16 Şubat 2016 Salı 08:42
Can’dan Can’a Gül destesi

ATİLLA ÖZSEVER

Silivri cezaevindeki gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül için tutulan Umut Nöbeti’nde, bu kez şair Can Yücel’in cezaevinde iken yazdığı bir şiiri pankart oldu…

Yaklaşık üç aydır Silivri Cezaevi’nde bulunan Cumhuriyet Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül için tutulan “Umut Nöbeti”nin 10 Şubat 2016 günkü görevlileri, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası yöneticileri ile gazeteci Atilla Özsever’di.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün şahsında cezaevinde bulunan 30 dolayındaki gazeteci için bir dayanışma ziyareti yaptık. Dündar ve Gül, tamamen haber yaptıkları ve halkı doğru bilgilendirdikleri için cezaevinde bulunuyor. Vermiş oldukları basın özgürlüğü mücadelesi, aslında ülkemizdeki demokrasi mücadelesinin önemli bir parçasını oluşturuyor.

Tarihsel geçmişe bakıldığında, siyasal iktidarlar öncelikle halkın bilgilenme hakkı olan basın özgürlüğünü ve haklarını kısıtlarlar. Tek parti döneminde basın üzerindeki devlet vesayetinin ardından 1950’de iktidara Demokrat Parti (DP) geldi.



DP döneminde de 1950’lerin ikinci yarısından itibaren basın özgürlüğünü kısıtlayan yasalar çıkarıldı. Muhalefete yönelik baskıların, karaborsa ve yolsuzluk haberlerinin daha fazla gündeme gelmesi üzerine DP iktidarı basına karşı sertleşti. Metin Toker, Cüneyt Arcayürek, Oktay Verel, Ahmet Emin Yalman gibi gazeteciler cezaevine girdi.

27 Mayıs 1960 darbesi sonrasında Basın Kanunu’ndaki anti-demokratik hükümler kaldırıldı. 212 sayılı yasayla gazetecilere yeni sosyal haklar sağlandı. Gazeteciler, 1960 öncesi hapiste yattı ama bu bedel ödemenin karşılığında da basın özgürlüğü ve sosyal haklar açısından önemli kazanımlar elde ettiler.

12 Mart 1971 askeri muhtırasını takip eden süreçte de 1961 Anayasası’nın basın özgürlüğü ile ilgili hükümleri değiştirildi, kısıtlamalar getirildi. İlhan Selçuk, Oktay Kurtböke, Ali Sirmen, Uğur Mumcu, Altan Öymen, Çetin Altan gibi gazeteciler gözaltına alındı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), o dönemde ciddi bir mücadele verdi. TGS, Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun (FIJ) genel kurulunun İstanbul’da toplanmasını sağladı, gazetecilerin salıverilmesi ve basın özgürlüğü için kamuoyu oluşturdu. 1974 affı ile birlikte gazeteciler dahil fikir suçluları cezaevinden çıktı.

1980 ve 1990’lı yıllarda da gazeteciler bedel ödedi.Şimdi AKP iktidarı döneminde de çok ciddi bedel ödüyorlar. Ülkede faşizmin kurumsallaştırılmasına çalışılıyor. Can Dündar ve Erdem Gül başta olmak üzere gazeteciler, demokrasi ve basın özgürlüğü mücadelesi için savaşım veriyorlar. Onların bu mücadelesi ve direnişi, tarihsel önemdedir.

İşte 10 Şubat tarihindeki Umut Nöbeti’nde sendikacılar Adnan Serdaroğlu, Seyfettin Gülengül ve Celalettin Aykanat ile birlikte Can Dündar ve Erdem Gül’e destek vermeye gittik. Gazeteci arkadaşlarımızı 12 Mart döneminde hapis yatan şair Can Yücel’in yine hapishanede yazdığı bir şiiri ile selamladık. Pankart tarzında bir dövize yazdığımız şiirin mısraları şöyleydi:

Söz, dedim o anda kendime,
Karanfili sıkıp yazacağım bunu ben,
O güneşe karşı silkinen atın tarzı
Ve mürekkep balıklarının mürekkebiyle
Yazacağım yaşadığımız bu korkunç-güzel yazı
İster dışarıda olayım, ister hapiste…
Sözümü tuttum, yazıyorum işte!

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 16.02.2016 08:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177