06 Şubat 2016 Cumartesi 11:43
‘Abi pirzola kartuşum kalmamış bonfile versem!’

TİMUR AKKURT - timur@teknosafari.com - @timurakkurt - www.youtube.com/teknolojiveben

Memphis Meats ekibinin şefi Uma Valeti geçen günlerde geliştirdikleri yeni bir ürünü tanıtarak sosyal medyada büyük ilgi gördü. Gıda sektörü her ülke için çok önemli. Gerek gelir, gerekse piyasa hakimiyeti çok değerli bir alan. Bu gelişme sonucunda gıda devlerinin reaksiyonu ne olur bilinmez ama denilenler yapılabilirse bu çözüm bulunabilir mi? Yazımın başında da dediğim gibi bu tip haberler farklı zamanlarda hep çıktı ve her ne hikmetse bir daha da görünmedi. Yani bu gıda devleri belli ki bu durumdan pek hoşlanmıyorlar diyebiliriz. WFP (Dünya gıda programı) istatistiklerine göre dünyada 800.000.000 insan -ki bu neredeyse dünyadaki her 7 insandan 1’i demek- açlık çekiyor. Dünya Açlık Komitesi’ne göre ise 1.600.000.000’e yakın kişi de -bu da yine dünyadaki her 7 insandan 2’sine yakın bir oran- yokluk sebebiyle et tüketemiyor.

Peki et gibi bir gıda hammadde, kaynak sıkıntısı olmadan nasıl üretebilir? Öyle ya bir inek, bir koyun, bir tavuk olmadan eti nasıl elde edebiliriz? İşte Memphis Meats bu konuda somut çalışmalar yaparak bunu başardığını açıkladı. San Francisco’da bir start up proje bu işe başlayan Uma Valeti ve ekibi, orijinal et hücrelerini kopyalayarak suni eti yaratmayı başardı. Wall Street Journal’a konuşan Valeti, yaklaşık 20 yıl içinde dünya gıda pazarını değiştireceklerini söylüyor. Şu an ellerindeki teknoloji ile bir bifteği ancak 18.000 dolar maliyetle üretebiliyorlar ve gerçeği ile ayırt edilemeyecek kadar lezzetli olduğunda iddialılar.

Bir köfte ise 11 dolara yapılabiliyor. Valeti ve ekibi şimdi geliştirmeler yaparak maliyetleri minimal seviyelere indirmek için yatırımcı arıyorlar. Valeti tanıtımını yaptığı suni köfte için şunları söylüyor; “Tavada duran şu iğrenç şeye iyi bakın, çünkü o dünyayı değiştirecek. Açlığı sonlandıracağız. Herkesin karnı doyacak ve bunu başaracağımızı biliyoruz. 20 sene sonra kimse hayvanları kesmek zorunda kalmayacak, bildiğiniz dünyayla vedalaşmaya hazır olun.”

Haber bu şekilde. Şimdi benim aklıma gelen ilk soru bu eti ben yer miyim?

Açıkçası evet, bilmeden yiyebilirim. Yapılışını izledikten sonra bunu bilerek yemek benim için zor olacaktır. Benim gibi düşünenlerin sayısının hiç de azımsanmayacak olduğunu düşünüyorum. En azından yakın çevreme sorduğumda bu fikre sahip oldum diyebilirim. Hatta eti hayatımdan çıkartırım daha iyi diyenler bile oldu.
bizim için çok önemli bir besin maddesi. Bunu baklagillerden karşılayabiliyoruz tabii ki ama etin yeri de ayrı. Böyle bir yöntemle et üretilebilecek olması, hayvanların kesilmemesini sağlayacak. Bu konuda pek memnun olurum. Avlanmak biz dahil tüm hayvanların ortak noktası. Tek sorun onlar ihtiyaçları kadarını avlayıp karınlarını doyuruyorken bizim soylarını tüketecek kadar avlanmamız. Siz hiç bir aslan gördünüz mü 20 tane büyük başı öldürüp sadece birisini yiyerek diğerlerini ziyan eden? Bir tane avlayıp hep birlikte onu tüketiyorlar. Şimdi diyeceksiniz avlanmak mı kaldı. Haklısınız ama biz besicilik yaparak bu işi hallediyoruz. Besicilik konusunda bu işi doğal yapanlara lafım yok ama 15 günde dev gibi tavuk olmaz. Olamaz. Tüm sistem altüst ediliyor. Hormonu biz büyük bir keyifle yiyerek vücudumuza alıyoruz. Bu yöntemlerin yapay etten hiçbir farklı yok bana göre. Sonra kanser neden arttı? Şimdi böylesine sağlıksız bir dünyada suni et üretilmesi kafaları haliyle çok karıştırıyor. Bununda hilesi hurdası muhakkak olacaktır. O zaman sağlığımız daha çok bozulacak ve iş iyice saçma noktalara gidecek. Bu işler oluşurken etik değerleri kesinlikle çok sağlam olarak baştan belirlemeli.

Şunu söylemek lazım, evet bu tip değişik beslenme sistemlerine bizim yaşlar değil ama çocuklarımızın çocukları alışacak. Bizim bu işi nasıl başlattığımız o nedenle çok önemli. Belli bir süre geçtikten sonra bunu düzeltmek çok zor olacaktır.

Torunlarımızı çok değişik bir gelecek bekliyor. Yemek yemeğe dışarı çıkılması gibi bir kavram belki ortadan kalkacak. Hatta yemek yemek için sofralar kurulmayacak, buzdolapları almamıza gerek kalmayacak. Tabak çanak olayına hiç girmiyorum. Yemek yemeği çok seven ve bunu yapacağım saati dört gözle bekleyen biri olarak o çağı görmek istemiyorum açıkcası. Astronotlar bizim çağımızdan hep biraz ileride yaşarlar. Onların beslenme şekilleri yeni model yemek yeme sistemi olacak gibi görünüyor. Bir hap atacağız o gün için gerekli tüm besinleri alacağız. Bir hap atacağız bağırsak sistemi çalışacak. Hatta ben size söyleyeyim bu bizim evrimimizin değişik bir safhasına geçmemize neden olacak. Nasıl mı? Bağırsak sistemi küçülmeye başlayabilir. 9m gereksiz bir uzunluk olabilir. 50 cm bağırsak boyu belki bizim için yeterli olacak.

Suni et konusuna dönecek olursak. Bir esnaf lokantası düşünün - bas yazıcıdan Timur abime bir antrikot yağsız olsun! ya da garsona siparişimizi verdik aldığımız cevap - abi pirzola kartuşumuz bitti, sipariş verdik yarın gelecek ben sana orta yağlı dana bonfile vereyim, kartuşu taze abi bu sabah geldi!

Bu mu olacak yani? Yemek yemek için yazıcıları kullanarak şekilli etler, ekmekler,patatesler mi yiyeceğiz? Çorba işi nasıl olacak? İyi bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle haftaya görüşürüz.

NOT: Sayfamı hazırladığım sırada son anda gelen bir haberi vereyim. Apple Müzik Türkiye’de hizmete girdi. Dijital müzik piyasası Türkiye’de de karışacak. Epey ekonomik bir fiyatla agresif bir giriş yapan Apple dengeleri değiştirecek mi? Haftaya biraz bu konuda yazarım diye düşünüyorum.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 06.02.2016 11:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177