21 Mayıs 2016 Cumartesi 08:02
Ergene için mücadeleden başka çare yok

BÜLENT KAÇAR*

Çevre Yasasının 29.maddesine göre “Çevre kirliliğinin önlenmesi ve giderilmesine ilişkin faaliyetler teşvik tedbirlerinden yararlandırılır... Arıtma tesisi kuran, işleten ve yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine getiren kuruluşların arıtma tesislerinde kullandıkları elektrik enerjisi tarifesinin, sanayi tesislerinde kullanılan enerji tarifesinin yüzde ellisine kadar indirim uygulamaya Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.” Bakanlık tarafından hazırlanan “Çevre Kanununun 29 uncu Maddesi Uyarınca Atıksu Arıtma Tesislerinin Teşvik Tedbirlerinden Faydalanmasında Uyulacak Usul Ve Esaslara Dair Yönetmelik” 2010 yılında yürürlüğe girdi.

Yeni düzenlemeyle arıtma tesisi işletme maliyetlerini hafifletileceği ve arıtma tesislerinin çalıştırılmasının teşvik edileceği; atıksu arıtma tesislerinde kullanılan ve ödemesi yapılan bir önceki yıla ait elektrik enerjisi giderinin, Bakanlar Kurulu tarafından her yıl belirlenecek olan kısmının atıksu altyapı tesisi yönetimlerine geri ödeneceği; geri ödemenin üst sınırının en fazla yüzde 50 olacağı bildirilmiştir. Yani sanayicinin arıtma tesisinin elektrik faturasının yarısını devlet halkın cebinden ödüyor. Halka ait bütçe ile sanayiciye her tür teşvik, kredi verildiği gibi bizi kansere boğanların arıtmalarının elektrik parasını ödediğimiz halde Ergene'de kirlilik hala devam ediyor.

Çevre istismarcılığının daniskası Ergene nehrini kirletenlerdir. Sermaye seviciliğinin doruk yaşadığı ülkemiz ekonomik ve siyasal düzeninde Ergene'yi kirletenlerin güya kurdukları ve çalıştırdıkları iddia olunan arıtma tesisleri ileri arıtma sistemleri değildirler. Yeni kurulmakta olan OSB ortak arıtma sistemlerinin de var olan kirliliği kaynağında engellemekten uzak biyolojik arıtma olduğu ÇED raporlarında açıkça yazılıdır.

Ergene nehrinden akan sıvıda FOSFOR, KROM (Cr+6) KURŞUN (Pb) TOPLAM SİYANÜR (Cnˉ) KADMİYUM (Cd) DEMİR (Fe) FLORÜR (Fˉ) BAKIR (Cu) ÇİNKO (Zn) SÜLFAT (SO4 ) AZOT bulunduğu Uzunköprü Belediyesinin 2016 Mart ayı Ergene suyu analizlerinde görülmektedir. Tehlikeli Maddelerin Su ve Çevresinde Neden Olduğu Kirliliğin Kontrolü Yönetmeliği'ne göre Tehlikeli Maddeler, Su çevresi için önemli risk teşkil eden zehirlilik, kalıcılık ve biyolojik birikme özelliğinde olan madde ve madde gruplarıdır. Günümüzde Trakya ekolojisi bir çok yıkım tehdidi altındadır. 40 yıldır kirletilen ve sermayeye karşı siyasi irade gösterilemediği için hayata dönemeyen Ergene'nin yanı sıra kurulan ve sürekli genişletilen Organize Sanayi Bölgeleri ve Enerji Üretim Bölgeleri ile artık sanayi havzasına dönüştürülmek istenmektedir. Trakya'da yaşamımıza kasteden her tür projeye karşı Trakya Platformu açtığı davalar, yaptığı bilimsel çalışmalarla, toplumsal mücadeleye önemli nitelikler ve deneyimler kazandırmaya çalışıyor.

Ergene nehri bırakılan atıklar ile çevreye zarar verecek şekilde, su, toprak ve hava kasten kirletilmektedir. Atık ve artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi sonucu cezai sorumluluk iki katına çıkmaktadır. Nehrin hayata dönüşünün başlaması için acilen yapılması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

On-line tesis atık su deşarj izlemeleri ve tesis denetlemeleri sonucu Ergene nehrini kirlettiği tespit edilen tesis ve işletmeler hakkında idari para cezaları kesilmesinin yanı sıra idari olarak geçici veya sürekli faaliyet durdurma cezası, çalışma izin ve ruhsat iptali yaptırımları uygulanmalıdır. Organize Sanayi Bölgeleri başta olmak üzere Trakya bölgesinde çevreyi kirletici faaliyet yürütebilecek hiçbir sanayi kuruluşuna izin, ruhsat ve olumlu görüş verilmemelidir.-- Ergene nehrini kirletenlere karşı denetim ve yasal yaptırım görevlerini yerine getirmeyerek kirliliğe göz yuman merkezi ve yerel tüm yetkililer hakkında adli ve idari hukuki mücadele yürütülmesi için adli ve idari başvurular ve disiplin şikayetleri yapılmalıdır.

Tarım arazileri, su havzaları ve ormanlık alanlar üzerinde sanayi tesislerinin ve hiçbir işletmenin kurulmasına izin ve ruhsat verilmemesi bu ekolojik yıkımın devamını engelleyecektir.

Yaşam siyasi iktidarların ve yerel idarelerin insafına bırakılamayacak kadar değerlidir.

* Trakya Platformu Hukuk Kurulu Üyesi, Avukat

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 21.05.2016 08:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177