04 Ekim 2013 Cuma 10:25
'Yetmez ama evet'e son!
Başbakan’ın, çok uzun süredir açıklanması beklenen ve hafta başında açıkladığı ‘reform paketi’nin ‘eksik’ ve ‘yetersiz’ olduğu konusunda neredeyse bir ‘konsensüs’ mevcut. İktidara destek korosunun farklı seslerinden tek birisi bile, paketi ‘mükemmel’ bulduğunu ilan etmedi. 

Durum buyken, ilan edilmiş olan bu ‘reform paketi’ne ilişkin olarak ‘eyetmez ama evet’ tavrının geçerliliği olabilir mi?
Olmaması gerekir. 2010 yılının 12 Eylülü’ndeki anayasa değişikliği referandumu sırasında geçerli olabilecek olan bu ‘slogan’, üç yıl sonraki ‘reform paketi’ için geçerli olamaz; olmamalıdır.

2010 tarihindeki anayasa referandumunun en önemli veçhesi, Türkiye’de on yıllardır dolaşımda olan ve ‘kullanma tarihinin geçmiş’ olması gereken ‘askeri vesayet sistemi’nin en son ‘direnme noktaları’nın başında gelen ‘yargı’ ile ilgiliydi. Daha doğrusu, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) ve ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin yapısının yeniden düzenlenmesiyle.

Türkiye’nin, cumhurbaşkanlığı seçimine ‘askeri müdahale’den geçmiş ve aynı yıl 2007 yılında yüzde 47 ile iktidar olmuş bir siyasi partiyi ‘yargı marifetiyle’ 2008 yılında kapatmaya kalkışan bir ülke olduğu ‘arka planı’nı unutarak, bu kaba anti-demokratik karakterini bir yana atarak, 2010’da alınmış olan ‘yetmez ama evet’ tavrı hakkında hüküm verilemez.

Ancak öylesine bir ‘arka plan’ göz önüne alındıktan sonra, 2010’da yargıdaki yeni düzenleme şartıyla eksik ve yetersiz ‘Anayasa değişiklik paketi’ne ‘yetmez ama evet’ sloganıyla destek vermek açıklanabilir ve anlaşılabilir.

Bununla birlikte, ‘yargı’da yapılan düzenlemelerin beklenileni vermediği de ortadadır. Dolayısıyla bugünden geriye bakıp 2010’da ‘yetmez ama evet’in doğruluğu tartışılır hale gelmişken, Taksim-Gezi olaylarının ardından, onun gözler önüne serdiği ‘demokrasi açığı’ ve ‘polis rejimine kayış sinyalleri’nin alındığı 2013 yılında herhangi bir ‘reform paketi’ne ‘yetmez ama evet’ tavrı almak mecburiyeti yoktur. Hatta, bundan sonra ‘yetmez ama evet’in Türkiye siyasi gündeminden çıkarılması, ‘demokratikleşme’nin gerçekten selameti açısından şarttır.
Aksi halde, “Bu paket ilk olmadığı gibi son da olmayacaktır” iksiriyle Ak Parti iktidarı, bir ‘yetmez ama evet’ tiryakiliğine yol açacak ve ülkenin demokrat insanları her aşamada, bir sonraki aşamada ‘daha iyisi’nin gelebileceği hesabıyla, Ak Parti iktidarının kuyruğunda, onun ‘gönüllü propagandistleri’ olarak avare (kimileri açısından ise hayli kazançlı) bir ömür süreceklerdir.
Böyle şey olmaz. Bu nedenle bundan sonra ‘yetmez ama evet’ de olmaz. Adam gibi ‘demokratikleşme paketi’ çıkartın, desteklensin. ‘Yeterli’ olduğu için...

Radikal

Cengiz Çandar'ın yazısının tamamını okumak için tıklayınız.

Son Güncelleme: 04.10.2013 10:28
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177