banner237
banner241
Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
28 Mart 2018 Çarşamba 11:22
Türkiye büyümede OECD ikinciliğine hazırlanıyor

İSTANBUL - Belgin Yakışan/Murat Birinci

Türkiye, 2017 için öngörülen büyüme oranını yakalaması durumunda, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ikinciliğe yerleşecek, dünyanın üretim motoru Çin'i de geride bırakacak.

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile OECD verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye ekonomisi geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 5,3'lük, ikinci çeyreğinde yüze 5,4'lük ve üçüncü çeyreğinde ise yüzde 11,1'lik büyüme kaydetti.

Öncü veriler dikkate alındığında, geçen yılın son çeyreğinde de söz konusu performansın sürmesi bekleniyor. Bu doğrultuda AA Finans tarafından gerçekleştirilen beklenti anketine katılan ekonomistler, Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH) artışının 2017'nin son çeyreğinde yüzde 7,1 ve yılın tamamında ise yüzde 7,3 olmasını öngörüyor.

Söz konusu beklentilerin gerçekleşmesi durumunda, Türkiye'nin 34 üyeli OECD ülkeleri arasında İrlanda'nın ardından ikinciliğe yerleşmesi bekleniyor. Öte yandan dünyanın üretim motoru konumundaki Çin'i bile geride bırakacak.

"Global büyüme ortamının olumluya döndü"

AA muhabirine konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan DenizBank Yatırım Hizmetleri Grubu Stratejisti Orkun Gödek geçen yılın küresel kriz sonrasında uzun bir aranın ardından global çapta büyüme senkronizasyonunun sağlandığı bir performans olarak hatırlanacağını söyledi.

Genele yayılır bir şekilde artan kapasite kullanım oranı, Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) ve sanayi üretim verilerinin, iç tüketimdeki momentum ile desteklendiğinde global büyüme ortamının olumluya döndüğünü anlatan Gödek, şunları kaydetti:

"Öte yandan içeride devreye sokulan teşviklerin etkisi artan ihracatla desteklenince yıllık büyüme rakamının yüzde 7'lere ulaşmasını bekliyoruz. 2018'de ise kredi artış hızının normale dönmesi ve ithalatın nispeten gerilemesi beklentisi ile şu an için yıllık yüzde 4,2 olan büyüme beklentimizi muhafaza ediyoruz. Şubat ayı verileri gösteriyor ki global büyümede henüz bir gerileme durumu söz konusu değil. PMI rakamlarının yüksek seviyelerden kısmen azalması yıl başlangıcında stokları azaltma isteği olabilir ancak momentumun korunduğu kanaatindeyiz."

"Büyüme üretim odaklı görünüm çizebilir"

VakıfBank Ekonomik Araştırmalar Müdürü Cem Eroğlu ise yarın açıklanacak 4.çeyrek büyümesinin güçlü bir görünüm sergilemesini ve 2017 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 7,2 büyümesini beklediklerini söyledi.

Ayrıca son günlerde yetkililerden gelen açıklamaların yıllık büyüme oranının yüzde 7,2 seviyesinin üzerinde gelebileceğine işaret ettiğini belirten Eroğlu, "2017'de Kredi Garanti Fonu (KGF) ve baz etkisiyle güçlü bir görünüm sergileyen büyümenin özellikle açıklanması beklenen yatırım odaklı teşvik paketinin de desteğiyle, 2018 yılında da güçlü görünümünü sürdürmesini ve Türkiye ekonomisinin 2018 yılında yüzde 5,5 civarlarında büyümesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Eroğlu, 2017'de geçmiş yıllara benzer şekilde büyüme kompozisyonun ağırlıklı olarak tüketim harcamaları tarafından desteklendiği görülürken, hükümet tarafından beklenen yatırım ve ihracat teşvikleri ile büyümenin 2018 yılında üretim odaklı bir görünüm çizmesini beklediklerini dile getirdi.

Yarın açıklanacak 4.çeyrek büyüme verisinin beklentilere paralel gelmesi durumunda cari açık/GSYH oranının yüzde 5,5 civarlarında gerçekleşebileceğini aktaran Eroğlu, altın ticaretinin 2017 yılı cari açığı üzerinde belirleyici bir etken olduğunu söyledi.

Eroğlu, şunları kaydetti:

"2016 yılında 1,8 milyar dolar fazla veren altın ticareti 2017 yılına gelindiğinde 10 milyar dolar açık verdi. 2017 yılındaki bu tutarın ne kadarının parasal olmayan altın ticaretinden geldiği net olarak bilinmekektedir. Bununla birlikte bu yıl altın ticaretinin 2017 yılına benzer şekilde olmayacağı düşünüldüğünde cari açığın 2017 yılına yakın gerçekleşmesini bekliyoruz. Söz konusu beklentimizin gerçekleşmesi halinde cari açık/GSYH oranının 2017 yılına kıyasla gerilemesi muhtemel görünüyor."

"Bu yıl büyüme yüzde 4 civarında olabilir"

Türk Ekonomi Bankası (TEB) Finansal Piyasalar Strateji Müdürü Erkin Işık da geçen yıl özellikle KGF'nin desteğiyle GSYH büyüme hızının yüzde 7,2 seviyesine yükselebileceğini belirtti.

Bu büyümenin yarıdan fazlasının iç talepten kaynaklandığını ifade eden Işık, sabit sermaye yatırımları ve net ihracatın da belirgin katkısının olduğuna dikkati çekti.

Işık, sabit sermaye yatırımlarının daha çok inşaat ağırlıklı olsa da, kapasite kullanım oranlarının çok yüksek seviyelere çıkmasıyla üçüncü çeyrekten itibaren makina-teçhizat yatırımlarında da toparlanma gözlendiğinin altını çizdi.

Yüksek büyüme oranı ve enerji fiyatlarındaki artış ile altın hariç carı açığın milli hasılaya oranının geçen yıl yüzde 4,6 ile 2015 ortasından beri en yüksek seviyesine çıktığına işaret eden Işık, "Gelişmiş ülke merkez bankalarının parasal duruşlarını sıkılaştırmaları veya daha az destekleyici hale getirmeleri ile global likidite şartlarında yaşanan kötüleşme, büyüme üzerinde aşağı yönde riskleri artırmaktadır. Ayrıca KGF desteğinin geçen yılki boyutlarda olmaması ve kredi büyüme hızındaki yavaşlama ile 2018 yılında büyüme hızının yüzde 4 civarına gerileyeceğini öngörüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"2018 için büyüme tahminimiz yüzde 4 seviyesinde"

Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı ise, geçen yılın yüzde 7,9 gibi oldukça güçlü bir büyüme oranıyla tamamlanacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Büyüme modelinde, özel tüketim harcamalarının ön planda olmaya devam ettiğine dikkati çeken Tokalı, "Yatırım harcamalarında toparlanma da büyümenin sürdürülebilirliği açısından olumlu görünüm yaratıyor. Büyümeye kamu desteği devam ederken, bu yıl bu desteğin biraz daha ılımlı olmasını bekleyebiliriz. Özellikle, cari açıktaki artış ve enflasyondaki yüksek seyir maliye politikası desteğinin daha temkinli sürdürülmesine neden olabilir. Küresel koşulların destekleyici yanı da normalleşme baskıları karşısında, ılımlı da olsa zayıflıyor. Bu çerçevede, bu yıl için büyüme tahminimiz yüzde 4 seviyesinde." diye konuştu.

"Çok ciddi bir büyüme performansı sergilendi"

Şekerbank Başekonomisti Gülay Elif Girgin ise geçen yıl Türkiye'nin yüzde 7 ile yüzde 7,5 arasında bir büyüme performansı göstermesinin beklendiğini bildirdi.

Diğer ülkelerle karşılaştırıldığı zaman çok ciddi bir büyüme performansının sergilendiğini vurgulayan Girgin, şunları ifade etti:

"2018'e bakıldığında ise doğal olarak biraz yavaşlama ile yüzde 5 seviyelerinde bir büyüme oranı genel beklenti olarak ifade edilebilir. Her ne kadar manşet büyüme rakamı önemli olsa da alt kalemler ve bu anlamda büyümenin kalitesi ve sürdürülebilirliği de önemli bir husustur. 2017'de Kredi Garanti Fonu'nun desteğiyle yatırımlarda görülen ivmelenme ve net ihracat ile sağlanan büyüme oranı Türkiye gibi gelişmekte olan bir ekonomi ve de ciddi genç nüfusu olan bir ülke için sürdürülebilir büyümenin temel koşuludur."

"2017'de büyüme kompozisyonu oldukça dengeli oldu"

QNB Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı da son çeyrek verisinin açıklanmasıyla birlikte 2017 yılı büyümesinin yüzde 7,3 civarında gerçekleşmesini beklediğini söyledi.

Geçmiş döneme dair veri güncellemelerinin ufak farklar oluşturabileceğini belirten Kanlı, 2018 yılında ise yüzde 4,5-5 arası bir büyüme öngördüğünü ifade etti.

Kanlı, 2017'de büyüme kompozisyonu oldukça dengeli olduğunu dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Özel tüketim çoğu zaman olduğu gibi yine en büyük katkıda bulundu. Diğer taraftan, mal ve hizmet ihracatı da oldukça güçlüydü ve net ihracatın büyümeye katkısı müspet yönde oldu. Tüm bunlara ek olarak, uzunca bir sürenin ardından yatırım talebinde de önemli bir toparlanma gördük ve bu kalem de büyümeye ciddi katkıda bulundu. Ancak bu noktada bir uyarıda bulunmak gerek. Yeni GSYH serisinde özel sektör ve kamu sektörünün yatırım talebini ayrıştıramıyoruz."

Burak Kanlı, cari açıkta son dönemde görülen sert yükselişlerin büyümeye aşağı yönlü etkide bulabileceğini söyledi. Hızla yükselen cari açığın aslında genel olarak hızla yaratılan borç ve hızla ortaya çıkan ithal mal talebi demek olduğunu belirten Kanlı, "Bunun sonucunda da ekonomik birimler borçlanma ve talep konularında soluklanma isteği duyabilirler. Bunu da önümüzdeki dönemde görmemiz olası." ifadesini kullandı.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 28.03.2018 11:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol