23 Nisan 2016 Cumartesi 08:03
Bu ülkede çocuk olmak!

RABİA YILMAZ rabiayilmaz@birgun.net @rabiaylmaz

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı. Çocuklar bu yıl bayramı hükümet ve Meclis yasaklarının gölgesinde kutlayacak. Meclis Başkanlığı kutlamaları ‘terör ve şehitler’ gerekçesiyle iptal etti, Hükümet ise 23 Nisan yerine Kut’ül Amare Zaferi’nin 100. yıldönümü etkinlikleriyle Kutlu Doğum Haftası’na odaklandı. İktidarın yasaklarına inat başta CHP olmak üzere, birçok kurum ve örgüt çocuklar için alternatif kutlamalar yapacak.

Ülkedeki çocuk manzaraları AKP hükümetinin ve Meclis’in neden çocuk bayramını görmezden geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Çocuklar zorla evlendiriliyor, cinsel istismara maruz kalıyor, çalıştırılıyor ve bir çoğu da çatışma sürecine kurban oluyor.

Bir yılda 31 bin çocuk evliliği
Her üç çocuktan biri yoksul, 2014’te Türkiye’de 40 bin "çocuğa tâciz davası" açıldı, 900 bin çocuk işçi var, sadece 2015'te, 31 bin 337 kız çocuğu evlendirildi.
CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Lale Karabıyık tarafından hazırlanan 'Sosyal Bozulmalar Raporu' çocuk istismarı ve çocukların yaşam hakkının ne düzeyde yok edildiğini gözler önüne seriyor.

Raporda mevcut koşullar çerçevesinde en önemli sorunun toplumun temelini oluşturan sosyal yapılardaki bozulmaların olduğu belirtilirken, toplumsal çöküşün değişik şekillerde kendini gösterdiği ifade edildi.

AKP'nin 13 yıllık iktidarı süresince çocukların cinsel istismarının yüzde 434 oranında artış göstermesi ise çocukların korunması noktasında vahim bir tabloyu ortaya çıkarıyor.

Çocuk yaştaki evlilik sayısı 181 bin
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği yanıtta 2015’te çocuk yaşta evliliklere ait resmi evlenme sayısının 31 bin 337 olduğunu açıklamıştı.

Raporda erken yaştaki evliliklerle ilgili dikkat çekici veriler şöyle:
»181 bin 36 erken yaşta evlilik yapan çocuk bulunuyor. Bu evlilikler imam nikahına dayalı olduğundan sayının çok daha fazla olduğunu düşünüyoruz.
»2012 yılında 20 bine yakın aile 16 yaşından küçük kızlarını evlendirebilmek için dava açmış.
»Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre erken evlilik ve nişanlılık nedeniyle eğitime devam edemeyenlerin yüzde 97,4’ü kız öğrenciler.
»15-19 yaş arası genç kızlarda birinci sırada ölüm nedeni, hamilelik ve doğumun yol açtığı sorunlar.
»18 yaş altında evlenenlerin yarısının okuma-yazma bilmediği, yüzde 31,7’sinin de okuma-yazma bilmesine rağmen hiç okula gitmediği gerçeği de eğitimsizliğin etkisini gözler önüne seriyor.
»2010-2015 yılları arasında tespit edilen resmi evlilik rakamlarına göre, tüm evliliklerin üçte biri 18 yaş altındaki kız çocuklarıyla gerçekleştiriliyor.
»Çocuk yaşta resmi nikahla evlendirilen kız çocuklarının (16-17 yaş grubu) 2013 yılında yüzde 69,9’u kendisinden 6 ve daha büyük yaşta bir erkek ile evlendi. Erken yaştaki evliliklerin %15,2’sinin ise eşi ile arasındaki yaş farkının 11 ve daha yukarı yaş olduğu görüldü.
»Türkiye’de evli 19 yaşın altındaki 6 gençten yalnızca 1’inin gebeliği önleyici yöntem kullandığını, 6 bin 802 kişinin HIV/AIDS ile yaşadığı Türkiye’de 15-24 yaş arası her 10 gençten yalnızca 1’inin HIV/AIDS konusunda doğru bilgiye sahip olduğunu ve 15-19 yaş grubundaki her 1000 kadın başına 28 doğum düştüğünü ortaya çıkardı.

11 bin çocuk istismara uğradı
Adalet Bakanlığı verilerine göre 2014’te Türkiye’de 40 bin "çocuğa taciz davası" açıldı. 24 bin 285’inde karar çıktı. Mahkumiyet çıkan dava ise 13 bin 968. Her ay Adli Tıp kurum’na 650 çocuk cinsel istismarı vakası geliyor. 2015 yılında Türkiye’de bin 377’si erkek, 9 bin 718’i kız çocuğu olmak üzere toplam 11 bin 95 çocuğun cinsel istismara maruz kaldığı belirtildi.



Mülteci çocuklara cinsel istismar
Suriyeli çocuk ve kadınlara yönelik cinsel istismarın başlangıçta sadece sığınmacı kampı dışındaki mülteciler için söz konusu olduğunu; ancak bugün sığınmacı kamplarına kadar girmiş olduğunun belirtildiği raporda şu ifadelere yer verildi:

''Suriyeli küçük kızların imam nikâhıyla kuma yapılması da çok yaygınlaştı ve yaş sınırı 11-12’ye kadar düştü. Ailelere ortalama 2 bin ile 5 bin TL arasında başlık parası veriliyor. İşin kötü yanı bu nikâhlar bazen Suriyeli kızlar ve kadınlar tarafından bir kurtuluş şansı olarak görülebilse de; çoğunda, nikâh görüntüsü altında fuhuş ve çocuk-kadın ticareti yapılıyor. Şiddet ve tehdit altında zorla çalıştırılan bu kızların yaş ortalaması ise 15-18; ancak şahit olunan kimi örnekte bu yaş 12’ye kadar düşebiliyor.''

Adalet sisteminden faydalanamadılar
Göç ve İnsani Yardım Vakfı’nın yaptığı araştırma verilerine de yer verilen raporda hak ihlaline uğrayan çocuklarla ilgili öne çıkan ayrıntılar şöyle:
»3 bin 897 çocuk, çocuğa özgü adalet sisteminden yararlanması gerekirken yararlanamamıştır.
»Yine 416 çocuk çeşitli nedenlerden hak ihlaline maruz kalmıştır. Cinsiyet dağılımına göre ihlalden etkilenen kız çocuk sayısı 430, erkek çocuk sayısı 974, cinsiyeti bilinmeyen çocuk sayısı ise 5 bin 13’tür.
»Çocukların uğradığı ihlal türlerine bakıldığında, hak ihlal türleri ve sayıları şöyledir; Erken zorla evlilik 14, cinsel istismar 59, aile içi şiddet 16, akran şiddeti 57, çocuk cinayetleri 6, ev kazaları 11, trafik kazaları 474, yangınlar 71, soba zehirlenmeleri 34, gıda zehirlenmeleri 210, elektrik çarpma 9, işyeri kazaları 5, ebeveyn ihmali 387, gözaltı 120, tutuklama 69, ceza 2 bin 405, işkence ve kötü muamele 31, silahlı çatışma ortamında çocukların korunması 153, intihar 24, kayıp 90, uyuşturucu 11, bireysel silahlanma sonucu yaşam hakkı ihlali 49, doğal afet 10, göçmenler 324, boğulma 168, yetişkin şiddeti 18, diğer 159.
»Yine 2015 yılında yabancı uyruklu çocuklar da Türkiye’de hak ihlaline maruz kalmışlardır. Hak ihlaline uğrayan yabancı uyruklu çocukların sayısı 319’dur, bunun 282’si Suriyeli çocuklardır.

Eğitimde derin eşitsizlik
Anne Çocuk Eğitim Vakfı’na (AÇEV) göre 6 yaş grubundaki her 10 çocuktan 4’ü okul öncesi eğitim almadan ilkokula başlıyor. Türkiye’de okullulaşma oranları son 15 yılda hızla arttı. İlkokul ve ortaokulda yüzde 100’e yakın. Ancak özellikle bölgeler arasında liseye gidebilen kız çocukları arasında derin eşitsizlikler var. Türkiye genelinde kız çocuklarının liseye gitme oranı yüzde 79,26. Bu oran bazı bölgelerde Türkiye ortalamasının çok altında. Örneğin, Şırnak’ta yüzde 62.92, Siirt’te yüzde 57,69, Bitlis’te yüzde 52,69, Ağrı’da 48,08, Muş’ta 46,07.
Çocuklar içinde en dezavantajlı gruplardan biri de özel gereksinimli olanlar. Çocuklara yönelik sorunlar engelli çocuklar için daha da artıyor. Son 20 yılda eğitime erişen engelli öğrenci sayısı da hızla arttı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) verilerine göre yaklaşık 289 bin engelli çocuk eğitim alıyor.

Çocuk suçluluğu
»Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün sitesinde 12-18 yaş arası(18 yaşından gün almamış) tutuklu/hükümlü çocuk sayısı 2165 olarak belirtilmiştir.
»2015 yılı TÜİK raporuna göre, Türkiye'de ceza infaz kurumuna giren hükümlü çocuk sayısı 5 yılda 5 kat artarak, 7 bin 595'e çıktığını, çocuk hükümlü sayısının ise 2014'te bir önceki yıla kıyasla yüzde 23,8 artış gösterdi.
»Türkiye'de 2014 yılında ceza infaz kurumlarına giren hükümlü sayısı bir önceki yıla kıyasla yüzde 10,1 artarak 158 bin 690'a ulaştığını gösteriyor. Bunların 152 bin 902'si erkek, 5 bin 788'i kadınlardan oluşurken, söz konusu dönemde ceza infaz kurumuna giren 12-17 yaş grubundaki çocuk hükümlü sayısı 7 bin 595'e ulaştı. Çocuk hükümlü sayısı 5 yılda 5 kat artış gösterdi.
»Yaş grupları dikkate alındığında, 2014'te ceza infaz kurumuna giren çocuk hükümlülerin bin 28'i (yüzde 13,5) 12-14 yaş grubu, 6 bin 567'si (yüzde 86,5) de 15-17 yaş grubundakilerden oluştu. Ceza infaz kurumuna giren hükümlüler arasında 12-17 yaş grubundaki çocukların oranı, 2010'da yüzde 2 iken, 2014'te yüzde 4,4'e yükseldi.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 23.04.2016 08:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177