28 Mart 2016 Pazartesi 07:43
Cihatçılar için tedarik zinciri

DOĞU EROĞLU dogueroglu@gmail.com

IŞİD’in Kobane kuşatmasından sonra geride bıraktığı infilak fitilleriyle ortaya çıkan soru işaretleri, örgütün el yapımı patlayıcı (EYP) yapımında kullandığı malzemelerin Türkiye’deki tedarik zincirini açığa çıkarmayı sürdürüyor. Madencilik ve inşaat sektörlerinde kullanılmak üzere üretimi ve satışı yapılan ancak EYP’lerin ana malzemelerinden birine dönüşen infilak fitillerinin üretim ve satışları incelendiğinde, uluslararası üreticilerin Türkiye’yi bir ithalat-ihracat merkezine çevirdiği görülüyor. İspanya, Avustralya ve Hindistan menşeili firmaların ortağı veya sahibi olduğu Türkiye’deki şirketler önce bu ürünleri ithal ediyor, sonrasındaysa infilak fitilleri bilinmeyen bir şekilde IŞİD’in eline geçiyor veya El Nusra bağlantılı gruplara gitmek üzereyken yakalanıyor. Tüm ağ incelendiğinde, sivil kullanım için infilak fitili üreten şirketlerin savunma sanayi ve silah ticaretiyle olan ilişkileri de ortaya çıkıyor.

İnfilak fitili EYP’nin neresinde?
EYP temel olarak etkinleştirme mekanizması (anahtar); tetikleyici (fünye); patlayıcı materyal; taşıyıcı gövde ve güç kaynağından oluşuyor ancak çatışmalı bölgelerin koşulları EYP’lerin farklılaşmasına yol açıyor. IŞİD ve El Nusra bağlantılı örgütlerin intihar eylemleri, araç saldırıları ve döşenmiş halde kullandığı EYP’lerin malzemelerinin örgütlere geçişindeyse kilit ülkelerden biri Türkiye. Conflict Armament Research (CAR) tarafından geçtiğimiz ay yayımlanan raporda, EYP malzemelerinin tedarik zincirlerinin birçoğunun Türkiye üzerinden geçtiği ortaya konmuştu. Ancak bulgular diğer delillerle birlikte incelenince tablonun vahameti artıyor; uluslararası şirketlerin Suriye ve Irak’a gönderdiği infilak fitillerinde Türkiye merkezli şirketler taşeron rol oynuyor.

Maxam Anadolu’nun yakalanan fitilleri
İspanya menşeili Maxam International ile Selefi cihatçı örgütlerin isimleri ilk defa Haziran 2015’te yan yana geldi. Maxam’ın Türkiye’deki ortağı Maxam Anadolu’nun 210 bin dolar karşılığında, Ürdün’ün başkenti Amman’a gönderilmek üzere Hatay Cilvegözü Sınır Kapısına getirdiği infilak fitilleri, gümrük müdürlüğünün yetkilileri uyarmasıyla ortaya çıktı. 24 tonluk kargo, ithalatçı şirket Ürdün menşeili ASR Trading Company tarafından teslim alınmak üzere 10 Haziran’da Cilvegözü gümrüğüne bırakıldı ancak alınan ihracat iznine karşın, Antakya Gümrük Müdürlüğü Ürdünlü şirket ASR Trading Company’ye infilak fitillerini teslim etmedi. Böylece Suriye üzerinden Ürdün’e gönderilmesi planlanan infilak fitilleri Türkiye’den çıkamadı.

Ürdün’e karayoluyla nasıl gidecekti?
İnfilak fitillerinin gümrükte kim tarafından teslim alınacağıysa ciddi bir soru işareti olarak kaldı. Fitillerin çıkış yapacağı Cilvegözü Sınır Kapısının Suriye’deki karşılığı olan Bab el Hava Sınır Kapısı yaklaşık 4 yıldır rejim karşıtı ve Selefi cihatçı örgütlerce kontrol ediliyor. 2012’de Özgür Suriye Ordusu tarafından ele geçirilen Bab el Hava, ilerleyen dönemlerde Selefi cihatçı örgütlerin kontrolünde kaldı. Kargonun Suriye’ye geçeceği 10-12 Haziran 2015’te de Bab el Hava, Ahrar uş-Şam’ın kontrolündeydi ve bölgedeki faal örgütler Cephetül İslamiyye, Nureddin Zengi Tugayları, Ceyş’ul Muhacirin vel Ensar ile Cephetül Asala ve Tenmiye’ydi. Kargo sınırdan sorunsuz girse bile pek çok örgütün ve rejimin kontrolündeki 530 kilometrelik yolu aşıp Amman’a ulaşabilecekti. Bölgenin çatışmalı durumuna rağmen infilak fitillerinin karayoluyla gönderilmesi, kargonun Amman’a varmasının hiçbir zaman tasarlanmadığını, alıcının Bab el Hava Sınır Kapısını kontrol eden Ahrar uş-Şam veya bir başka Selefi cihatçı örgüt olduğunu düşündürüyor.

‘ASR’ diye bir şirket var mı?
Ürdün’deki ticaret sicil kaydı servisleri incelendiğinde, ASR Trading Company ismiyle (veya doğrudan Arapça çevirisiyle) faaliyet gösteren bir şirkete rastlanmıyor. Maxam Anadolu’nun fatura kayıtlarındaki adresi de Amman’da bulmak mümkün değil. Ancak ASR Shipping and Trade Company adı altında çalışan bir başka şirket, infilak fitillerinin kullanıcısı değilse de, kuryesi olabilme kriterlerine sahipmiş gibi gözüküyor. 2007’de kurulan şirket kendi tanıtım metinlerine göre, 170’ten fazla ülkede taşımacılık yapıyor. Navlun sevkiyat, yani kargoların bir yerden bir yere taşınması hizmeti veren şirket, “Tehlikeli ve/veya büyük hacimli” malların sevkiyatında uzman olduğunun altını çiziyor. Şirketin irtibat telefonlarına yanıt veren kişiler, Maxam Anadolu’yla aralarındaki ilişkiye dair bilgi aktarmıyor.

Maxam Anadolu şirketinin yapısı
Malatya merkezli Anadolu Nitro şirketiyle Maxam’ın işbirliği, 2009’da kurulan Maxam Anadolu’yla resmileşti. Maxam Anadolu, Maxam tarafından üretilen bazı ürünlerin Türkiye’deki satışını yapıyor, ürün portföyünün bir kısmıysa Malatya’da kurulan patlayıcı fabrikasında üretiliyor. Maxam Anadolu ve Anadolu Nitro şirketlerinin üretimleri patlayıcı maddelerle sınırlı kalsa da, Maxam daha farklı sektörlerde faaliyetlerini sürdürüyor. Bir Maxam iştiraki olan Expal 40 ülkenin silahlı kuvvetlerine bomba, mermi ve top mermisi satıyor. Geçmişte İsrail ve Türkiye’ye mermi ve mayın sağlamasıyla bilinen Expal’in yanı sıra Maxam’ın ortak olduğu bir başka şirket Defex S.A. ve Maxam’ın kendisi de Orta Afrika Cumhuriyeti ve Gana gibi ülkelere usulsüz silah ticareti iddialarıyla anılıyor.

Maxam’ın Lübnan’a şüpheli satışı
Maxam’ın Türkiye’deki tedarik ağının bir benzerini Lübnan’da oluşturduğu, Kobane işgalinin ardından kent yakınlarında bulunan infilak fitillerinin son olarak Maybel Co. Sarl. şirketi tarafından satıldığının tespitiyle anlaşıldı. Lübnanlı yetkililere göre Maybel’in ithal ettiği 6 milyon metre infilak fitili ve 5 milyon fünye Maxam’dan alınmıştı. Ancak Maybel’in Maxam’la benzer bir iş modeli benimsemiş Solar Industries’le de bağı var. Kobane’de bulunup Maybel Co. Sarl. tarafından satıldığı tespit edilen fişekler Maxam değil Solar marka. Maxam, Maybel’e fişek sattığını kabul etse de, envanterinde Solar Cord-III modelinin bulunmadığını ekliyor. Öte yandan Solar da Maybel’e infilak fitili satmadığını öne sürüyor.

Türkiye nasıl ihracat üssü oldu?
CAR Raporuna göre, Kobane yakınlarında 24 Şubat 2015’te bulunan Solar Cord-II model infilak fitillerinin tespit edilebilen son alıcısı Ankara merkezli İlci Patlayıcı şirketi. 27 Şubat 2014 tarihinde Hint şirketi Solar Industries tarafından üretilen fitiller, İlci tarafından ithal edildi. İlci yetkililerine göre, şirket infilak fitillerini yalnızca Türkiye ve Balkanlardaki lisanslı kullanıcılara satıyor. Yani şirket fitillerin nasıl olup da Suriye’ye ulaştığını bilmiyor. İlci Patlayıcı, barajlar, tüneller, TOKİ projeleri, okullar, demiryolları gibi kamu projelerini üstlenmesiyle bilinen İlci Holding tarafından 2007’de kuruldu. Solar’ın sahiplerinden Satyanarayan Nandlal Nuwal ile Manish Satyanarayan Nuwal, 2010’daki hisse alımlarının ardından İlci Patlayıcının yönetim kuruluna girdi. Bir süre sonra çoğunluk hisse Solar’a geçti; böylece İlci 2014’te ismini değiştirip Solar Patlayıcı Maddeler Sanayi A.Ş. oldu. İlci Patlayıcı firmasını satın aldıktan sonra Türkiye’ye ihraç ettiği mallar Kobane’de bulunan Solar, Hindistan’da bir ‘başarı öyküsü’ olarak görülüyor. 1980’lerden itibaren patlayıcı maddelerin önce pazarlamasını sonrasındaysa üretimini yapan şirket, bugün Hindistan hükümetinden savaş başlığı, füze ve roket üretimi için müsaade alan bir savunma sanayi şirketine dönüşmüş durumda.

Avustralya’dan Hindistan’a patlayıcı
Kobane’de tespit edilen bir başka infilak fitili DC D-Cord II’nin izi CAR araştırmacıları tarafından sürüldü ve infilak fitilinin tespit edilen son alıcısının Ankara merkezli Nitromak Dyno Nobel firması olduğu, fitillerin Gulf Oil Corporation tarafından üretildiği görüldü. 1988’de DNX Australia şirketiyle ortaklaşa kurulan Nitromak DNX, 2010’da Dyno Nobel’e satıldı. Nitromak Dyno Nobel’in de sahibi Incitec Pivot Ltd, dünyanın pek çok yerinde patlayıcı üreten şirketleri kontrol ediyor. Buna rağmen Nitromak Dyno Nobel, Haydarabad-Hindistan merkezli Gulf Oil Corporation Ltd tarafından, IDL Explosives şirketine ürettirilen fitilleri pazarlıyor. IDL Explosives ve Gulf Oil Corporation’ın sahibiyse, silah ticaretinde de etkin, Hindistan’a İsveç’ten satılan 400 OBÜS için yetkililere rüşvet vermekle suçlanan Hinduja Group.

Tedarik zincirinin temel şablonu
Tedarik zincirinde temel bir şablon göze çarpıyor. Üretimler yurtdışında yapılıyor; Türkiye’deki iştirakçilerin ithalatıyla fitiller ülkeye giriyor; sonraysa takip mekanizması kırılıyor ve fitillerin IŞİD’in eline nasıl geçtiği bulunamıyor.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 28.03.2016 07:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177