30 Nisan 2016 Cumartesi 10:24
‘Bir otomobilin anatomisi’

ERSOY YAŞAR ersoy@otosafari.com

‘Roadster’ kavramı, 19’uncu yüzyılın başlarında atların çektiği arabalarla birlikte anılmaya başlandı. Yüzyılın sonunda bu kavram iki ve üç tekerlekli bisiklet dinamiğine sahip araçlar için de kullanılıyordu. 1916’da, günün ‘Otomobil Mühendisleri Derneği’ bu kavrama bir standart getirmek için bazı tanımlar yapmaya karar verdi. Roadster’i üstü açık, önden motorlu, sürücü ve yolcu için bir kabini olan, tercihen arkada bir yolcu için de yeri bulunan, tenteli bir gezi otomobili olarak tasvir etti.

Amerika kökenli ilk modeller, kapıları olmayan, basit gövde parçaları ile üretilmiş, koruma sağlayan katlanabilir bir tente ile donatılmış, gürültülü motorlara sahip otomobillerdi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz otomobil üreticileri, bu tasarım geleneğine bağlı kalarak üretime geçtiler. Roadster olarak anılan bu modeller, bir dönem, işlevi ile barışık olarak ‘tourer’ yani ‘tur otomobili’ olarak anıldı. İngiliz otomobilleri o kadar ilgi gördü ki merkez Avrupalı üreticiler de ardı ardına farklı modeller üretmeye başladılar. 1970’lere gelindiğinde, Amerikalı üreticilerin büyük motor hacimli ve abartılı tasarımlarına karşın Avrupa’da üretilen iki kapılı, önden motorlu, hafif spor otomobiller yine ‘roadster’ olarak anılmaya başlanmıştı.

1980’lerin ortalarında ‘roadster’ tasarımı geleneği kaybolmaya yüz tutmuşken, 1989’da bir Japon üretici, üstelik Amerika’da, Şikago Otomobil Fuarı’nda bir ‘roadster’ otomobili sahneye çıkardı. Mazda MX-5’in otomotiv tarihindeki yolculuğu 1989’un Şubat ayında başladığında kimse bu otomobilin 27 yıl boyunca üretilebileceğini öngöremiyordu.
MX-5 geçen yıllar içerisinde dört kez yenilendi. 1997’de Tokyo Otomobil Fuarı’nda ikinci nesli tanıtıldı. Aralık 1998’de 10’uncu yılı adına özel bir seri sınırlı sayıda üretildi. 2000’de dünyada en çok satan iki koltuklu spor otomobil olarak (531.890 adet) Guiness Dünya Rekoru’nu elde etti. 2002’de ise kendi rekorunu 600 bin adet ile geliştirmeyi başardı. Üçüncü nesil MX-5, 2005’te Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilendiğinde kazandığı başarı diğer üreticileri de harekete geçirdi ve bu ara pazarda yer almak için ilham verdi. MX-5, 2005’te 700 bin, 2007’de 800 bin, 2011’de ise 900 bin adet ile dünya rekorunu tekrar geliştirdi. 2014’te ise bu modelin dördüncü nesli sahneye çıktı. Mazda, 22 Nisan’da 1 milyonuncu MX-5’i üretti. Ardından ‘roadster’ tasarımın itibarını yükselten bu modelini farklı pazarlara sundu.

Türkiye’de, dördüncü nesil MX-5’in tanıtımı içinde bulunduğumuz hafta içerisinde gerçekleşti. Büyük bir merakla beklediğim otomobil, ilk neslinin genetiğini bire bir taşırken, tüm güncel otomotiv teknolojilerini de barındırıyor. Mazda’nın Skyactiv teknolojisini de kattığı 1.5 Litre hacminde 131 beygir gücündeki otomobil, şüphesiz ‘roadster’ geleneğinin tüm karakteristiğini de taşıyor. 975 kg boş ağırlığı, motor şanzıman uyumu ve yol tutuş özellikleri ile bu tarzda otomobillere ilgi duyanların öncelikli seçimlerinden biri olmaya aday.

Mazda Türkiye Genel Müdürü Nurkan Yurdakul’a yeni MX-5 hakkında ne söylemek istediğini sorduğumda, kısa bir yanıtla karşılaştım: “Bu otomobil, bir ‘roadster’in ve Mazda’nın tüm DNA’sını yansıtıyor ve otomobil tutkunlarını bu aracı denemeye davet ediyorum” çağrısını yaptı. Köklü bir geleneğin güncel yansımalarını deneyimlemek isteyenler için bulunmaz bir fırsat.

***
‘Trafikte Çocuk Güvenliği’

Türkiye’nin nüfusunun yüzde 30’u çocuk. 2014’te 413 çocuk trafik kazasında yaşamını yitirdi, 50 bine yakın çocuk yaralandı

Doğuş Otomotiv’in, kurumsal sorumluluk platformu ‘Trafik Hayattır!’, trafikte çocuk güvenliği konusunda farkındalık yaratmak ve araç içi çocuk güvenliği konusunda aileleri bilgilendirmek için yeni bir proje başlatıyor. Proje, 5-14 yaş grubunun trafik kazalarından en çok etkilenen 2’nci grup olması ve ülkemizde de kazalardan etkilenen çocuk sayısının giderek artması nedeniyle başlatılıyor.
Kamu ve özel sektör işbirliğinde yürütülecek proje kapsamında Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen ‘Araçta Çocuk Güvenliği’ araştırmasının sonuçları da paylaşıldı. İzmir, İstanbul ve Ankara’da uygulanan araştırmanın sonuçlarına göre ailelerin yalnızca yüzde 23’ü çocuk koltuğu kullanıyor. Kullananların yüzde 93’ü ise 0-3 yaş arası çocuk koltuğu kullanıp, üç yaş sonrasında çocuk koltuğu kullanımını bırakıyor.
Platform, hamilelerin ve çocukların araç içi güvenliği ile ilgili araştırmalar yapan Loughborough Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Serpil Acar ve Prof. Dr. Memiş Acar ile Prof. Dr. Üstün Dökmen’in danışmanlığında hayata geçirilecek projeler ile aileleri trafikte çocuk güvenliği konusunda bilgilendirmeyi amaçlıyor.
Doğuş Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık yüzde 30’unun çocuklardan oluştuğunu, Türkiye’nin bir ‘çocuk ülkesi’ olduğunu belirtiyor.
Bilaloğlu, 2014’te 413 çocuğun trafik kazalarında hayatını kaybettiğini, 50 bine yakın çocuğun da yaralandığını söyleyerek çocuklara ve ailelere yönelik kurumsal sosyal sorumluluk projelerinin hayati öneme sahip olduğunu söylüyor.

***
Mitsubishi ‘hile’ için özür diledi

Japon otomobil üreticisi Mitsubishi, geçen hafta, Japonya’da satılan 600 binden fazla araçta yakıt tüketim değerlerinde hile yapıldığını açıklamıştı. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ryugo Nakao, 1991’den bu yana bu yöntemi kullandıklarını açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı Tetsuro Aikawa ise büyük bir sorumluluk hissetiğini belirterek özür diledi.
Skandalla birlikte Japon üreticinin Tokyo borsasındaki hisse değer kaybı yaklaşık yüzde 50’ye ulaştı. Manipülasyondan etkilenen araçların yalnızca Japonya’da satıldığı, 157 bin adet eK wagon ve eK Space modelleriyle, Nissan için üretilen 468 bin Dayz ve Dayz Roox modellerinin bulunduğu belirtiliyor.
2014’te Asyalı otomotiv devleri Hyundai ve Kia Motors, araç değerlerinde manipülasyon yaptığı için 350 milyon dolar ceza ödemek zorunda kalmıştı. Otomotiv tarihinin en büyük manipülasyonu ise Alman üretici Volkswagen’in emisyon değerlerinde hile yapması ile gerçekleşmişti.

***
3 yılda 132 bin kilometre

Ali Eriç, idealini gerçekleştirmek üzere kendisi için özel olarak hazırlanan araçla İstanbul’dan yola çıktı, sürekli doğuya giderek 131.969 kilometre süren yolculuğun sonunda, 3 yıl 1 ay 10 gün sonra tekrar İstanbul’a ulaştı. Türk plakalı bir araçla yapılan ilk dünya seyahatini gerçekleştiren gezgin, Patagonya’nın en güneyinden Sibirya’nın en doğusuna, Alaska’nın en kuzeyinden Kuzey Amerika’nın en batısına ve Afrika’ya uzanan yolculuğu boyunca yazdığı günlükleri ‘İstanbul’dan İstanbul’a Bir Dünya Seyahati’ adlı kitabında derledi. Seyahat için sponsorluk almayan Eriç kitaptan elde edilecek gelirin tamamını Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na bağışlanacak.


***

TEHAD’dan işbirliği imzası

Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD), Avrupa Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği’nin Hollanda’da düzenlediği Elektrikli Ulaşım Konferansı’nda Hollanda Elektrikli Ulaşım Organizasyonu (DOET) ile bir işbirliği anlaşması imzaladı.
TEHAD Başkanı Berkan Bayram, bu amaçla elektrikli ulaşım, şarj istasyonu, otomotiv tedarik zinciri, yerelleştirme, teknoloji ve enerji alanlarında gerçekleştirilecek işbirliklerinin güçlendirilmesi ve fırsatların yaratılmasının taraflara yararlı olacağına inandığını belirtti. TEHAD, 2015’ten bugüne enerji verimliliği sağlayan hibrit ve elektrikli araçların yollarda daha fazla görünür olması adına çalışmalarını sürdürüyor.


***
Koleos Pekin’de sahnede

Renault, yeni üyesi Koleos’un ilk gösterimini Pekin Uluslararası Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirdi. Dört tekerlekten çekiş teknolojisine sahip olan araç, 231 mm’lik zemin yüksekliği ile farklı arazi koşullarında sürüş kabiliyeti sunmayı vaadediyor.
Renault’un yeni modeli Talisman’dan esinlenen tasarımı ile Koleos’un satışları yılın üçüncü çeyreğinde Avustralya, Türkiye, Körfez ülkeleri ve bazı Latin Amerika ülkelerinde başlayacak.
Yıl sonunda ise Çin’de, 2017’nin başında Rusya ve Avrupa’da satışa sunulacak. Araç, Çin hariç tüm pazarlara yönelik olarak Güney Kore, Busan’da ve Çin pazarı için Wuhan’da bulunan tesislerde üretilecek.


***

Peugeot 208 T16 ile zafer

Peugeot 208 T16, Türkiye Ralli Şampiyonası’nın sezon açılışında, İzmir’de ilk zaferini yakaladı. Peugeot Türkiye’nin desteğinde Neo Motorspor adına yarışan Yağız Avcı ve Bahadır Gücenmez ikilisi, yeni sezona 40.4 saniyelik farkla hızlı giriş elde ederek Saygılı Rulman Ege Rallisi’nde podyumda birinciliğe yerleştiler. Milli sporcular, 14-15 Mayıs’ta Marmaris’te tekrar podyum mücadelesine girecekler.


***

Türkiye’de yılın otomobili Skoda Superb

Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından bu yıl ilki düzenlenen ‘Türkiye’de Yılın Otomobili’ yarışmasının birincisi Skorda Superb oldu. OGD üyesi 64 otomotiv gazetecisinden toplam 3080 puan alan araç birinciliğe ulaştı. Ocak 2015-Mart 2016 arasında satışa sunulmuş ‘tamamen yeni’ modellerin katıldığı iki aşamalı Türkiye’de Yılın Otomobili’ yarışmasının ilk turu sonucunda 22 aday arasından 7 otomobil finale kaldı. Final turunda Skoda Superb ile birlikte; Audi A4, Fiat Egea, Hyundai Tucson, Opel Astra, Renault Talisman, Skoda Superb ve Volvo XC-90 da yılın otomobili adayları arasında yer almıştı.


***
Çiftçiye bilgi desteği

Lassa, ‘Tarım Sağlamsa, Gelecek Sağlam’ projesini bu yıl 11 ilde sürdürüyor. 2013’te römorkların karanlıkta fark edilmemesi nedeniyle yaşanan kazalara dikkat çekmek için başlatılan proje, geçen yıl sürdürülebilir tarım konusunu da kapsadı. Ziraat mühendisleri projenin her durağında, çiftçilere, bölgelerinde yetişen ürün çeşitlerine uygun olarak, tarımda verimlilik uygulamaları ve tarım ekonomisi hakkında bilgi ve danışmanlık hizmeti verdi. Ayrıca traktör römorklarına yoldaki görünürlüğünü artırmak amacıyla reflektör montajı da gerçekleştirildi. Geçen yıl 9500 çiftçiye ulaşan üretici, bu yıl da 18 Mayıs’a kadar sürdürülebilirlik, verimlilik ve güvenli yolculuk için çalışmalar gerçekleştirecek.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 30.04.2016 10:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177