18 Şubat 2016 Perşembe 09:42
Direnişin meşruluğu

Anayasal hak ve yükümlülükler: Çerçeveyi belirleyen üç madde: 11, 138 ve 56.

1) “Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır” (md.11).

2) “Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez.” (md.138).

3) Çevre kirlenmesini önlemek, çevre sağlığını korumak ve çevreyi geliştirmek, devletin ve vatandaşların ödevidir (md.56). Önlemek, korumak ve geliştirmek; devlet için bir yükümlülük, birey için hem bir hak, hem de ödevdir.

Cerattepe ve altın

Cerattepe’nin maden işletmesine açılması, Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine olduğu kadar Anayasa’nın konuyla doğrudan ilgili maddelerine de aykırıdır: Tarih, kültür ve tabiat varlıklarını korumak (md.63); Doğal zenginlikler ve kaynakların korunması (md.168); Ormanların korunması ve geliştirilmesi (md.169).

Devlet organlarının bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri Anayasa ihlalidir; anayasal hak ve ödevlerini yerine getirmeye çaba gösteren yurttaşlara kolluk güçleri ve şiddet kullanılarak müdahale edilmesi ise konusu suç teşkil eden kanunsuz emir (Anayasa, md.137) olup, kişi özgürlüğü ve yaşam hakkı temelinde Anayasa ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin (S) bir çok maddesini zincirleme olarak ihlali anlamına geldiğinden sorumluluk ve yaptırımları da ağırdır.

Yurttaşların; anayasal düzenleme konularına ilişkin bilgilenme, izleme, katılım, karşı çıkma ve gerekli başvuru yollarına başvurma, hem ödev hem de haktır. “Anayasal araçlar”, bunların dayanaklarını sunmaktadır: Bilgilenme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü (md.25, 26); Toplanma, gösteri ve örgütlenme özgürlükleri (md.34, 33); Hak arama özgürlüğü (md.36).

Yükümlülük ve hak Madde 56’nın gerekleri, Anayasa’nın değinilen maddelerinin etkili bir biçimde kullanılmasıyla yerine getirilebilir ancak.

Tarihi, kültürel ve doğal değerler olarak çevresel hakların gerçekleşmesi, devlet tarafında, “yükümlülük, görev ve sorumluluk” ; yurttaş tarafında ise, “hak ve ödev” gereklerinin yerine getirilmesi ölçüsünde mümkündür. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve onların devlet organları için doğurduğu yükümlülük ve yurttaşlar için öngördüğü haklar bağlamında; yöre halkı, Yeşil Artvin Derneği öncülüğünde bütün hukuki yolları kullandığı halde, idari ve siyasal makamlar, yargısal sürece müdahale ederek değinilen anayasal hükümleri ihlal etmişlerdir.

Bu durum karşısında halk, Anayasa madde 36 çerçevesinde hak arama özgürlüğünü; meşru araçla, toplu olarak ve meşru amaç için kullanılıyor.

Meşru amaç; yaşam mekanları ve bileşenlerinin korunmasıdır: İnsan, hayvan (fauna), bitki (flora).

Cerattepe’de yapılan, Anayasa madde 56 gerekleri doğrultusunda, ödev destekli eylemli bir toplu hak kullanımıdır.

Bu duyarlılık halkalarını genişletmek, sadece bizlerin nitelikli bir ülkede yaşama hakkının bir gereği değildir; aynı zamanda gelecek kuşaklar için onurlu bir ödevdir.

Direnme hakkı

Öncelikle, siyanür liçi yöntemiyle altın işletmeciliği, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesine aykırı. Avrupa Mahkemesi, bu çerçevede Bergama davasında Türkiye’yi mahkum etti.

Sonra, emredici uluslararası hukuk kuralı haline gelen ve Türkiye’nin iç hukukuna dahil olan İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi de direnme hakkını tanımakta: “insanın zorbalık ve baskıya karşı son çare olarak başkaldırmak zorunda kalmaması için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunması esas”tır.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 18.02.2016 09:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177