07 Mayıs 2016 Cumartesi 16:03
Bahçeli'den 'düşük profilli başbakan' açıklaması

MHP Genel Başkanı Bahçeli, “Ülkemiz kansız ve silahsız bir hükümet tasfiyesini yaşamaktadır” diyerek, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun istifasını “Dere geçilirken at değiştirilmesinin mahsurlu olduğunu da çekinmeden söyleriz” şeklinde değerlendirdi.

MHP’nin Siyaset ve Liderlik Okulu 12. Dönem Sertifika Töreninde konuşan Genel Başkan Devlet Bahçeli, yarın idrak edilecek Anneler Günü’nü kutladı. “Anneler Yüce Allah’ın bizlere bahşettiği en güzel lütuftur. Her an evladının kaygısında olan annelerimizin, üzerimizdeki emek ve katkıları sınırsız ve sonsuzdur. Bu nedenle anneliğin değeri dünyanın tüm servetlerinden daha fazladır. Ne mutlu onlara ki, Cenabı Allah, insanlar için en büyük vaadi olan cennetini annelerimizin ayakları altına sermiştir. Eşrefi mahlûk olan insan, nimetlerin en büyüğüne layık görülmüşken, anne bu nimete hepimizi ulaştıracak olan manevi köprü, tılsımlı kapıdır” şeklinde konuşan Bahçeli, “Bu vesileyle aramızda bulunan annelerimizle birlikte, tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, ahirete intikal etmiş olan tüm annelerimize de Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.

“SİYASET İSTİSNALARIN VİRAJINI ALAMAZSA DEMOKRASİDEN DESPOT ÇIKAR”

Konuşmasına devam eden Bahçeli, “Siyaset, insanı merkezine alan, toplumsal ağlara ve yönetim ilişkilerine yaslanan, dolaylı ya da dolaysız herkesi ilgilendiren dinamik ve karmaşık bir süreçtir. Siyasetin özü fikir ve projelerin yarışına, bazen de şiddetli rekabetine dayanmaktadır. Çatışmaya girmemiş, görüş ayrılığına düşmemiş bir siyaset hayaldir. Ama bu durum, Thomas Hobbes’in 'Herkesin herkese karşı olduğu’ bir düzen ve sistem şeklinde de görülmemelidir. Siyaset boşluk kaldırmaz, istisnaların hakimiyetine dayanmaz. Eğer siyaset istisnaların virajını alamazsa, tıpkı Platon’un yaklaşımıyla demokrasiden despot çıkaracaktır. Ve böyle bir halde, toplumun kendi kendisini organize etme yeteneği öğütülecek, sonunda da imha olacaktır. Her kürenin bir ağırlık merkezi olduğu gibi, siyasetin de ağırlık merkezi vardır ve o da insanın ta kendisidir” dedi.

“SİYASETİN AMACI HALKA VE HAKK’A HİZMETTİR”

“Bir siyasi partinin iç tartışmaları daha üst bir mutabakata temel teşkil ediyor ve bu tartışmaların belirli bir eşiği aşmasına engel oluyorsa, yükselen tansiyon kanama ve kopma yerine kucaklaşmayla sonuçlanacaktır” diyen Bahçeli, “Türk siyaseti aynı zamanda keskin çatışma ve mücadelelerin de tarihidir. Biliyor ve teyit ediyoruz ki, siyasetin amacı halka ve Hakk’a hizmettir. Bu gözetilmediği ve özümsenmediği müddetçe kaos sevdalılarına her zaman iş çıkacak, gün doğacaktır” şeklinde konuştu.

Ülkenin uzunca süredir siyasal bir kilitlenme ve yozlaşma hali yaşadığını belirten Bahçeli, Türk seçmeninde yaklaşık 50 yıldır yaşanan popülist siyaset-geçim kaygısı ve oya tahvil etme döngüsünün gelenekselleşerek bir politik statüko halini aldığını ifade ederek, bu siyasal patronaj ilişkinin son 14 yılda iyice derinleştiğini kaydetti.

“MHP İÇ BÜNYESİNDEKİ DENGEYİ EMEK VE BEDEL ÖDEYEREK TESİS ETMİŞTİR”

“İçinde bulunduğumuz istikrarsızlık tablosu benimsenen ve takip edilen kusurlu siyaset anlayışının ülkemizi düşürdüğü açmazın ispatından başka bir şey değildir” diyen Bahçeli, şöyle konuştu:

“Tüm itiraz ve aleyhe sürdürülen kara kampanyaya rağmen, Milliyetçi Hareket Partisi iç bünyesindeki siyasal dengeyi emek ve bedel ödeyerek tesis etmiştir. Bugün partimize yönelmiş saldırı ve tahrikler karşısında vakur bir tavır, kendinden emin milli bir duruş gösteriyorsak, bu öncelikle 47 yıllık mücadelenin meşru ve haklı kazanımıdır. Bağımlı siyasete her zaman hayır dedik, millete inandık. İktidar olma uğruna ‘Ülkülerimizi çiğneyin’ diyenlere itiraz ettik, bunlara karşı davamızın ruhuyla duruş gösterdik. Bizim dört şartımızı çok bulan, çok gören; hatta koalisyon kurmaktan korktuğumuzu söyleyenler, gelişmelere bakarak ne kadar haklı olduğumuzu sanıyorum kabulleneceklerdir.

MHP’yi olağanüstü kurultay süreciyle meşgul edenlerin, aslında Türkiye’nin olağanüstü şartlara mahkûm olmasını planlayanlardan başkası olmadığını yüreklice söyledik. İstenen; bizim Türkiye gündeminden kopmamızdır. İstenen; bizim iç meselelere gömülmemizdir. Amaç durgun bir MHP, vurgun yemiş bir Türk milliyetçiliğidir. Çok şükür başaramadılar, asla da başaramayacaklardır.”

“BU OCAĞA HİÇBİR PARALEL EMEL NÜFUZ EDEMEZ”

Milliyetçi Hareket Partisi’nin, siyasi tecrübe körüklenmiş, milliyetçi fikriyatla tutuşturulmuş, fedakarlık ve cefakarlıklarla tüten Türk-İslam ülküsünün şehit ocağı olduğunu söyleyen Bahçeli, “Bu ocağa hiç kimse istikamet çizemez. Bu ocağa hiçbir paralel emel nüfuz edemez. Bu ocak helaldir, dualıdır, ecdadın emanetidir. Faili meçhul cinayetleri kabullenip MHP’ye mal etmek için hazırlık yapanlar elbette bu kutlu hareketi durduramaz, bu büyük hareketi engelleyemez. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi’nin karalanmasına, suçlanmasına, en başta Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in asil ve soylu neferleri izin vermeyecektir” şeklinde konuştu.

“İşte iktidar partisindeki gelişmeler ortadadır. Türkiye’nin çalkalandığı, siyaset ve devlet hayatının sağa sola kontrolsüzce sallandığı bir dönemdeyiz. Gerçeklerin gizlendiği, yenilgilerin zafer diye yutturulduğu bir zamandayız. İstikrar özlemlerinin iktidar kavgalarına kurban gittiğini, huzur beklentilerinin bir başka bahara kaldığını hem görüyor, hem de yaşıyoruz. Milli iradenin haysiyeti, hukukun saydam hükümleri, siyasetin karanlık müzakereleri arasında eriyip gitmektedir” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“SANDIKTAN ÇIKAN BİR BAŞBAKAN’IN 6 AYLIK SÜRENİN SONUNDA TESLİM BAYRAĞINI ÇEKMESİNİ İBRETLE İZLİYORUZ”

“Türkiye’de çok tuhaf gelişmeler, hepimizi yakından ilgilendiren sarsıcı olaylar cereyan etmektedir. Ülkemiz kansız ve silahsız bir hükümet tasfiyesini yaşamaktadır. Sandıktan çıkan bir Başbakan’ın, 1 Kasım’dan itibaren geçen 6 aylık sürenin sonunda teslim bayrağını çekmesini ibretle izliyoruz. Elbette AKP’nin içişlerine karışma gibi bir yanlışın tarafı olmayız. 22 Mayıs’ta yapılacak AKP’nin Olağanüstü Kongresi’nde ne olup biteceğiyle ilgili ahkam kesmemiz de doğru olmayacaktır. Ancak AKP’deki gelişmeler yalnızca bir partinin meselesi de görülmeyecektir. Zira ülkemizin kaderi hali hazırda AKP’nin elindedir. Bu kapsamda ağırlaşan siyasi gündemi görmezden gelemeyiz. Çünkü Türkiye hepimizindir. Bu ülke Türk milletine aittir.”

“DERE GEÇİLİRKEN AT DEĞİŞTİRİLMESİNİN MAHSURLU OLDUĞUNU DA ÇEKİNMEDEN SÖYLERİZ”

Başbakan Davutoğlu’nun hangi zaruri nedenlerle görevini bırakma kararı aldığını merak edip peşine düşeceklerini belirten Bahçeli, “Dere geçilirken at değiştirilmesinin mahsurlu olduğunu da çekinmeden söyleriz. AKP’deki kaynamaların, Genel Başkan ve Başbakan değişiminin oldubittiye getirilmesi, millete rağmen gerçekleştirilmesi tartışmalı bir konudur. Sayın Davutoğlu, Başbakanlığı bir çırpıda bırakmasını millete ve tarihe nasıl anlatacaktır? Davutoğlu’nun üzerini bir kalemde çizenler bu vebalin altından nasıl kalkacaklardır? Merhum Demirel’in şapkamı alır giderim sözüyle, tercihim değildi, zaruretten doğdu diyen Davutoğlu’nun ne farkı vardır? 64. Cumhuriyet Hükümetini fiilen sonlandıran dinamiklerin geri planında neler ve hangi arayışlar hakimdir? Bu soruların cevaplarını aziz milletimiz merak etmektedir” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı’nın AKP üzerindeki yüksek tesiri malumumuzdur. Hatta Sayın Davutoğlu’nun partinin başına getirilmesinde ve Başbakan olmasında belirleyici vasfı ve yönlendirmesi de bilinmektedir” diyen Bahçeli, şu şekilde devam etti:

“Ne var ki Davutoğlu emanetçi olmayacağını söylemişti. Fakat Erdoğan’ın gölgesinden çıkamadı, rüştünü ispat edemedi. Bu nedenle de sürekli vesayet altında kaldı. Kendi duruşunu, kendi siyasetçi kimliğini canlı bir şekilde savunamadı, çok istese de inşa edemedi. İkazen ve altını çizerek ifade ediyorum ki, milli güvenliğimiz kriz geçirmektedir. Siyasi iradedeki muhtemel bir gevşeme, iktidardaki çok boyutlu bir bunalım acı verici sonuçlara davetiye çıkaracaktır.”

“TÜRKİYE’NİN DÜŞÜK PROFİLLİ BİR BAŞBAKAN’LA KAYBEDECEĞİ BİR SANİYESİ BİLE YOKTUR”

MHP lideri Bahçeli, AKP Milletvekili Aydın Ünal’ın Davutoğlu’ndan sonra gelecek Başbakanın düşük profilli olacağına ilişkin sözlerini şu şekilde değerlendirdi:

“Türkiye’nin düşük profilli bir Başbakan’la kaybedeceği bir saniyesi bile yoktur. Türkiye’nin zaafa düşmüş bir hükümete tahammülü artık imkânsızdır. Çünkü yüksek risk ve tehlikeler ülkemizin üzerinden silindir gibi geçebilecektir. Biz asla bir vatan kaybetmek istemiyoruz. Bu itibarla güçlü bir iktidarın varlığını milli bir ödev olarak değerlendiriyoruz. AKP’nin 22 Mayıs Kongresinden sonra, terörle mücadele tavsayacak, Türkiye’nin zayıflaması ve boşluğa düşme ihtimali doğacaksa, Milliyetçi Hareket Partisi’nin bunu seyretmesi şimdiden söylüyorum akla ve milliyetçi şuura tamamen aykırıdır. Bizim artık saray darbesine verilecek 3.Selimi’miz yoktur. Bizim feci akıbetiyle milli hafızada yer etmiş Abdülaziz vakalarını yaşamamıza gerek yoktur. Hele hele siyasi hayatı urganla bitmiş Başbakanları, iradesini tamamen devretmiş devlet veya hükümet başkanlarını görmeye tahammülümüz de olamayacaktır. Aksi halde siyaset orta oyununa dönüşecek ve yeni bir Fetret Devri kaçınılmaz olacaktır.”

BAHÇELİ’DEN SERTİFİKA ALANLARA TAVSİYE

Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 12’nci dönemini tamamlayanlara başarılar dileyerek, bazı tavsiyelerde bulundu. Bahçeli sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Tavsiyem, çalışmaktan bıkmayınız, araştırmaktan uzak durmayınız, zorluklardan yılmayınız. Dünyadaki gelişmeleri, milletimizin değerleri ile buluşturmanın yollarını sürekli arayınız. Yalnızca bizim değil Türk siyasetinin aydınlık fikirlere, yaratıcı düşüncelere, çözüm bulan milli beyinlere, sorun aşan kabiliyetlere ihtiyacı vardır.” (ANKA)

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 07.05.2016 16:03
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol