24 Mart 2016 Perşembe 16:22
81 ilin 41’inde hava kirliliği limiti aştı

SEVİL ASLAN

Kış aylarında tüm dünyada kırmızı alarm seviyesine yükselen hava kirliliğinin Türkiye’deki boyutunu Temiz Hava Hakkı Platformu hazırladığı raporla gözler önüne serdi. Türkiye Hava Kirliliği: Kara Rapor adlı raporda Türkiye’de hava kirliliği ölçümü yapılan tüm istasyonlardan alınan veriler ile Türkiye’deki şehirlerin hava kirliliği belirlendi.

Türkiye’de hava kirliliği ölçümü yapılan tüm istasyonlardan alınan verilere göre hazırlanan raporda şu tespitler öne çıktı:

1- Dünya Sağlık Örgütü hava kalitesi limiti dikkate alındığında Türkiye’de 81 ilin 41’inde bu limitin aşıldığı saptandı.

2- Türkiye’de havası en kirli iller Aksaray, Ağrı ve Muş olarak belirlendi.

Tek temiz Çankırı

3- Dünya Sağlık Örgütü’nün limitlerine uygun 81 il içinde tek il Çankırı oldu.

4- Kömürlü termik santrallar nedeniyle Türkiye’de her yıl en az 2 bin 876 erken ölüm, 4 bin 311 hastaneye yatış ve 637 bin 643 işgünü kaybının yaşandığı belirlendi.

5- Kömürlü termik santralların hastalık ve ölüm nedeniyle yarattığı olumsuz ekonomik yük 2,6-3,6 milyar Avro arasında değişti.

6- Samsun, Bursa, Manisa, İstanbul, Adana, Kayseri ve Bursa’daki istasyonlarda yılda 250 günden fazla süre boyunca hava kirleticilerinde PM10 ‘nün belirlenen limitten fazla ölçüldüğü belirtildi.

7- İstanbul’da kirliliğin en yoğun olduğu yer Esenyurt, en az olduğu yer ise Şile olarak belirlendi.

Bizim için esas olan hayattır

Raporun paylaşıldığı toplantıda konuşan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halksağlığı Anabilim Dalı Prof. Dr. Kayıhan Pala, “Bizim için esas olan hayattır. İfadesini vurguladı. Pala, “Ülkemizde yalnızca SO2 ve PM10 , tüm illerde ölçülüyor fakat diğer hava kirleticilerinin ölçüldüğü il ve istasyon sayısı sınırlıdır. Hükümet hava kirliliğini ölçme konusunda ivedi olarak adım atmalı ve hava kirleticileri için DSÖ tarafından önerilen sınır değerlerin kullanılmasını sağlamak amacıyla yasal düzenleme yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

Türkiye’de hava kirliliğinin özellikle 2015 yılında ciddi artış gösterdiğini vurgulayan Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halksağlığı Anabilim Dalı üyesi Doç. Dr. Çiğdem Çağlayan, “Türkiye’de zaten çevre kirliliği var ve hala yurdun dört bir yanında santral kurmaya çalışıyorlar. Termik santraller başta olmak üzere bunların yapımının durdurulması önemli.” ifadelerini kullandı. Hava kirliliğinin kümülatif etkisine dikkat çeken Çağlayan, “Termik santrallerin ÇED sürecinde kümülatif etki değerlendirildiğinde hiçbir olumlu sonuç çıkarılamayacaktır” İfadelerine yer verdi.

Türkiye’nin hava kirliliği konusundaki yasal mevzuatın DSÖ’nün düzenlemelerinin gerisinde olduğunu vurgulayan Greenpeace Akdeniz Avukatı Deniz Bayram, temiz hava hakkı 2019-2020 hedeflerine ulaşmak için öncelikle kömüre dayalı enerji üretiminden vazgeçilmesi gerektiğini belirtti ve etkili önlemler derhal alınmalı” dedi.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 24.03.2016 16:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol