28 Şubat 2016 Pazar 13:02
Erdoğan, Dündar ve Gül'ün tahliyesine öfkesini dile getirdi

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Batı Afrika gezisi öncesinde havalimanında konuştu.

Erdoğan AYM'nin Dündar ve Gül için verdiği karar için "sessiz kalıyorum ama saygı duymuyorum" dedi. Erdoğan yerel mahkemenin AYM'nin kararına direnmesi gerektiğini, böylece AYM'nin boşa düşeceğini söyledi.

Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:

Bu ziyaretlerimiz Afrika kıtasıyla ilişkilerimizi geliştirmeye yönelik adımlardır. Bu seyahatin ilk ayağı Fildişi Sahili olacak. Türkiye'den Fildişi Sahili'ne ilk ziyaret olma özelliğine sahiptir. Bir dönüm noktası olacaktır. Birçok anlaşmaya da imza atacağız. Ticaret hacmimiz 390 milyon dolara çıkmıştır. Bu ziyaretimin ticaretten ekonomiye, eğitimden yatırıma, savunma sanayine kadar yeni fırsatlara imkan sağlayacağına inanıyorum.

Fildişi Sahili ziyaretinden sonra Gana'ya geçeceğiz. 2010 yılında büyükelçiliğimizi yeniden faaliyete geçirdikten sonra ticaretimizi daha da artırmak istiyoruz.

Gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül serbest kıldı. AYM kararı vardı.

Her şeyden önce, şu ana kadar dikkat ederseniz herhangi bir açıklamada bulunmadım. Bu olayın ifade özgürlüğüyle yakından, uzaktan alakası yoktur. Bu bir casusluk davasıdır. Cumhurbaşkanlığı sözcümüz bazı açıklamaları yapmıştı. Bakar kör olmak durumunda değiliz. Bana göre medyanın sınırsız özgürlüğü olamaz. Dünyanın hiçbir yerinde medyaya sınırsız özgürlük yoktur. Basın mensubu, yazılı görsel, kalkacak, her türlü hakareti yapacak, biz de sessiz kalacağız.

Anayasa Mahkemesi, bu şekilde bir karar vermiş olabilir. Vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım ama kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara da uymuyorum, saygı da duymuyorum.

Yerel mahkeme bu karara direnebilirdi. O zaman AYM’nin kararı boşa çıkacaktı.

Yüzlerce basın mensubunun cezaevine tıkıldığı günler bizden önceki günlerdir. Bizim iktidarımızda bunlar cezaevlerinden çıkmışlardır. Biz önlerini açtık ve biz bu yaptıklarımızda demek yanlış yaptık herhalde. Hala bize saldıranlar, bunları görmezden gelerek saldırıyor. İfade ve düşünce özgürlüğünün sonuna kadar yanındayım, fakat o maskenin altında bu ülkeye saldırı hakkında kimseyi hak tanınması taraftarı değilim çünkü bu casusluktur.

İstihbarat örgütleri, herhangi bir savcının rahatlıkla müdahale edebileceği örgüt değildir. İstihbarat örgütlerinin sınırsız diyebileceğimiz yetkiler vardır. Türkmenlere Milli İstihbarat Teşkilatı'mız yardım götürüyor. Bu yardım sebebiyle sen kalkıp müdahale edeceksin ve onları adeta düşman ordusunun mensuplarını yakalamış gibi yere yatıracaksın, silahları onlara uzatacaksın ve bu ülkede yargı makamında olanlar o sürecin resmedilmesine yardım ve yataklık edenleri tahliye edecek. Ben bu kadar rahat onların yanında olamıyorum ve bu konuda da inandığım doğrular neyse, bu doğruların sonuna kadar arkasında olduğumu ifade etmek istiyorum. Yola çıkıyorum, bundan sonra biraz daha ortalık çalkalanabilir.

Yeni anayasa tartışması
Referandum yapılacaksa 300 reye ihtiyaç var. Referandum kararını Parlamento verecektir. Bu komisyon iş görür veya görmez önemli değil. Tek başına iktidar partisi dahi kendisi anayasayla ilgili önergesini hazırlar. Bunu Parlamento'ya sunar ve Parlamento da bu önergeyle ilgili olarak tavrını koyar, bu 330'u yakalarsa millete gidilir. Bu işin sahibi milletindir.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 28.02.2016 13:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol