07 Nisan 2016 Perşembe 17:22
CHP'li Aksünger: Bu veriler avukatlara satılıyordu, sızıntıdan

CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdal Aksünger, 50 milyona yakın vatandaşın kimlik bilgilerinin çalınmasına ilişkin hükümetten gelen, "Sızıntı YSK'nın siyasi partilerle paylaştığı veriler üzerinden oldu" açıklamalarını ‘akıl tutulması' olarak yorumladı.

Aksünger, Sputnik'e yaptığı açıklamada, "Bu veriler MERNİS, İçişleri Bakanlığı, TÜİK, BDDK gibi, bir sürü yerde var zaten. Bu verilerin güvenliği konusunda tedbirler alındı mı deseniz, onlar alınmadı. Daha önceden de bunlar biliniyordu diyorum, bu veriler daha önce çalınmıştı, bunların satıldığı tespit edildi, böyle mailleri olan bir sürü avukat var, bugüne kadar bununla ilgili işlem yapmayan siyasi irade bence çok ciddi bir şekilde suçludur, sorumludur. Bundan kimse kaçamaz, bu siyasi parti meselesiyle de milleti aldatamazlar" diye konuştu.

Bilgisayar korsanlarınca internete yüklenen bir veritabanından, 50 milyona yakın Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kimlik bilgilerinin servis edildiği ortaya çıkmıştı. Bu kimlik bilgilerinin arasında TC kimlik numarası, ad-soyad, anne-baba adı, cinsiyet, doğum tarihi, doğum yeri ve açık adres yer alıyor.

YENİ DÜZENLEME YOLDA

Sızıntının ortaya çıkmasının ardından hükümetten önce "Endişe edilecek bir durum yok, veriler eski" açıklaması gelse de Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, YSK'nın siyasi partilerle paylaştığı seçmen verilerinde kısıtlamaya gidileceğini açıkladı. Adalet Bakanlığı'nın bu konuya ilişkin yapacağı düzenlemeyle söz konusu bilgilerin siyasi partilere verilmemesi ya da siyasi partilere sadece ad-soyad ve sandık bilgilerinin gönderilmesi seçenekleri üzerinde duruluyor.

‘ESKİ VERİ DİYE BİR ŞEY OLMAZ'

2011'de Meclis'te kurulan Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu üyeliği de yapan CHP'li Aksünger, kişisel verilerin güvenliğini sağlayacak kanunların 10 yıldır Meclis'te adeta ‘süründürüldüğünü' ifade ederken Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın "Paniklemeyin bunlar eski veri" açıklamasına da tepki göstererek "Eski veri diye bir şey olmaz, insanların verisi veridir. O verilerden sadece adres değişebilir, diğer verilerde bir değişim olmayacaktır" dedi.

‘BU VERİLER AVUKATLARA SATILIYORDU'

Kendi tespitlerine göre verilerin 2009 yılına ait olma ihtimalinin yüksek olduğunu belirten Aksünger, "Bakan bunu küçümseyerek insanları yanlış bir yola sevk ediyor. Ortada şöyle bir şey de var; yıllardır kişisel verilerin güvenliğinin ihlal edildiği ayan beyan ortada duruyordu. Sağlık Bakanlığı'ndan, operatörlerden bazılarına bu verilerin gittiğine dair ciddi olaylar çıkmıştı. Ve mesela avukat arkadaşlarımıza gelen maillerde bu verileri satanlar bu cüretkarlığı gösterip bunu teklif ediyorlardı. Bugün aradaki fark, bu verileri bedava veriyorlar. Bu vahim konu bakanlar tarafından itiraf edilmiş durumda" diye konuştu.

‘AB'NİN ‘YAPIN' DEDİĞİ YAPILMADI'

Ortada konuyla ilgili muhatap bakanlık da bulunmadığını, 2011'de Meclis Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu'nun raporunda dünyadaki örneklerine benzer bir ‘Bilgi Teknolojileri ve Enformasyon Bakanlığı' kurulmasının önerildiğini anlatan Aksünger, "Türkiye'deki veriler konusundaki AB ile aramızdaki müktesebat gereği olan kanun 10 yıldır Meclis'e getirilmedi. Son getirilen taslak da sıkıntılı bir taslak. Zaten AB'de de yeni doktrinler geliyor, bu yeni doktrinlerde kişisel veriler kanununda ciddi değişiklikler oluyor. Daha da kısıtlayıcı, daha da müeyyideleri ağır konular geliyor. Biz daha önce AB'nin bize ‘yapın' dediğini bile düzgün bir şekilde ortaya getirmezken, alelacele bunu getirirken olay patlak verdi burada. Ama bu kişisel veriler, bir vizyoner bakışla alakalıdır" dedi.

‘NEDEN TEDBİR ALMADINIZ?'

Aksünger, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın YSK'daki seçmen kayıtlarının siyasi partilerle paylaşılmasında kısıtlamaya gidileceği açıklamasını da değerlendirirken şöyle konuştu:

"Burada Adalet Bakanı'nın partileri suçlamasını bir akıl yoksunluğu, bir akıl tutulması olarak tanımlayabilirim. Madem böyle bir şey varsa, bu veriler yıllardır veriliyor, neden bunları takip edip bunun soruşturmalarını ve kovuşturmalarını yapmamışlar? Ayrıca partilere sadece YSK veri sağlıyor fakat MERNİS'te de, TÜİK'te de, Emniyet'te, İçişleri Bakanlığı'nda, diğer bakanlıklarda daha fazla veri var. Partilere verilenler aslında kısıtlı, öbür tarafta daha geniş veriler var, vatandaşların hayat görüşlerine kadar neredeyse veri tutuyorlar. Hadi bunu da söylediniz, kendinize göre bir suçlu arıyorsunuz. O zaman neden tedbirleri almadınız?"
Partilerle paylaşılan seçmen verilerinin sızması ihtimaline karşılık önlem alınabilecekken alınmadığını da belirten Aksünger, "Partilere üç ayda bir veriyorsanız bu verileri, içine her seferinde 5-10 bin tane sanal seçmen atardınız, değiştirdiğiniz zaman da bildirirdiniz bunların hepsini son günlerde, o zaman bu verilerin kimden gittiğini çok rahatlıkla anlayabilirdiniz. Bu kadar sığ mısınız bunları düşünemeyecek kadar? Kaldı ki bence böyle değil. Bunu gerçekleştiremeyenler partileri suçlamazlar" dedi.

‘ENSAR VAKFI'NDAKİ GİBİ SORUNUN ÜZERİNİ ÖRTMEK İSTİYORLAR'

Aksünger, seçmen verilerinin partilerle paylaşılmayacağı açıklamasının "Algıyı başka bir yere yönlendirerek olayın üzerini kapatma çabası" olduğunu söyledi. Aksünger, "Siyasi partiler kamunun bir parçasıdır. Partilerden bunu kısıtlamak demek zaten parti devletine giden bir yerde partileri siyaseten seçmeni tanımaktan ötelemek demektir. Bu bir rezalet olur. Bu kolaycılıktır. Vizyonun değişmesi gerekiyor, bu verileri güvenliğinin sağlanması için daimi denetimlerin yapılması ihtiyacı var, sızdırılma sorunlarının önlenmesi için altyapıların yeniden oluşturulması gibi bir sürü konu var. Bunları söylemeyip çok basitçe bence yine Ensar Vakfı'nda olduğu gibi algıyı başka bir yere yönlendirip sorunun üzerini örtmek gibi bir düşünceleri var. Bu da bence vizyonsuzluklarını gösteriyor" diye konuştu.

‘EK VERİ TANIMLAMA DÜZENLEMELERİ GEREKİYOR'

Aksünger, sızıntının ardından TC kimlik numaralarının değişmesi şeklinde bir önlem alınabileceğini ancak bunun uzun vadeli bir konu olduğunu ifade ederken acil olarak iki önlem alınması gerektiğini belirtti. Aksünger, şöyle konuştu:

"Bir, bu verilerle yapılan yasal işlemlerin sadece bu verilerle yapılmasını önleyecek olan acilen bir düzenleme getirilmesi gerekiyor. Artık parmak izi mi olur, görüntü tanıma mı olur, mutlaka bunun devreye sokulması gerekir.

İkincisi, bu tapu kayıtlarıyla ilgili konularda ya da şirket kurmayla ilgili konularda nasıl internetten banka işlemi yapmak için sizin cep telefonunuza mesaj geliyor, bu mesajla işlem yapıyorsunuz, buna benzer acil önlemlerin alınması ihtiyacı var ki en azından yeni veri tanımlamasına ya da yeni kimlik numaraları tanımlamasına kadar pansuman çözümler olması gerekir. Ama yeni kimlik numaralarıyla birlikte eşleşmelerle ilgili çalışmaların yapılması ihtiyacı var. Çünkü kurumlarda yıllardır bu TC kimlik numaraları üzerinden Türkiye'nin her yerinde işlemler yapıldı, bu işlemlerin eşleştirilmesi ihtiyacı var. O da zaman alacağı için başta söylediğim çözümlerin devreye sokulması ihtiyacı var."

‘SEÇMEN VERİSİ DEMEK İŞİ BASİTE İNDİRGEMEKTİR'

Sızdırılan kimlik bilgilerinin seçmen verisi olarak sunulmasının işi basite indirgemek olduğunu kaydeden Aksünger, "Bunu seçmen verisi olarak düşünüyorlar, ama şöyle düşünün, bütün vatandaş verisi olan yerler var, BDDK'da var, İçişleri Bakanlığı'nda var, her yerde var. Sadece partilere verilen veriler demek bu işi basite indirgemek demektir. Diyelim ki seçmen verisi değil nüfus verisinin olduğu yerden belli zamanda 18 yaşını doldurmuş olanları çektiğinizde bu seçmen verisi gibi gözükür, bu da kandırabilir. Bunun seçmen verisi olduğunu söylemek işin basit ve manipülatif yanı olur. O zaman suçluları hiçbir zaman ortaya çıkartamazsınız" diye konuştu.

‘SİYASİ PARTİ DİYEREK MİLLETİ ALDATAMAZLAR'

Aksünger, yeni kişisel veriler kanununda ciddi değişikliklere ihtiyaç olduğunu belirterek "Bu veriler MERNİS, İçişleri Bakanlığı, TÜİK, BDDK gibi, bir sürü yerde var zaten. Bu verilerin güvenliği konusunda tedbirler alındı mı deseniz, onlar alınmadı. Daha önceden de bunlar biliniyordu diyorum, bu veriler daha önce çalınmıştı, bunların satıldığı tespit edildi, böyle mailleri olan bir sürü avukat var, bugüne kadar bununla ilgili işlem yapmayan siyasi irade bence çok ciddi bir şekilde suçludur, sorumludur. Bundan kimse kaçamaz, bu siyasi parti meselesiyle de milleti aldatamazlar" diye konuştu.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 07.04.2016 17:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177