Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır'da Newroz için bir araya gelen yüz binlerce yurttaşa hitap etti.

"Barış bir hayal değil, ulaşılmaz bir rüya değil" diyen Demirtaş, "Bizleri birleştirecek olan demokrasi ilkeleridir. Ankara'dakiler halkın taleplerini tehdit olarak gördükçe birlik sağlanamaz." şeklinde konuştu.

Selahattin Demirtaş'ın konuşmasından satırbaşları:

"Elbette patlayan bombalar eşliğinde barışı talep etmek kolay değil. Kapımıza dayanmış ve hepimizi teslim almaya çalışan kaosa, korku ortamı yaratmak isteyenlere karşı yegane dayanağımız ilkeli bir barış duruşudur. Bu fotoğrafın iyi görülmesi, bu mesajın doğru okuması lazım. Hamasetle, tehdit ederek, ‘diz çöktüreceğim’ diyerek siyaset yapılamaz, diyalog kapıları açılamaz.

Kürt halkının ve haklarının inkarı üzerinden ve bunun bir tehdit görülmesi üzerinden barış süreci yürütemeyiz. Şeffaf bir müzakere sürecine ihtiyacımız var. Demokratik siyasetin alanını genişletmeliyiz. Bizler, HDP olarak yeniden çözüm masasına dönülmesi, bu kinin halklarımızı hedef almadan sonlanması için çağrı yapıyoruz. Buna önderlik etmeye hazırız.

Elbette bizler, köksüz, tarihi olmayan, bugün ortaya çıkmış bir halk değiliz. Tıpkı Newroz gibi, Dehak’lara karşı .... savaşan ... gibi köklüyüz.

Bugün’ün Botan’ın çocukları, Mir Bedirhan’ın torunları nasıl direniyorsa, Şeyh Said’in torunları bizleri nasıl selamlıyorsa, Seyit Rıza’nın yoldaşları Dersim’den nasıl coşkuyla bu halaya katılıyorsa, Siverek’ten Necmettin Büyükkaya, Mahir’in, İbo’nun, Deniz’lerin yoldaşlarıyla buluşabiliyorsa, Silopi’den Pakize’nin, Fatma’nın ruhunu burada topluyor, bütün bu heyecanı İmralı’ya, Başkan Apo’ya gönderiyoruz. 3 yıl boyunca barış için mektubuna karşılık biz barış mektubunu gönderiyoruz. Dolmabahçe’de dile getirdiğiniz çözüm yoluna bağlıyız. Savaş, çatışma, ölüm alışmamız gereken normal bir durum değildir. Normal olan bütün barışçıl yollarda ve yöntemlerde ısrar etmektir. Müzakere dediğimiz şey, çözümleri masaya koymaktır. Yenmek ve yenilmek, öfke ve kin üzerine müzakere masası kurulamaz.

Eğer ki savaşla, şiddetle ezerek bir sonuç elde etmek isterlerse bu sadece ülkemize kaos getiriyor. Biz birlik olalım derken, temel ilkelerde buluşmamız gerektiğini anlatıyoruz. Hiçbir parti etrafında birleşemeyiz. Hiçbir kişi etrafında birleşemeyiz. Antidemokratik, hukuk dışı yöntemlerde bir araya gelemeyiz. Bizi birleştirecek şey, demokrasi hukuk ilkeleridir. Tarihi bir süreç yaşanıyor. Bölgeyi kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etmek isteyen çok sayıda uluslararası güç var. Binlerce yıldır yaşadığımız öz be öz yurdumuzda, bizim kaderimizi kendi ellerine almak isteyen çok sayıda güç var. Farkındayız. Ama Ankara’da bu ülkeyi yönetenler, tehditleri art arda sayarken bu halkın iradesini de tehdit olarak tanımladığı sürece birlik olmak imkansızdır. Halklarımızın ortak geleceğini birlikte sağlamak, güvence altına almak istiyorsak o zaman demokratik ilkelerde buluşmaya çağırmalıyız herkesi.

Ankara’da bu aklın eksik olduğu, süreci yanlış okuduğu anlaşıyor. Kürt halkı kendi topraklarında sadece onurlu halklar gibi korkmadan ve eşitçe yaşamak istiyor. Başkasına ait olanı, başkasının cebinde olanı değil, kendisinden çalınanı, gasp edilen geri istiyor. Barış dediğimiz şey adalet ve eşitlikten yoksun olamaz. Bugün kan çanağına dönmüş bölgenin gerçeğinin içinde barışı konuşmak, barışı istemek kolay iş değil. Böylesi dönemlerde ilkeli, ahlaklı, vicdanlı bir barış tutumu içinde olmak doğru olandır. "

Kaynak: Birgun.net