12 Ağustos 2013 Pazartesi 09:53
Sıcak Sonbahar!

İki yıldır her ocak ayında CHP milletvekillerine yeni yıl mektubu yazıyorum. Her milletvekilimizin ya iline ya da bir özelliğine gönderme yaparak. Mektupları özgün, kişiye özel kılmaya çalışıyorum. Özlemlerimi de tümüne

ortak yazıyorum.

2013 mektubunda ortak cümle şuydu:
“2012 toplumsal uyanış yılı oldu, 2013’ün mücadelenin yükseldiği özgürlükler yılı olmasını diliyorum.”
2012’de 1 Mayıs ve ulusal bayramlarımızın çok yüksek katılımla ve ortak duygularla kutlanması, bende 2013 beklentilerini artırmıştı.
Bu beklentinin boş olmadığı 2013’ün ilk yarısında anlaşıldı. İkinci yarıya büyük bir ivme ile girildi.
Bakalım sonbahar nasıl geçecek!

 

***


Sonbaharla ilgili bir gözlemimi, dileğimi 5 Ağustos günü duruşma salonunda paylaştım, Sıcak bir sonbahar geliyor” dedim.
Bu değerlendirmenin yankı bulduğunu gördüm. Duyduğuma göre sosyal medyada da konu olmuş. Pek çok kişi böyle düşünüyor olmalı ki tartışmaların devamında konu çatallanmış, hatta şu soru gündeme gelmiş:
“Balbay bunun istihbaratını nereden almış, yoksa bir bildiği mi var?”
Başta vurguladığım gibi gözlemlerim var, ama istihbaratım da var. İstihbarat kaynağımı da açıklıyorum:
Başbakan Yardımcısı
Bülent Arınç.
Arınç geçen günlerde, önümüzdeki eylül ayından itibaren Gezi eylemlerine benzer gelişmeler olacağını söyleyip kendi yorumlarını yapmıştı.
Arınç’ın öngörülerinin boş olacağını sanmıyorum.
Gözlemlere gelince... Futbolun sahalarda ayrı tribünlerde ayrı bir seyir izlediğini geçen hafta paylaşmıştık. Tribünlerden Gezi’ye destek yükselince hükümet, taraftara,
“siyasi slogan yasağı” getirecek kadar ileri demokrasiye gitmişti.
Böylesi yasakların sökmeyeceği 6 Ağustos Salı günü oynanan Fenerbahçe-Salzburg maçında bir kez daha görüldü. Maçı kaleci
Volkan’a emanet eden taraftarların özellikle son dakikalarda şu sloganlarla oyuna devam ettiği ertesi gün gazetelerde haber oldu:
“Her yer Taksim, her yer direniş.”
“Hükümet istifa.”
Ligin başlamasıyla birlikte karşı devrime karşı
“Çarşı Devrim” yapan Beşiktaş tribünleri başta olmak üzere pek çok stadın “Gezi”cileşeceğini söylemek için özel istihbarat sahibi olmaya gerek yok.
Sonbaharda bir de malum, üniversiteler açılacak. Doğal olarak öğrenciler de gelecek, ders almaya ve ders vermeye devam edecek.
Geçen gün sosyal avukatlarımla sohbet ederken söylediler, İstanbul’da kimi işyerlerinde öğle arası forum düzenleniyormuş. Bu satırları yazarken, acaba onlara kötülük mü etmiş olurum, hükümet ve medyasından çekinirler mi diye düşündüm, ama korku imparatorluğunun yıkıldığını dikkate alarak endişemi gereksiz buldum.
Sonbaharla birlikte seçimlere de 5-6 ay kalacağı hesap edilirse sıcaklığın siyaset normallerinin üzerine çıkacağını öngörmek zor olmaz.

 

***


Önümüzdeki dönemin sıcaklığını artıracak ateşleri iktidarın yaktığını yabancı basın da gözlemliyor.
5 Ağustos’ta açıklanan Ergenekon cezalarının ardından bazı gazetelerin kullandığı başlıklardan örnekler verelim.
Süddeutsche Zeitung:
Erdoğan yeni düşmanlar yaratıyor.”
The Guardian:
“Türkiye kızgın bölünmelerle yüzleşti.”
Washington Post:
“Dava gerginlik unsuru haline geldi.”
Die Welt:
“Göstermelik davada acımasız hesaplaşma.”
Bütün bunların devamında sonbaharın sıcak geçeceğini görmemek için ya iktidar olmak gerekir ya da iktidar medyası...

Son Güncelleme: 12.08.2013 09:56
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol