05 Eylül 2011 Pazartesi 11:05
Testereyle Cam Silmek!

Öyküde olduğu gibi insanın alnına

konan sineği kayayla ezmeye kalkarsanız sinek uçar, kafa gider.

Öteki alanlara göre daha az siyasetin içindeymiş gibi görünen futbol da genel yönetim karmaşasının tam ortasına oturdu.

Normalleşen Türkiyenin normal bir sorunu haline geldi.

Yaşananlarla ilgili en çarpıcı yorumlardan birini bayramın hemen öncesinde Fenerbahçe Teknik direktörü Aykut Kocaman yaptı.

Şöyle diyordu:

Ne gibi bir savaş olduğunu bilmediğimiz bir mücadelenin içindeyiz.

Ortada şike izinin intikam izine karıştığı, ele geçirme duygusunun tasfiye dalgasında boğulduğu bir karmaşa var.

Geçen ay İtalyada da Yunanistanda da benzer tartışmalar vardı. Ama onlar camı testereyle silmeye kalkmadılar, uygun bezi kullanıp tartışmayı bitirdiler.

Bizde bez, testere sonrasında olanları temizlemek için kullanılıyor.

***

Futbolun kendi içindeki tartışmaları uzmanlarına bırakalım, biz yargı boyutu ile ilgili daha önce iki kez değindiğimiz yanına bakalım.

Sorunun özü; özel yetkili mahkemelerin (ÖYM) kendilerini her şeyin üzerinde süper yetkili mahkemeler olarak görmesinde.

3 Temmuz Pazar günü sabahın ilk ışıklarıyla başlayan operasyonlar çerçevesinde onlarca kişi tutuklanınca, arkasından işte belgeler deyip operasyonu medya devralınca, UEFA da öyle anlaşılıyor ki, şöyle düşündü:

Bu kadar çok tutuklama, olayın boyutunun büyük, delillerin sağlam olduğunu gösteriyor.

Zira Avrupada bir kişi tutuklandığında ceza alma olasılığı yüzde 90-95. Türkiyede bu oran yüzde 50. Yani, tutuklanan her iki kişiden biri beraat ediyor.

Üstelik Avrupada ilk tutuklamanın ardından yapılan itiraz çok büyük önem taşıyor. Tutuklama anı ve hemen sonrasında deliller toplandığı için kefaletle ya da adli kontrol yöntemleriyle serbest bırakma olasılığı yüksek.

Türkiyede ise itirazın ciddi bir sonucu yok. Sonraki mahkemeler ilk tutuklayan mahkemeyi genellikle haksız çıkarmıyor!

Bu aşamadan sonra ne olur?

Bunu kestirmek elbette zor ama, ÖYMlerin mantık süzgecinden bakarak bazı tahminlerde bulunulabilir.

ÖYMlerin çalışma mantığı şu:

1- ÖYMler hata yapmaz. Bir alanda operasyon yaptıysa mutlaka bir şey vardır, sonuç alıncaya dek devam edilir.

2- ÖYMlerin yanlış yapmış olma olasılığı ortaya çıkarsa, birinci madde uygulanır.

Bu çalışma anlayışına göre, ola ki, mevcut delillerin ve sanıkların yetersiz olduğu düşünülürse yeni operasyon yapılır!

***

Türkiyedeki en kolay örgütlenme şekli nedir?

Sendika mı? Kesinlikle hayır. Kursanız üye bulmakta zorlanırsınız, üye bulsanız muhatap bulamazsınız.

Dernek mi? O da çok zor. Kayıttı kuyuttu, güvenlik soruşturmasıydı, zaman alır.

Sözü uzatmayalım; Türkiyede en kolay örgütlenme modeli, terör örgütü.

Kurmak o kadar kolay ki! 3-5 öğrenci harçları yüksek buldu, al sana terör örgütü...

Karadeniz vadilerinde yaşayanlar hidroelektrik santrallarına karşı çıkmak için bir araya geldi, al sana terör örgütü.

Gazeteci birkaç haber kaynağı edinip araştırma yaptı, al sana terör örgütü.

3-5 kişinin maç kazanma hırsı sahanın dışına taştı, al sana terör örgütü.

Kara mizaha sığınıp, dünyanın en örgütlü toplumu olduk diye güler misiniz?

Al bayrağa sarılı şehitlerimize bakıp, bütün bunların yanında kanlı terör örgütüne karşı mücadele arayışımıza ağlar mısınız?

Mustafa Balbay/Cumhuriyet

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol