23 Mayıs 2016 Pazartesi 08:22
Dilma gidiyor: Brezilya’nın ‘zenginler rejimi’  54 milyon oyu

PEPE ESCOBAR

Halkı lağvetmek ve meşru bir seçimle verilen 54 milyonu silivermek, modern siyasi tarih boyunca hiç bu kadar kolay olmamıştı.

Bugün, Küresel Güney Ülkeleri tarihinde tam bir ‘rezalet’ olarak hatırlanacak çünkü güney ülkelerinin en dinamik demokrasilerinden biri olan Brezilya, ucuz parlamenter/hukuki manevralarla bir ‘plütokrasiye,’ yani bir zenginler rejimine çevriliyor, anayasal ve yasal güvenceler yandaş elitlerin insafına bırakılıyor.

Brezilya Senatosunun 55’e 22 çoğunluk oyuyla aldığı karar sonucu, Başkan Dilma Rousseff ‘mesuliyet suçlarından’ yargılanacak – suçlama ise hükümet bütçesini kamuoyuna yanlış yansıtmak.

Aslında dikkatle çizilen bu plan, Rousseff 2014 seçimlerinde 54 milyondan fazla oy alarak yeniden seçilmeden önce yürürlüğe girmişti. Yaratıcı Brezilya terminolojisinde ‘suçlama darbesi’ olarak anılmaya başlayan bu süreci ben, ‘Karma Savaş Kurtları’ başlığı altında tarif etmiştim.

Karma Savaşın Brezilya’ya karşı kullanım şekli, ‘renk devrimi’ olgusunun kemikleşmiş özelliklerini taşıyordu. Tabii uçuşa yasak bölgeler oluşturmak ya da ‘insan haklarını korumak’ için hümaniter emperyalizme girişmek gerekmemişti. ‘Sivil savaş tetikleme’ konusunu da unutmayalım. Fakat hedefe konan devletin yüksek direncini, dinamik sivil toplumunu göz önünde bulunduran Karma Savaş tasarımcıları, bu sefer yerel elitlerin teslimiyetçiliğine ve hainliğine güvendi – ayrıca çorbada bir miktar ‘barışçıl gösteri’ ve acımasız bir ana akım medya kampanyası vardı. Buna ‘Hafif Sivil Savaş’ diyebilirsiniz.

Bu strateji, beraberinde müthiş bir maliyet–kazanç oranı getirdi. Brezilya’nın (son derece yozlaşmış) siyasi sistemi ve yürütme, yasama, yargı, ana akım medyadaki işbirlikçileri, artık malum odaklar tarafından jeopolitik hedeflerini gerçekleştirmek için kullanılabilecek.

Alçaklar bereketi

Rosseff’i yanlış ekonomik yönetimle ve (yozlaşmış) Brezilya siyaseti denen kurtlar sofrasında siyasi söylem yetersizliğiyle itham edebiliriz. Fakat Rousseff yozlaşmış bir siyasetçi değil. Enflasyonla mücadele etmeye çalışırken kritik bir hata yaptı ve faizlerin sağlıksız yükselişine göz yumdu. Böylece, Brezilya’ya olan talep düşüverdi ve ekonomi durgunlaştı. Rousseff, Brezilya’nın ekonomik durgunluğunun günah keçisi.

Küresel ekonomik durgunlukla savaşmak adına bir B planı olmadığı için de kesinlikle suçlanabilir. Brezilya neticede iki ana kanalda ilerliyor – ticari mal ihracatı ve devlet sadakasına bel bağlamış yerel şirketler. Ülkede altyapı, geneli itibariyle içler acısı halde - yani iş yapmanın ‘Brezilya’ya maliyetlerinden’ biri de bu. Ticari mallar ansızın düşüşe geçtiğinde devlet fonları azaldı ve krediler, yatırımlar, tüketim dahil her şey donakaldı.

Rousseff’in yargılanması için öne sürülen gerekçe, yani Brezilya’nın bütçe açığını gizlemek için kamu bankalarından hazineye kaynak aktarması, en basit tabiriyle uyduruk. Çünkü Clinton, Bush ve Obama yönetimleri dahil, Batı’da tüm yönetimler aynı şeyi yapıyor.

Halihazırda 2 senedir devam eden ‘ ’ soruşturması Brezilya siyasetindeki yozlaşmayı gün yüzüne çıkaracaktı. Örneğin petrol devi Petrobras yöneticileri ve Brezilyalı inşaat firmalarının siyasi kampanya finansmanında çevirdiği dolaplar aydınlatılacaktı.

Oto Yıkama Operasyonu ve ‘Suçlama Darbesi’ aslen birbirinden bağımsız kavramlar fakat her ikisi de aynı yola çıkıyor; İşçi Partisi kriminalize ediliyor ve Rousseff ile akıl hocası eski başkan Lula siyasi suikasta kurban gidiyor.

Suçlama Darbesi, Brezilya Kongresinin yasama meclisine ulaştığında Rousseff, ‘KİT’ tipi Karma Savaş Kurtları tarafından delik deşik edildi. KİT, burada Kurşun, İncil ve Tarım anlamına geliyor; yani silah endüstrisi, din adamları ve evanjelistler, ve güçlü tarım endüstrisi lobileri.

‘KİT’ kurtlarına Brezilya’da herhangi bir siyasi partinin üyelerine, büyük şirket çalışanlarına ve yozlaşma taraflarlarına bakıldığında rastlanabilir. KİT’lerin tamamı, milyonerlerin siyasi kampanyalar üzerindeki kontrolünden yarar sağlamışlardır. En nihayetinde Oto Yıkama Operasyonu soruşturması, kampanya fonlarıyla ilgili. Fakat Brezilya’da fonlama sistemi, Amerika’nın ‘yasal lobicilik’ sisteminden farklı olarak, Tarantino filminden fırlamış bir ‘Vahşi Batı’ senaryosuna benziyor.

Brezilya Senatosu da işleri iyiye götürmüyor. Ülkedeki etnik çeşitliliğe rağmen üyelerin %80’ini beyaz adamlar oluşturuyor. İnanması güç ama üyelerin %58’i Oto Yıkama Operasyonu kapsamında soruşturma altında, %60’ı ‘siyasetçi soydan’ geliyor ve %13 ‘yedek’ sıfatı altında, ‘seçilmiş’ üye dahi değil. Rousseff’in yargılanmasına taraftar olan 49 kişiden 30’unun yasalarla başı belaya girmiş durumda ve çoğunlukla kara para aklama, finans suçları ve yolsuzlukla suçlanıyorlar. Geçtiğimiz günün yargılama oylamasını yöneten Senato Başkanı Renan Calheiros hakkında 9 kara para aklama soruşturması artı farklı konularda 2 ayrı soruşturma yürütülüyor.

Muz Cumhuriyeti’nin üç amigosuyla tanışalım

Senato komitesi Rousseff’in görevini kaybedip kaybetmeyeceğine karar verirken, Rousseff 180 günü geçmemek kaidesiyle geçici olarak ‘görevden uzaklaştırılmış’ durumda. Bu esnada gözler müstakbel başkan Michel Temer’e dönüyor. Kendisi Rousseff tarafından ‘taht hırsızı’ olarak adlandırılan, karanlık bir şahsiyet. Kendi sözlerine bakacak olursak, Taşra Brütüs’ü kılıklı bu adamın hırsız olduğu kesin: Geçtiğimiz yıl 30 Mart’ta yazdığı bir twitte, “Yargılama düşünülemez, kurumsal bir kriz yaratacaktır ve siyasi ya da hukuki dayanağı yoktur” yazmıştı.

Kurmakta olduğu yeni hükümet öncelikle yasadışı ve destekçisi yok; ‘güven’ puanı dillere destan bir oran sayılabilecek %1-2 arasında geziyor. Daha geçen hafta kampanya finansman kotalarını aştığı için ceza yedi. Ve tabii ki, Oto Yıkama Soruşturmasında iki ayrı itirafçı ifadesinde adı geçiyor ve yasadışı etanol ticareti suçlarına karışmakla itham ediliyor; seçilme hakkını önümüzdeki 8 yıl boyunca kaybetmesi söz konusu. Brezilyalıların neredeyse %60’ı Temer’in de, Rousseff’e yöneltilen suçlardan yargılanmasını istiyor.

Brütüs 1, yani Temer, Brütüs 2’nin dalavereleri olmadan buralara gelemezdi. Brütüs 2, Brezilya’nın bir numaralı dolandırıcısı; eski yasama meclisi sözcüsü Eduardo Cunha. Kendisi rüşvet ve yalancı şahitlikten yargılanıyor, yasadışı İsviçre hesaplarına sahip ve nihayet Yüce Divan tarafından önü kesilmiş durumda. Rousseff’in yargılanması tartışmalarına intikam hırsıyla hız kazandıran Brütüs 2’nin ta kendisiydi ve çuval dolusu yolsuzlukla suçlandığı için İşçi Partisinden dahi destek alamadı. Brütüs 2, Oto Yıkama soruşturmasının önünü kesmek için engin gücünü kullandı (Kongre’de kampanya finansman dolandırıcılığı yapıyor). Yerine gelen sözcü de rüşvet suçundan soruşturma altında.

Öyleyse Temer, Cunha ve Calheiros ile tanışın. Muz Cumhuriyeti Alçakları düzeninin asıl yıldızları bunlar.

Çeviri: Fatih Kıyman

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 23.05.2016 08:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol