23 Mayıs 2016 Pazartesi 15:24
Demirtaş ve Yüksekdağ'dan BM Genel Sekreteri'ne mektup

HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, 1. Dünya İnsani Yardım Zirvesi’ne katılan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’a mektup gönderdi.

Zirvenin Türkiye’de, demokrasi ve toplumsal barış zemininin otoriter devlet şiddetiyle alaşağı edildiği, Kürt kentlerinde çatışma ve insani yıkım boyutlarının gittikçe ağırlaştığı, sınırlarında ise yakın insanlık tarihinin en kitlesel sığınmacı trajedisine tanıklık edilen bir dönemde gerçekleştirildiğinin kaydedildiği mektupta, şu ifadelere yer verildi:

“Böylesi kritik bir zirveye ev sahipliği yapmanın, Erdoğan rejiminin, ulusal ya da uluslararası hukuk önünde hiç bir hesap verebilirlik gözetmeden işlemekte olduğu hak ihlalleri ve insani suçların üzerini örtmeye vesile olma ihtimalinden ciddi bir endişe duymaktayız. Bu çekincemizle, ülkemizde Erdoğan’ın otoriter idaresi altında yaşanan siyasi ve insani krizin boyutlarını sizlerle paylaşmayı sorumluluğumuz olarak görüyoruz.”

"İNSANİ KRİZE KARŞI TAVIR ALIN"
Türkiye’deki insani krizlerin çözümü için perspektif geliştirilmesi gerektiğinin söylendiği mektupta devamla şunlar ifade edildi:

İstanbul Zirvesi’ne yönelik olarak hazırladığınız raporda, vizyonunuzun ‘küresel düzene karşı güvenin restore edilmesi’ ve ‘çatışma ortamlarında kronik ihtiyaç ve sürekli korku içinde arkada bırakılan milyonlara hak ettikleri ve bekledikleri dayanışmayı göstermek olduğunu’ belirtiyorsunuz. Şu an Türkiye’de milyonlarca Kürt vatandaş ve bir milyonun üzerinde Suriyeli mülteci tam da tarif ettiğiniz bu koşullar altında herhangi bir güvenceden yoksun olarak yaşıyorlar.

Türkiye’de her gün sivil Kürtler ve Suriyeli sığınmacılar öldürülüyor. Suriye sınırındaki Kilis kasabasında yaşayan vatandaşlar, AKP’den ‘insani yardım’ alan silahlı cihadist grupların roket saldırılarında öldürülüyorlar.

HDP olarak, Türkiye’de yürüttüğümüz demokrasi, adalet ve barış mücadelesinde bizlere ilham veren en temel ilke, kendi evimizde evrensel insan hakları ve insanlık onuruna yaraşır yaşam ve varoluş olanaklarını geliştirmektir.

Bu ülkenin, temsilcisi olduğumuz halklarının içinde yaşadığı son derece gerçek insani krizlere karşı tavır almamanız durumunda, yukarıda ayrıntılandırdığımız koşullar altında yaşayanlar, küresel insani gündemin, bir kez daha, jeopolitik ve iktisadi hesaplara feda edildiğine şahitlik etmiş olacaklar; ki bu, insanı rejime yönelik güvensizliklerini, hayal kırıklıklarını ve bir başına bırakılmışlık hislerini derinleştirecektir.”

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 23.05.2016 15:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177