25 Mayıs 2016 Çarşamba 20:24
65. Hükümet'in görev dağılımı belli oldu

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından onaylanan, Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan 65. Hükümet'te bakanlık görevini yürütecek isimler Beştepe'de toplandı. Saat Türkiye'nin çok partili yaşamında ilk kez Cumhurbaşkanı başkanlığında gerçekleştirilen ve saat 14.00'te başlayan toplantıdan sonra Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş görev dağılımını açıkladı.

65. Hükümet'in sözcüsü Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şöyle:

"64. Hükümetin başbakanı olarak Türkiye’ye önemli hizmetler yapmış olan, Sayın Ahmet Davutoğlu’na şükranlarımızı sunuyoruz. Zor bir süreçte başbakanlık yaptı, fedakarca çalışmaları sonucunda anılacak bir başbakan olarak anıldı. Bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında yeni hükümetin programı üzerinde detaylı görüşmeler yapıldı. Hükümetin öncelikleriyle ilgili çok önemli bir müzakere yapıldı.

Toplantıda sayın başbakanlığın uktedisinde olan görevlendirmeler yapıldı.

Görevlendirmeler şu şekilde:

Başbakan Binali Yıldırım'a bağlı olan kurumlar: Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT, TOKİ, Basın Yayın Enformasyon Genel Başkanlığı

Mehmet Şimşek'e bağlı kurumlar: Hazine, Merkez Bankası, Kamu Bankalarından sorumlu

Nurettin Canikli'ye bağlı kurumlar: SPK, BDDK, TMSF'den sorumlu

Numan Kurtulmuş'a bağlı kurumlar: Hükümet Sözcülüğü, Danıştay ile ilgili ilişkiler ve TRT, A.A. ile RTÜK'ten sorumlu.

Veysi Kaynak: TİKA ve İnsan Hakları Kurulları'ndan Sorumlu

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Numan Kurtulmuş, CHP Grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan'a sarf edilen "küfür ve hakaretlerin" kabul edilemeyeceğini söyledi.

Dokunulmazlıkların kaldırılması

"Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili kamuoyunun beklentisi var. Doğal olarak parlamentoya yansıdı ve 374 milletvekilinin oyuyla dokunulmazlıkların tamamı kaldırılmış oldu. TBMM yasama faaliyeti bakımından üzerine düşeni yapmıştır. Pay sahibi olanları tebrik ediyorum. Bundan sonra herhangi bir milletvekili bireysel başvuru hakkını kullanması yasal haktır. AYM’ye bireysel başvuru yolunu AK Parti açtı. Her bir dosya ile ilgili karar verebilir. Dokunulmazlık dosyasıyla ilgili verilecek karar bu dosyaların açılacağı mahkemeleri ilgilendiren bir husustur. Böyle TBMM başından itibaren söylediğimiz siyasi sorumluluğu kendi üstüne almadan milletin beklentilerini karşılamıştır. Bundan sonraki süreçte ilgili mahkemelere gidecek ve karar verilecek. Mahkemenin ne karar vereceğini bilmiyoruz. AYM’nin bireysel talepleri değerlendirmesi başka konudur. Uygun olup olmadığı da AYM’nin kendi alacağı karardır. Dosyanın kararıyla ilgili karar vermek AYM’nin değil, mahkemelerin kararıdır.

Özdemir Sabancı suikasti

Türkiye’de işlenmiş olan bir suçtan dolayı tabi olan suçtan dolayı suçlunun suçu olduğu yerde yargılanmasıdır. Hükümet sözcüsü olarak da bu görüşümüzü tekrarlıyoruz. Fehriye Erdal’ın önemli bir suikastın Türkiye’de yargılanması en doğal durumdur. Fehriye Erdal’ın iadesi dostluğun, hukukun gereğidir.

Diyanet İşleri

Kurulların tamamı başbakanlığa bağlıdır. Bu kurumların hangisi bizzat başbakan yönetecek, hangilerini yardımcı yönetecek her Bakanlar Kurulu kurulduktan sonra konuşulur. Türkiye’de klasikleşmiş anlayışlardan birisidir. 63 ve 64. hükümette başbakan kendisine bağlamıştı Diyanet İşleri. Bu hükümette bu şekilde uygun görülmüştür.

Yeni anayasa tartışmaları

Anayasa meselesinde eğip bükmeden konuşuyoruz. Biz başından itibaren diyoruz ki diğer siyasi partilerle bu anayasa çerçevesinde kendi görüşlerini getirsinler koysunlar. Tartışalım. Türkiye daha iyi nasıl yönetilir, hem yönetim sistemi bakımından, denge mekanizmaları bakımından, kamu reformları alanında anayasa perspektifi nedir ortaya koyalım. Anayasa meselesi gündemi masaya geldiği zaman, başkanlık teklif ediyoruz başka parti yarı başkanlığı teklif edebilir ya da başka formül koyabilir. Bu tekliflere kulakları tıkayarak, bunları gündeme getirmeyiz demek kabul edilebilir değildir. Herkes masaya görüşlerini getirir, millet tarafından karşılık bulursa sonuçlanır. Anayasadaki değişiklik tekliflerinin muhattabı millettir. Hiç kimsenin de kendisini millet yerine koyma hakkı yoktur. Böyle bir mesele söz konusu olduğunda kan üzerinden kurulan cümlelerle anayasa değişikliğine taraf olmak demokratik değildir, izah edilemez. Her parti ile diyaloga açık olduğumuzu ifade ediyoruz. Ortaya çıkar, milletçe kabul edilir, eyvallah. Millet kabul etmeze söylenecek söz yoktur.

CHP Grubu'nda, Cumhurbaşkanı'na yönelik sözler

Ana muhalefet partisinin grup toplantısında Cumhurbaşkanına ağza alınmayacak küfürlerle hakaretlerin yapılması kabul edilemez. Hiçbir vicdan, akıl, insan kabul etmez. Bu hakaretler yapılırken ana muhalefet partisinin başındaki zat sanki küfürleri onaylıyormuşçasına sessiz kalması siyasi teamül bakımından kabul edilemez. Demokraside siyasi rakip olmak başka, hasım olmak başka ama siyaseti bu kadar seviyesiz, edepsiz, düşük seviyede yapmak başka bir şeydir. Siyasi görüşlerimiz bağlamında en ağır şeyleri söyleyebiliriz. Sayın Cumhurbaşkanımıza karşı hakaretlere sessiz kalınması kabul edilemez.

Kaynak: Birgun.net
Son Güncelleme: 25.05.2016 20:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol