27 Eylül 2016 Salı 14:03
Çavuşoğlu, Johnson ile görüştü

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ile biraraya geldi.

Bakan Çavuşoğlu'nun Dışişleri Bakanlığı'ndaki makamında gerçekleşen görüşmenin ardından iki bakan ortak basın toplantısı düzenledi.

Toplantıdan satırbaşları şu şekilde;

Çavuşoğlu: "İngiltere'nin bu zorlu günlerde Türkiye'ye verdiği güçlü destekten dolayı Johnson'a ve İngiltere yönetimine çok teşekkür ediyoruz. Cumhurbaşkanımız May'le görüşme gerçekleştirdi, son derece yararlıydı. Bundan sonraki süreçte İngiltere'yle ikili ilişkilerimizi daha da güçlendirmek için çaba sarf edeceğiz.

İngiltere'nin AB'den ayrılması elbette bizi üzmüştür ama Birleşik Krallık halkının iradesine herkesin saygı duyması gerekiyor. Türkiye-İngiltere arasında ilişkilerin yeni bir boyut kazanması için fırsat olarak görülebilir.

İkili ticaretimizin 2009'dan beri sürekli arttığı nadir ülkelerden bir tanesidir. Biz karşılıklı yatırımların artırılması ve ikili ticaret hacmimizin artması için aramızdaki mekanizmaları hayata geçirmek istiyoruz. Sayın Başbakanımız Theresa May'i Türkiye'ye davet etti. Ortak ekonomik ve ticari komisyonumuzu da bir an önce hayata geçirmemiz gerekiyor.

May'in ziyaretinde iş forumu düzenlemek istiyoruz.

Özellikle Suriye ve bölgesel konularda aynı düşünüyoruz. Bu ülkelerin DAEŞ'ten temizlenmesi konusunda ortak irademiz var. Suriye'de ateşkesin sağlanması konusunda İngiltere'yle Türkiye arasında tam bir görüş birliği var. Bölgedeki gerçekleri en iyi şekilde bilen iki ülkeyiz. Bundan sonra daha etkili stratejiyle bir taraftan DAEŞ'i temizleyebilir, diğer taraftan Suriye'nin geleceği için adım atabiliriz.

Maalesef bugün Suriye'de ateşkesi ihlal eden rejim var. Tüm anlaşmalara rağmen Halep'te sivilleri öldüren zalim bir Esad rejimi var.

Birleşik Krallık'ın özellikle İngiltere'deki PKK'ya yönelik politikasından memnunuz. Bundan sonraki süreçte de bu desteğin artarak devam etmesi en büyük arzumuz.

Türkiye ve Suriye'de Avrupa'nın anlayışı değişmeli. Suriye ve Irak'ta PKK'nın uzantıları olan PYD YPG de Kürt kardeşlerimizi temsil etmiyor. Bunu iyi bri şekilde görürsek terör örgütlerini ayırabiliriz. Bu vesileyle YPG ve PKK'nın Avrupa'daki faaliyetlerine izin veren başta Belçika olmak üzere bu ülkeleri kınadığımızı belirtmek isterim."

Boris Johnson: "Gerçekten burada olmak çok güzel. Çok sıkı ve verimli bir şekilde çalışıyoruz. Benim atalarım buradan aslında. Benim bu bakanlıkta aslında büyük amcam, sizin yaptığınız işi yapıyordu. Benim kuzenim Selim de aynı şekilde bu bakanlıktaydı. Ailemin bir tarihi var bu bakanlıkta. Sizlerle çok olağanüstü görüşmeler yaptık, mutabakata vardık.

Bunlardan birincisi Birleşik Krallık, kesinlikle Türkiye'nin arkasında bu kalkışmayla mücadelede, demokrasiyi korumada. Türk halkının böylesi bir soruna nasıl karşılık verdiğini görmek çok güzel.

Verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz.

İki ülkeyi birleştiren çok fazla şey var. Çok benzer pozisyonlara sahibiz. Şu anda olan bitenlerle ilgili, Halep'te olanlarla ilgili çok fazla sorumluluk üstlenildiğini biliyoruz.

Suriye'deki çatışmanın sonuçları dün daha belirgin hale geldi. Gaziantep'te Türkiye'nin ne kadar kahramanca çaba gösterdiğini gördüm. Çok büyük yatırım yapıyorsunuz mülteci kamplarına. Birleşik Krallık 2.3 milyon sterlini insani yardım adına temin etti. Dün biraz daha fazla para verdik mayınların temizlenmesi için.

DAEŞ ve PKK'yla olan mücadelede ortak pozisyona sahibiz. Türkiye dünyanın güvenliği açısından çok merkezi öneme sahip.

Kıbrıs'taki çözüm sürecinden bahsettik. Her iki taraf da liderlik gösteriyor. İyimser bir şekilde bu yolda ilerlemeye devam ediyorlar. Bütün iyimser meselelerden bahsettik.

Ekonomik etkileşim çok önemli. Her yıl 2.5 milyon İngiliz'in buraya gelmesinden bahsetmiyoruz. Türk malları bizim ülkemize geliyor. Son 5 yıl içinde ticaret hacmi çok büyük oranda artış gösterdi. Bu sadece bulaşık makinesinden ibaret değil. Benim çocukken kullandığım ve yediğim bazı ürünler de Türk şirketleri tarafından üretiliyor. Bu da gerçekten ekonomik ortaklığımızın önemli göstergelerinden bir tanesi.

Ortak ticaret ve ekonomi komisyonu çalışmalarına en kısa sürede başlayacak. Yeni serbest ticaret anlaşması son derece önemli. Biz AB'den bir ayrılma süreci söz konusu. Ama biz Avrupa'dan ayrılmayacağız. Türkiye'nin amaçlarının güçlü destekçilerinden birisi olacağız. İki ülke arasında ortaklığımızı da bir yandan güçlendirmemiz gerekiyor."

SORU-CEVAP

Johnson: (Birleşik Krallık'ın FETÖ'ye karşı attığı adımlarla ilgili) Gülenizm ve onların davranış şekli aslında ülkemizde yeni karşılaştığımız şeylerden bir tanesi. Bu örgütün ne olduğuyla ilgili bilgiler alıyoruz. Böyle bir cemaatin unsurlarıyla ve detaylarıyla ilgili olarak, dünyadaki diğer örgütlerden ne farkı olduğuna dair bilgi alıyoruz. Temmuz'da olanlar çok şiddetliydi. Gizlice yapılmıştı ve buna çok ciddi bir şekilde bakmamız gerekiyor. Gülen örgütünün ülkemizde oluşturabileceği sonuçlarla ilgili çok ciddi davranmalıyız. Bu hareketle bağlantılı olanları tespit etmemizi ve kurtulmamızı istediler. Biz de bunun için elimizden geleni yapacağız.

Çavuşoğlu: (Belçika'daki PYD kongresi ve Rakka operasyonuyla ilgili) PYD-YPG 8. kongresini Brüksel'de yaptı. Belçika ve bazı AB ülkelerin PKK ve PYD'nin faaliyetlerine izin vermesi terör konusunda çifte standardını ortaya koyuyor. Bu sözde kongre PYD'nin YPG'nin ve PKK'nın gerçek yüzünü bir daha ortaya koymuştur. PKK ve YPG'nin PYD'nin hiçbir farkının olmadığını biz zaten söylüyorduk. Görmek isteyen herkes bu kongrede PKK-PYD'nin farklı olmadığını açıkça gördü. Görmek istemeyenlere de anlatmaya devam edeceğiz. Bölücü başı Öcalan'ın posterlerinin kullanılması ve PKK'yla birlikte organize etmeleriyle hiçbir farklarının olmadığını görüyoruz.

Rakka, Musul DAEŞ'in sözde başkentleri olan mutlaka DAEŞ'in yenilgiye uğratılması gerekiyor. Bu iki ülkede istikrar ve güveni geri getirmek istiyorsak DAEŞ'in ve diğer terör örgütlerinin bir an evvel yok edilmesi gerekiyor. Bunu yaparken stratejimiz olması gerekiyor. Çok sayıda ülke olmamıza rağmen, 65 ülkenin koalisyon içinde olmasına rağmen, bugüne kadar sonuç odaklı kararlı bir stratejimiz olmadı, yanlış adımlar attık. Bu yüzden diğer terör örgütlerine bel bağlandı. Bunun yanlış olduğunu söyledik. Brüksel'deki kongre bunu da ortaya çıkardı, gerçek gündemlerini itiraf ettiler. Suriye'nin geleceği için değil, ayrı bir kanton için mücadele ettiklerini itiraf ettiler. Biz bunları kontrol ediyoruz diyenler de ya kendilerini kandırıyorlar ya bizi kandırdıklarını sanıyorlar ama bunu sanıyorlarsa yanılıyorlar.

Münbiç operasyonunda YPG'nin katılmasının yanlış bir politika olduğunu söyledik. Bir şartla olur dedik. Operasyon biter bitmez YPG'liler Fırat nehrinin gerisine gidecek. Şu anda YPG unsurları halen Münbiç'te. Obama, Biden, Kerry söz verdi. Ya YPG'ye söz geçiremiyorsunuz ya da göndermek istemiyorsunuz. 200 tane YPG'liyi Fırat'ın ötesine gönderemiyorsanız, o zaman diğer alanlarda YPG'ye nasıl güveneceksiniz?

Rakka veya diğer operasyonlarda YPG'lilerle işbirliği yapmak Suriye'nin geleceğini riske atmak demektir. Münbiç'te bile söz geçiremediğin YPG'yi Rakka'ya yollamak çok yanlış olur.

Teröriste karşı başka teröristle işbirliği yapmak kendi değerlerimize ve Suriye ile Irak'ın geleceğine ihanettir."

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 27.09.2016 14:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177