07 Eylül 2011 Çarşamba 06:32
Tutuklama kararları doğru sorun uzun yargılamada
YARGININ yapısının değişmesinden sonra yapılan ilk adli yıl açılış töreni, hükümet ile yargı arasında önceki yıllarda yaşanan gerilimin geride kaldığını gösterdi. Açılış törenine Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere iktidar kanadı yoğun ilgi gösterdi. Yargıtay Başkanı Nazım Kaynak Yargıtay’ın bugün 5 ayrı binada hizmet verdiğini ve fiziki koşullarının “had safhada yetersiz” olduğunu söyledi. Bu konuda yaptıkları girişimler sonunda Yargıtay’ın saygınlığına uygun ve adalet hizmetini karşılayacak nitelikte yeni bir hizmet binasının yapımı için Başbakan Erdoğan’ın ilgili kurumlara gerekli talimatı verdiğini bildirdi. Kaynak, bu konudaki duyarlılığı için şahsı ve kurumu adına Erdoğan’a teşekkür etti. Kaynak’ın konuşması özetle şöyle:

ANALAR AĞLAMASIN:

Terör, bir insanlık suçudur. Teröre karşı tüm devletlerin birlikte mücadele etmeleri zorunluluktur. Anayasa’nın değiştirilemez 3. maddesinde “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür” denilmiştir. Kuruluş yıllarında Atatürk, milleti “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye Halkına Türk Milleti denir” biçiminde tanımlamıştır. Anayasa’nın 66/1. maddesi “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı bulunan herkes Türk’tür” hükmüne yer vermiştir. Her iki tanımda da Türk sözcüğünün etnik anlamda kullanılmadığı, ülke üzerinde yaşayan bütün bireyleri kapsadığı görülmektedir. Türk Milleti kavramı ırka, dine ve etnik kökene dayanmamakta, bireyler arasında ayrım kabul etmemektedir. Geleceğin, anaların ağlamadığı günler temenni ediyorum.

AİHM’DE ÇOK MAHKUMUZ:

2010’da AİHM kararları nedeniyle ödediğimiz tazminat 25 milyon Euro civarındadır. Yargının sorunlarının en büyüğü ve en acili, davaların makul sürede bitirilememesidir. Yargının hızlandırılması tek başına yargının başarabileceği bir iş değildir. Başta yargının doğrudan yardımcısı olan kurumlar olmak üzere bütün kurumlara büyük görevler düşmektedir. İletişimin denetlenmesi, gizli görevli kullanma ve teknik izlemeye ancak kuvvetli şüphenin bulunduğu fakat başka şekilde delil elde etme imkânı bulunmayan hallerde, son çare olarak başvurulmalıdır.

TUTUKLAMALAR:

Koruma tedbirlerinin en ağırı tutuklamadır. Gerekmediği halde koruma tedbirlerine başvurmak insan hakları bakımından ne kadar yanlış ise; gerektiğinde bu tedbirleri uygulamamak da soruşturma ve davanın selâmeti açışından sakıncalı sonuçlar doğurabilir. 2005’de yürürlüğe giren CMK, koruma tedbirleri yönünden oldukça modern bir sistem getirmiştir. Tutuklu sayısının başka ülkelerle kıyaslandığında hükümlü sayısına göre fazla olmasının nedeni tutuklamanın hatalı uygulamasından çok iş yoğunluğu ve davaların makul sürede bitirilememesidir. Yargının yavaş işlemesi sorunu göz önünde tutulmadan salt tutuklama sürelerinden yola çıkılarak uzun tutukluluk sorununa çözüm aramak, öngörülemeyen sakıncalı başka sonuçlara sebebiyet verebilecektir. Kanundaki süre sınırlamasından sonra yapılan tahliyeler nedeniyle Yargıtay’a yöneltilen haksız eleştiriler hafızalardadır. AİHM’in uzun tutukluluk nedeniyle verdiği ihlal kararları var ise de 31 Aralık 2010’da yürürlüğe giren tutuklama süreleri ile sorun büyük ölçüde çözüme kavuşmuştur. Bu düzenleme ile ağır cezalık işlerdeki tutukluluk süreleri 2, uzatma halinde 5 yılla sınırlandırılmıştır. 250. madde (devlete karşı işlenen suçlar) kapsamındakiise 2 katı (10 yıl) olarak uygulanacaktır.

YENİ ANAYASA:

Yeni Anayasa; toplumun beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayan, demokratik standartlara uygun, temel hak ve özgürlükleri koruyan, çoğulcu, insan hakları ilkesini önde tutan bir anlayışla hazırlanmalı. Yargıyla ilgili değişikliklerde mahkemeler, HSYK, barolar ve üniversitelerin görüşleri alınmalıdır. Yargıtay’daki iş yükünün artmış olması, kesinlikle Yargıtay mensuplarının çalışma yoğunluğu ile ilgili değildir. Yargıtay binaları 7 gün 24 saat açıktır, özellikle tetkik hâkimlerinin iş yerinde çalışmakla yetinmeyip, dosyaları evlerine götürdükleri, hafta sonları ve mesai saatleri dışında da çalıştıkları malumdur. Buna rağmen iş sayısı azalmamakta, sürekli artmaktadır. Bununla birlikte, sorunların çözümü yönünde önemli adımlar atıldığını da belirtmek isterim.

Başkan’ın önerisi: Temyiz olmasa

Başkan Kaynak, Yargıtay’ın iş yükünün azaltılması için temyize gelen dava sayısının azaltılmasına yönelik düzenlemeler yapılmasını istedi. Bu düzenleme istekleri arasında “Ceza davalarında aleyhe bozma yasağının kaldırılması” da yer aldı. Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan bu ilkenin kaldırılması halinde, bir sanık kendisine verilen cezanın bozulması için Yargıtay’a başvuru yaptığında, savcı ya da suçtan zarar gören kararı temyiz etmemiş olsa bile, daha ağır bir cezayla karşı karşıya kalabilecek. Bu ilkenin kaldırılmasıyla sanıkların bu korku yüzünden haklarında verilen cezayı temyize götürmemeleri hedefleniyor.

Tören ATO’da oldu polis bandosu karşıladı

- Yargıtay Başkanı Kaynak, kongre salonu girişinde konukları, Yargıtay Başsavcısı Hasan Erbil, Yargıtay Başkanvekilleri İhsan Akçin, Erdal Sanlı, Yargıtay Genel Sekreteri Aydın Boşgelmez ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar ile birlikte karşıladı.

- Karşılama heyeti Başbakan Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Gül’ü ise binanın avlusuna çıkarak karşıladı.

- Konukların karşılandığı yerde polis bandosu da “Bitliste Beş Minare, Köylü Güzeli” gibi türküleri çalarak karşılamaya eşlik etti.

- Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı ’nın söylenmesinin ardından TRT Çok Sesli Gençlik Korosu bir dinleti verdi. Koro, “Malatya”, “Hüdayda” gibi hareketli türkülerin yanı sıra “Yemen Türküsü” ve Bulgarca bir türkü de seslendirdi.

- Yargıtay Başkanı Kaynak konuşması sırasında kürsünün üzerinde bulunan bardağı düşürerek kırdı.

- Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Erdoğan ve bakanlar törenden sonra bir odaya geçerek Yargıtay yönetimi ile sohbet etti.

- Adli yıl açılış töreni ilk defa Yargıtay binası dışında, Ankara Ticaret Odası’nın kongre merkezinde yapıldı.

- Yargıtay yönetimi, TBMM bahçesinde yapalacağı açıklanan geleneksel Adli Yıl Resepsiyonu’nu terör olayları ve Somali’deki durum nedeniyle bu yıl iptal etti.

- Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun boykot çağrısının aksine törene yüksek bir katılım olduğu gözlendi.




Vatan
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177