11 Ocak 2014 Cumartesi 00:51
Zahide Uçar: F Çeteyi Aklamaya Soyunan Muhalefet
 Zavallı muhalefet tel tel dökülüyor. Kaş yapayım derken göz çıkarıyorlar. Sözüm ona muhalefet yapacaklar ya? Erdoğan’ın çöplerine sahip çıkmayı muhalefet etmek sanıyor garipler.

Polisler görevden alınırken, görev yerleri değiştirilirken “çıkmayan sesiyle” önce Bahçeli Gürledi;
“Polisler sahipsiz değil…”

Ne garip değil mi?

Bugün kumpas kuranların bile itiraf ettiği o Bizans mahkemelerinde insanların hayatları karartılırken, Bizans basınının üç kuruş etmeyen alçakları “Türk kalmakta diretenleri” en aşağılık iftiralarla linç ederken,

İnsanlar zindandan tabuta yollanırken seyrettiniz.

Size Papa Eftim’i hatırlatayım;

Fener Patrikhanesinin dini siyasete alet ettiğini fark etmesinden sonra 65 yıl onlarla mücadele eden Papa Eftim,

Milli mücadele yıllarında Fener Patrikhanesi’nin ihanetini protesto etmiş ve milli mücadeleye katılma kararı almış olan Papa Eftim,

72 kilisenin vekili olan Eftim’in bu davranışı, İstanbul Hükümeti’nce zararlı görüldüğünden derhal tutuklanması emredilmişti!

“Ben Türk dostu değil, Türkoğlu Türk Eftim’im” diyen Papa Eftim,

İşte o Eftim’in torunu Sevgi Erenerol, yeni İstanbul Hükümeti’nin ayarladığı bir yargı tarafından 2008 yılında rehin alındı.

Ergenekon Savcısı, Türk Ortodoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol‘a davada ne sordu biliyor musunuz?

“Siz nasıl Hıristiyansınız, Hz. İsa’dan çok Atatürk’ten bahsediyorsunuz!”

Sayın Bahçeli, sizi o zaman da ortalarda görememiştik.

Türk Ordusu darmadağın edilirken,

Milli kahramanlar intihar ederken,

Hukuka saygılı olanlardan birisi de sizdiniz. O zaman Ordu sahipsiz değil, bu millet sahipsiz değil diye “çıkmayan sesinizle” bir gürlemenizi duyamamıştık.

Şimdi; sürülen, görevden alınan polislerin ailelerini düşünür olmuşsunuz(!).. Siz 2007’den bu yana CİA yargısı kullanılarak perişan edilen aileleri hiç dile getirdiniz mi? Silivri çadırlarını, Vardiya Bizde Platformlarını bilir misiniz Bay Bahçeli?

Kahramanlık madalyası olan, dizinden aşağısını PKK ile mücadele ederken kaybeden gazimiz Abdülkerim Kırcı dayanamayıp İntihar etti. Ali Tatar, ailesine en aşağılığından namus iftiraları atıldı. Sahi, sizin aklınıza bu insanların ailesini ziyaret etmek geldi mi?

Ya Kılıçdaroğlu?

Zavallılık üzerinden dökülüyor.

Kılıçdaroğlu Savcı Öz’ün “tehdit edildim” iddiasına sahip çıkıyor ve;
“Zekeriya Öz uzun yıllar devlet hizmeti görmüş, devlete hizmet vermiş birisi. Yalan söylemesine gerek yok.” Diyor.

Böylece Savcı Öz ve BTÖ(Beşiktaş Terör Örgütü) diye adlandırılan polis kimlikli çeteyi aklıyor. Yazıklar olsun!!.
Kılıçdaroğlu bu sözüyle CHP milletvekili olan Balbay, Haberal, Sinan Aygün’e yapılan terör örgütü elemanı suçlamasını kabul etmiş oluyor.

Şaşkın ördek geri geri yüzermiş, o misal…

Erdoğan’a muhalefet edeyim derken, Savcı Öz gibi hukukun bütün kurallarını çiğnemiş, PKK’lıları, tecavüzcüleri, kadın satıcılarını gizli tanık yapan bir şahsı aklıyor.

Alkış, alkış, alkış Kılçık-taroğlu(!)..

Erdoğan’ın suyunu sıkana kadar kullanıp çöpe attığı şahısları aklamak da tel tel dökülen zavallı muhalefete kaldı.

Çöp toplayan muhalefet…

Herkes gideceği adresi biliyor.

Sahip çıktıkları çete; ahlaki bütün kuralları, dini bütün değerleri ayakları altında çiğnemiş bir çetedir. CİA ile birlikte Türk Milletine tuzak kurmuş bir çete.

Ocakları söndürmüş, yabancı bir devletin istihbaratı ile birlikte millete psikolojik savaş yürütmüş, devlet sırrı olan bilgileri ortalığa saçmışlardır.

Adamsanız; bu acımasız çeteye acıyacağınıza, içeride öldürülen Fatih Hilmioğlu’na, Gazi Üsteğmen Serdar Öztürk’e sahip çıkın. Öldürülmelerine engel olun.

Öncü işgal güçleri çıkar kavgası yapıyor. Kuva-i İnzibatiye(Kuva-i Milliye ile savaşan, İngilizlerin maaş ve lojistik desteğini alan hilafet ordusu) içindeki çatlak savaşa dönüşmüş. İki taraf gırtlağına kadar suça batmış. Halka bu durumu göstermekle görevli muhalefet, suçlu bir şebeke üzerinden diğer suçluyu aklıyor. Hay sizin muhalefetinize tüküreyim ben.

Ey Türk Milleti; baştan aşağı gayrimeşru olan bir yapıyı meşrulaştırmayı görev edinen bu sefilliği iyi izleyin!!.

Yalçın Küçük yeni yazısında Kılıçdaroğlu’na “Garboçov” diyor. Belki de son zamanların en isabetli yakıştırması bu isim.

Kılıçdaroğlu’nun içinde bir Tunceli, kendi sözüyle Dersim kini vardır. Dersim konusunda kendi partisinden Onur Öymen’e içinde bastırdığı duygularını kusmuştu. Bu tür insanlar ne kadar mülayim görünürse görünsün, devletle sorunludur.
Türkiye’nin parçalanması projesinde Kılıçdaroğlu “Garboçov” rolünü üstlenebilir mi?

AKP’nin bütün ihanetlerine destek olan bir takım eski tüfek solcuları bir hatırlayın. Hepsi Devletle sorunludur. Devlete olan düşmanlıklarını Erdoğan’ın cumhuriyet düşmanlığıyla birleştirdiler.

Devletle sorunlu insanlar o devleti yönetemez. Onbir Yıldır AKP diktatoryasında bu durumu net olarak gördük, yaşadık.

Şimdi çöpleri karıştıran muhalefet, hiçbir ahlaki kural tanımayan bir şebekeyi aklamaya kalkıyor.

Oysa onlar bütün cinayetleri birlikte işledi. Bütün ihanetleri birlikte yaptı. 2014 yılına geldiğimiz onbir yıllık süreçte her ikisi de öncü işgal gücü gibi davrandı.

Hangisine sahip çıksanız, yapılan ihanetin ve cinayetlerin ortağı olacaksınız!!.

Seyrederek zaten olmuştunuz.

Suçlulardan birine sahip çıkmaktan başka bir çözüm üretmeyi akıl edemeyen zavallı muhalefet…

Siz çoktan Haliçteki Simonlara katılmışsınız…

Ne diyelim?

Yolunuza Savcı Öz, kısmetinize BTÖ polisi çıksın inşallah… Gizli tanığınız Şemdin Sakık, imzasız mektup yollayanınız Osman’ın olsun. Kanada’daki Haham Tuncay Güney mektup arkadaşınız, Sedat S. Haşıloğlu uyuyan savcınız olsun. Savunma hakkınız elinizden alınsın, savunma yaptınız diye ceza alasınız inşallah… Avukatınız tutuklansın, telefonlarınıza terör örgütlerinin telefonları yüklensin, sehvene uğrayasınız inşallah…

Amiiin!!.

10 Ocak 2014

İLK KURŞUN

Son Güncelleme: 11.01.2014 01:24
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177