başbakan Binali Yıldırım’ın salı günü açıkladığı kredi düzenlemesinde şunlar yer alıyor:

- Kredi kartlarında genel taksit sınırı 9 aydan 12 aya çıkarılıyor.

- En düşük kredi kartı limiti 5 bin 200 TL oluyor.

- Elektrik-elektronik eşya ve bilgisayarda ise taksit sınırı 9 aydan 6 aya indiriliyor.

- Marketlere, cep telefonuna ve akaryakıta taksit yok.

- Havayolları, seyahat acenteleri, taşımacılık, konaklama, sağlık ve sosyal hizmet harcamalarında uygulanan taksit yasağı da sürüyor.

- Beyaz eşyaya taksit yok.

- Kredi kartı borçları talep halinde 72 ay vadeye kadar yayılarak yeniden yapılandırılabilecek.

- Tüketici kredilerinde vade limiti 36 aydan 48 aya çıkıyor.

- Konut kredilerinde asgari peşinat şartı yüzde 25’ten yüzde 20’ye indi.

- Konut kredisinde, alınacak konutun bedelinin yüzde 75’i kadar kredi alınabiliyordu, bu oran yüzde 80’e çıkıyor.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 24.09.2016 13:23
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177