24 Mayıs 2016 Salı 11:24
Davutoğlu'nun son imzası

Milli Eğitim Bakanlığı’nca (MEB) hazırlanan, Maarif Vakfı kurulmasına ilişkin yasa tasarısı Bakanlar Kurulu’nun imzasıyla TBMM’ye sunuldu.

Maarif Vakfı tasarısı yasalaşırsa iktidarın atadığı isimler devlete bağlı eğitim kurumu açabilecek. Vakıf, akıllara çocuk tecavüzleriyle anılan Ensar’ı ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen TÜRGEV’i getirdi.

BirGün'den Can Uğur'un yasayla ilgili yayımlanan haberi şöyle:

Maarif Vakfı Kanunu Tasarısı Meclis’e sunuldu. Tasarıda yer alanlara göre Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Maarif Vakfına bir milyon Türk Lirası aktarılacak. Vakfın yönetimi ise cumhurbaşkanlığı ve çeşitli bakanlar tarafından belirlenecek. Vergiden muaf tutulacak vakıf her türlü şartlı ve şartsız bağış toplayabilecek. Söz konusu vakıfla birlikte iktidarın eğitim kurumlarındaki gerici yapılanması derinleştirilebilecekken buradaki sermaye ağı ise hükümete yakın sermaye gruplarına kanunsuz biçimde dağıtılabilecek. Son zamanlarda ismi çocuk tecavüzleriyle gündeme gelen Ensar Vakfı ve yolsuzluk iddialarıyla anılan TÜRGEV gibi kurumlar aracılığıyla hükümetin eğitim üzerinde hem gericiliği yaydığı hem de kendine yakın isimleri ihya ettiği kamuoyunda yaygın biçimde dile getiriliyor. Meclise sunulan Maarif Vakfı tasarısı yasalaştığı takdirde söz konusu vakıf birçok anlamda ayrıcalıklara sahip olacak. Vakıf amacını ise AKP’nin bu alanda sıkça dillendirdiği kindar ve dindar nesil söylemine paralel biçimde tanımlıyor. Tasarının amaç kısmında şunlar yer alıyor: Vatanına ve milletine bağlı yüksek ahlaki ve milli değerlere saygılı gençlerin yetiştirilmesine yardımcı olmayı ilke ve amaç edinmiştir.

Tasarının detayları

Vakıf, Türkiye ve yurtdışında okul öncesi eğitiminden üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burslar verecek, okullar, eğitim kurumları, yurtlar gibi tesis açacak.

Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarla tanınan vergi, resim ve harç istisnalarından yararlanacak. Maarif Vakfına devredilmek üzere Millî Eğitim Bakanlığı bütçesinden Maarif Vakfına bir milyon Türk Lirası aktarılacak.

TBMM Başkanlığına sunulan Maarif Vakfı Kanunu Tasarısına göre vakfın merkezi İstanbul’da olacak. Maarif Vakfı tarafından yurt dışında örgün ve yaygın eğitim kurumları açılan şehirlerde, diğer kamu kurum ve kuruluşları aynı amaçla başka birimler oluşturamayacak.

Maarif vakfının organları

Maarif Vakfının organları Mütevelli Heyeti, Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu olacak.

Mütevelli Heyeti, Maarif Vakfının karar organı olup oniki üyeden oluşacak. Bunlardan dördü Cumhurbaşkanı ve üçü Bakanlar Kurulu tarafından atanan yedi daimi üye ile ikisi Millî Eğitim Bakanlığı temsilcisi olmak üzere Dışişleri ve Maliye Bakanlıkları ile Yükseköğretim Kurulu temsilcilerinden teşekkül edecek.

Mali haklar

Maarif Vakfı amaçlarını gerçekleştirmek için yurtiçi ve yurtdışında iktisadi işletme veya sermaye şirketi kurabilecek, devralabilecek ve bunlara ortak olabilecek.

Gelirlerin kaynağı neler olacak?

Maarif Vakfının gelirleri şunlar:

Maarif Vakfının amacına uygun ulusal ve uluslararası fonlardan aktarılan hibeler de dâhil olmak üzere her türlü şartlı, şartsız bağışlar ile yardımlar.

Yurtiçi ve yurtdışı her türlü ürün, hizmet, menkul, gayrimenkul, irat ve vasiyet bağışları ile ayni ve nakdi yardımlar.

Vakıf faaliyetlerinden elde edilen muhtelif gelirler.

İktisadi işletmeler, iştirakler ve ortaklıklardan sağlanan gelirler.

Vakıf taşınır ve taşınmaz varlıkları ile diğer haklarının değerlendirilmesi ile sağlanan gelirler.

Bakanlar Kurulu Kararı ile genel bütçeden ve ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından aktarılacak tutarlar.

*****

Gericilik ve kadrolaşma artacak

Konuya ilişkin eğitimci-yazar Ömer Arslan BirGün’e yaptığı açıklamada Maarif Vakfı’nın ortaya çıkaracağı tabloyu şu sözlerle özetledi: Maarif Vakfının kendi eğitmenini,okutmanını,akademisyenini yetiştirecek olması MEB bünyesinde çalışan öğretmenlerin iş güvenliğini doğrudan tehdit ettiği gibi, sayıları 400 bine ulaşan ataması yapılmayan öğretmen sayısının daha da artmasına neden olacaktır. Maarif Vakfı’nın kendi eğitmenlerini,okutmanlarını ve danışmanlarını yetiştirecek olmasıdır. Bunun anlamı öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumlarının azalması ve vakfın kendi eğitim programları doğrultusunda öğretmen yetiştirecek okullarını açması demektir. Bu da kadrolaşmanın ve eğitimdeki gericiliğin yasal bir statüye kavuşturulması sonucunu doğuracaktır.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 24.05.2016 11:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177