23 Mayıs 2016 Pazartesi 10:43
'Dünya İnsani Zirvesi mi, ikiyüzlüler toplantısı mı?'

İstanbul'da bugün başlayacak Dünya İnsani Zirvesi hakkında Independent Gazetesinde yer alan eleştiride, yıllık 155 milyar dolar büyüklüğüne erişen "insani yardım ekonomisine" işaret edilerek, BM, AB ve hükümetlerin insani dramları derinleştiren politikaları anlatıldı. Yazıyı kaleme alan Ian Birrell, bu durumu "ikiyüzlüler toplantısı" olarak niteleyerek, "Cesur konuşmalar yapılacak, sırtlar sıvazlanacak ve artık bir klasik haline gelen daha fazla mali kaynak sözleri verilecek" dedi.

BBC Türkçe'nin haberine göre, İngiltere'de yayınlanan Independent gazetesinin yazarlarından Ian Birrell, bugün İstanbul'da başlayan Birinci Dünya İnsani Zirvesi'nin geniş katılıma karşın sonuç alınamayan yeni bir toplantıdan öteye geçemeyeceğini yazıyor:

"Dört yıl önce Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon, insani krizlerin çözümünde nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini görüşmek üzere dev bir zirve düzenleneceğini söylemişti. O günden bugüne kadar 153 ülkeden 23 binin üzerinde kişiye danışıldığı belirtiliyor. Şimdiyse kokteyl kanepeleri hazırlandı, en nadide şaraplar seçildi ve podyumlar kuruldu. 6 binin üzerinde siyasi, yardım kuruluşu yöneticisi ve iş adamı Türkiye'de düzenlenen dev toplantıya katılıyor.

Sırtlar sıvazlanacak

Bugün İstanbul'da başlayacak olan Birinci Dünya İnsani Zirvesi'nden somut sonuç bekleyenlerin sayısı az. Sonuçta sayısız konferanslar düzenleyen bir sektörden bahsediyoruz. Cesur konuşmalar yapılacak, sırtlar sıvazlanacak ve artık bir klasik haline gelen daha fazla mali kaynak sözleri verilecek.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, insani yardım konusunda ülkelerin daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söylüyor.

Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü zirveden çekildiğini açıkladı ve bu zirvenin dünyanın en savunmasız insanlarının korunması için hiçbir işe yaramayacağını düşündüklerini söylediler. Katılanların da beklentileri düşük.

BM hâlâ özür bile dilemedi

Bir de zirveyi düzenleyen BM'nin ikiyüzlülüğünü düşünün. Hâlâ daha 2010'daki Haiti depremi için yapılan yardımların yolsuzluğa kurban gitmesi nedeniyle bir özür bile dilemediler. Afrika'daysa BM barış gücü askerleri tecavüz ve çocuk istismarı olaylarına karıştı. Ama bugün konuşacak olan Ban Ki-moon tutkulu bir biçimde daha iyi bir dünya çağrıları yapacak.

BM Genel Sekreteri'ne Yemen'i bombalayan Suudilere silah satan ABD ve İngiltere'nin üst düzey siyasileri eşlik edecek. Avrupalılarsa bir yandan lideri soykırımla suçlanan Sudan gibi ülkelerle gizli anlaşmalar yaparken, zirvede mültecilere yardımdan bahsedecek. Öte yandan AB'nin Türkiye'yle yaptığı göç anlaşması hâlâ birçok grup tarafından insan hakları ihlâli olarak görülüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel Nisan ayında Gaziantep'teki bir mülteci kampını ziyaret etmişti. Merkel bugünkü zirveye de katılıyor.

Altı haneli maaşlar

Aldatmaca sarmalı büyüdükçe, mültecilerin acıları da artıyor. Ama öte yandan da insani yardım sektörü hızla büyümeye devam ediyor. İnsani yardım ekonomisine her yıl 155 milyar dolar pompalanıyor. Bu paranın büyük kısmınıysa sektörün büyük oyuncuları kapıyor. Dünya Gıda Programı 14 bin kişiyi istihdam ederken, Oxfam dünya genelinde 10 bin kişiyi çalıştırıyor. İhaleleri alan özel firmalar da sektörden faydalanırken, karlar artıyor altı haneli maaşlar banka hesaplarına yatıyor.

Kendi kendisine hizmet eden sektör

İngiltere tarafından finanse edilen Norveç Mülteci Konseyi adlı bir örgütün gelirleri sadece son dört yılda ikiye katlanmış durumda. Save the Children (Çocukları Koruyun) vakfının yeni başkanının yıllık maaşı 341 bin dolar. Suriye'de 5 yılı aşkın süredir devam eden savaşta yüz binlerce çocuk evini terk ederek mülteci haline geldi.

Geçen yıl mültecilere yardım kuruluşlarının faaliyetleri sorulduğunda alınan cevaplar ise içler acısıydı. Karmaşadan, saygısızlıktan ve en savunmasız olan grupların bir türlü korunamamasından bahsediyorlardı.

İstanbul'da konuşulması gereken konu tam da bu: İnsani yardım sektörü kendi kendisine hizmet eden bir yapıya bürünmüş vaziyette ve koruduklarını iddia ettikleri insanlara zarar verir hale gelmiş durumdalar. İnsani yardım alanında faaliyet gösterenler aşırı kibirli, kimseye hesap vermeyen, kendi kendisini yücelten bir ruh hali içerisinde. O yüzden bugün biraz daha tepeden bakan yalanlara hazırlıklı olun."

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 23.05.2016 10:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177