14 Nisan 2016 Perşembe 09:42
AKP’nin  ‘rant’ hırsı: Ülkenin yarısı maden sahası

Yaşar Aydın - yasaraydin@birgun.net

AKP iktidarları döneminde Türkiye’de yaşanan yağmanın en önemli ayaklarından birini madencilik faaliyeti oluşturdu. Yerin üstünü bitiren AKP gözünü yerin altına da dikti. Son yıllardaki kurulan maden şirketlerinin üçte ikisinin sahiplik ya da ortaklıklarını AKP’li vekil, bakan ya da yöneticiler ile yakınları üstlendi. On yılda verilen maden ruhsatı 20 bini aşarken AKP öncesi 138 olan uluslararası şirket sayısı da bini aştı.

Bu alanda yaşanan değişimlerin en önemlisi Erdoğan’ın başbakanlığındaki AKP hükümeti tarafından çıkarılan “maden kanunu” oldu. Türkiye için stratejik öneme sahip yeraltı kaynakları AKP iktidarı döneminde hızla özelleştirilmeye başlandı. Özelleştirmeleri alanlar da genellikle AKP’ye yakın şirketler oldu. AKP’nin en gözde holdinglerinden olan Cengiz Holding yasa çıkarmaz çıkmaz ETİ Holding’in işletmelerini n tamamına yakınını 2005 yılında bünyesine kattı.

Erdoğan’a geçti AKP’liler coştu

Maden ruhsatlarında bir başka önemli kilometre taşı da 15 Mayıs 2012’de maden ruhsatı verme yetkisinin dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a geçmesi oldu. Bu tarihe kadar yandaş işadamları ile var oldukları maden yatırımlarında bizzat AKP’de aktif siyaset yapanlar görülmeye başlandı. Aralarında AKP’li yöneticiler milletvekilleri, il başkanlarının olduğu onlarca isim maden şirketi kurdu. Soma katliamı sonrası başlayan tartışmalarda aralarında eski bakan Osman Pepe ve çocukları, AKP Milletvekilleri Vahit Kiler, Nuri Uslu, Ali Bayramoğlu, Abdullah Özbey’in ismi sıkça dillendirildi.

AKP döneminde moda olan “havuz” tipi örgütlenme maden sektörüne de sıçradı. İhale takip eden, paylaşan ve görev bölüşümü yapan yaklaşık 150 maden şirketinin iktidara yakın havuzun içinde yer aldığı görüldü. Son beş yıl içerisinde yapılan tüm ihaleler ya bu şirketlere ya da bunların ortağı olduğu yerli-yabancı şirketlere gitti.

Ülke maden sahası

Meralardan yerleşim birimlerine kadar ülkenin büyük bölümü maden sahasına dönüştü. Başvurusu yapılan ruhsatlarda yer alan alanlar, ülkenin yüzölçümünün yarısına yaklaştı. Trabzon, Rize ve Artvin’in yüz ölçümünün yüzde 38’inin maden sahası olduğu rakamlarla ispatlandı.

İşçi ölüyor çevre yok oluyor

Maden alanında deneyimi ve birikimi olmayan, kısa sürede büyük karlar elde etmek isteyen şirketlerin sektöre hakim olması hem işçi yaşamını hem de doğayı tehdit ediyor.
Sadece son on yıla bakıldığında Zonguldak, Soma ve Ermenek’te yüzlerce işçi ranta kurban edildi.
Artvin Cerattepe örneğinde olduğu gibi maden sahaları doğayı da tehdit ediyor.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 14.04.2016 09:42
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol