18 Ağustos 2016 Perşembe 18:03
Erdoğan: İşinize bakın

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TSK'deki cunta yapılanması tarafından düzenlenen darbe girişiminin ardından Van, Diyarbakır, Elazığ ve Bitlis'te meydana gelen saldırılarla ilgili olarak, "Esasen son günlerdeki hadiseleri milletimizin 15 Temmuz destanına ve demokrasi nöbetlerine misilleme saldırıları olarak görüyorum. FETÖ’yle, PKK’nın, DAİŞ’in hiçbir farkı olmadığı bu saldırılarla bir kez daha ortaya çıktı" dedi.

Beştepe'de bulunan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sivil toplum örgütü (STK) temsilcilerini ağırlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan açıklama yapıyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Saldırılar vesilesiyle şu hususu tüm milletimle, tüm dünya ile paylaşmak istiyorum. Türkiye adları farklı da olsa aynı saiklerle hareket eden ve birbirleriyle yakın ilişki içindeki terör örgütlerinin ortak saldırısı altındadır. 15 Temmuz’da FETÖ terör örgütü saldırdı. Bu hain yapı başarılı olamayınca nöbeti hemen diğerleri devraldı. Bölücü terör örgütü PKK tarafından 15 Temmuz’dan bu yana yapılan saldırılarda çok sayıda askerimiz, polisimiz, korucumuz ve sivil vatandaşımız şehit oldu, yaralandı. Diyarbakır’da dördü polis 7 şehidimiz, 45 yaralımız, Van’da biri polis, 3 şehidimiz, 70 yaralımız, Elazığ’da bugün itibariyle 5 şehidimiz ve 217 yaralımız var. Ve Bitlis’te 5 askerimiz, 1 korucumuz mayın patlaması sonucu şehit oldu, 5 askerimiz yaralandı. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

"Saldırılar, demokrasi nöbetlerine misilleme"

Başbakanımız ve bakanlarımızla hadiseyi yerinde incelemek üzere Elazığ’a gitti. Elazığ gibi huzurun ve kardeşliğin şehri vasfını koruyan bir yere saldırılmasını ayrıca önemli görüyorum. Son saldırı dahi amacın sadece ve sadece kan dökmek olduğunu tüm açıklığıyla ortaya koymaktadır. Esasen son günlerdeki hadiseleri milletimizin 15 Temmuz destanına ve demokrasi nöbetlerine misilleme saldırıları olarak görüyorum. FETÖ’yle, PKK’nın, DAİŞ’in hiçbir farkı olmadığı bu saldırılarla bir kez daha ortaya çıktı. Milletim emin olsun, şehitlerimizin, yaralılarımızın kanı asla yerde kalmadı, kalmıyor, kalmayacak.

"Biz her şeyin farkındayız"

Türkiye, FETÖ denen ihanet şebekesiyle mücadele ederken, PKK’yla mücadeleyi asla bırakmadı, bırakmayacaktır. Zaman zaman bazı dostlar bize şu ifadeleri kullanıyor: Cepheyi büyütmeyelim. Bizim için zaten dar bir cephe söz konusu değil. Biz bu mücadeleyi satıhta veriyoruz. Belli bir hatta değil. Neresi gerekiyorsa, bu millet bu mücadeleyi orada tüm güvenlik güçleriyle verecektir. Doğuysa doğu, güneyse güney. Suriye’nin kuzeyinde YPG’nin saldırıları var, milletimize tehdit oluşturuyor. Gerekirse orası. Batı dünyası bizi bu mücadelede anlamıyor, anlamayacak. Biz bunun farkındayız. Dürüst davranmadılar, davranmıyorlar. Bunun da farkındayız. Gerek askeri operasyonlar, gerek polisimizin ve adliye teşkilatımızın çalışmalarını kesintisiz devam ettireceğiz. PKK’nın son günlerdeki davranışının arkasında FETÖ’nün de olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yok. Türkiye’yi iç meselelerine mahkum ederek Suriye ve Irak’ta bekamızı tehlikeye sokacak gelişmeleri oldu bittiye getireceklere “Biz her şeyin farkındayız” diyoruz. Türkiye hem terör örgütlerinin içerideki eylemleriyle mücadele edecek, hem de oradaki tezlerini savunacak güce, akla, kudrete sahiptir. 15 Temmuz darbe girişiminin askerimizin, emniyeti felce uğrattığını sananlar, yanıldıklarını operasyonlarda etkisiz hale getirilen PKK’lı teröristlerle, gözaltına alınan, tutuklanan işbirlikçileriyle görmüşlerdir. Sınırda yaşadıklarımızı da 15 Temmuz’dan bağımsız olarak yakından izlediğimizi, izlemeye devam edeceğimizi, verilen taahhütlerin yerine getirilip getirilmediğini de takip etmeyi sürdürüyoruz.

"Bu devlet, bir çadır devleti değil"

Bu devlet bir çadır devleti değildir. Türkiye 2200 yıllık bir devlet geleneğine, düzenli ordu geleneğine sahiptir. Forsumuzdaki yıldızlar oraya şık dursun diye durmamıştır. Her birinin anlamı vardır. Anlamayanlara ve anlamak istemeyenlere tekrar tekrar hatırlatmaktan, söz yetmiyorsa bilfiil göstermek çekinmedik, çekinmiyoruz.

"Türkiye, terörle mücadele konusunda köklü bir yeniden yapılandırma sürecinde"

Türkiye terörle mücadele noktasında köklü bir yeniden yapılanma sürecindedir. Bir musibet, bin nasihatten evladır. Teknik anlamda istihbarat zafiyeti, teknolojiyi daha etkin kullanma noktasındaki eksikleri tamamen ortadan kaldıracağız. Bu vesileyle, Diyarbakır, Van ve Elazığ saldırıları başta olmak üzere güvenlik görevlisi ve sivil tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Biraz önce ifade ettiğim gibi, Türkiye terör örgütleriyle yürüttüğü mücadele ve bölgesel sorunlar konusunda geliştirdiği inisiyatifler yanında gündemindeki tüm gelişmeleri takip etmeyi sürdüren bir ülkedir. Bizim üzerinde en çok durduğumuz ve üzüldüğümüz hususlardan biri de İslam dünyasının kendi içindeki ihtilafları çözemeyişidir. Maalesef İslam dünyasında yaşanan çatışmalara baktığımızda ölenin de Müslüman, öldürenin de Müslüman olduğunu görüyoruz.

"Yüreklerimizi her birlikte çarpıtamadığımız sürece bu acıları yaşayacağız"

Tefrikaları bir kenara bırakamadığımız, yüreklerimizi hep birlikte çarpıtamadığımız sürece bu acıları yaşamaya devam edeceğiz. Bir millet ki tankların altıan kendisini atabiliyor, F16’lardan, helikopterlerden gelen mermilere, bombalara asla aldırmıyor. Allah’ın izniyle bu millet mağlup edilemez, yok edilemez.

"Yenikapı'da şu parti, bu parti yoktu"

İstanbul Yenikapı, 5 milyonluk o toplantısıyla dünyaya bir mesaj vermiştir. O birliktir, beraberliktir, o dayanışmadır. İşte orada ayrışma yoktu. Orada şu siyasi parti, bu siyasi parti yoktu.

"Bize hala akıl veriyorlar"

Batı’nın bu ikircikli tutumunu tasvip etmesek de anlıyoruz. Paris’te saldırı oluyor, dünya liderleri nerede, Paris’te. Burada bir darbe yapıldı. Kime yapılıyor, milletin oylarıyla gelmiş iktidara yapılıyor. Demokrasiye yapılıyor. Bize hala akıl veriyorlar. Dedikleri ne?

"İşinize bakın"

“Geçmiş olsun. Üzgünüz. Ama sonra birçok asker, memur görevden alınıyor. Bunu anlamakta zorlanıyoruz, endişelerimiz var.” Bunlara ne diyeceksin? “Siz işinize bakın, biz işimizi biliyoruz.” Çünkü bunlar bugüne kadar kendilerine karşı hep emir kulu aramışlar, biz kula kul olmayacağız. Sadece Hakka kul olacağız. Bu böyle biline. Fakat bütün bunlar olurken İslam dünyasının da birkaç samimi dostu ve ülkeyi bir kenara koyarsak, önemli ölçüde bu tavrın içinde olmasını anlamamız mümkün değil. Kimin ne düşündüğünü, hangi hesaplar içinde olduğunu biliyoruz. Gün ola, harman ola. Hangi sınırlar içinde yaşarsa yaşasın, İslam toplumlarının kalbinin bizimle attığını gayet iyi biliyoruz.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 18.08.2016 18:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol