Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
25 Mart 2016 Cuma 18:10
SETA'da 'Suriye Krizi ve Güvenlik Tehditleri' paneli düzenlendi

İSTANBUL

Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) çeşidinden planlı 'Suriye Krizi ve Güvenlik Tehditleri' panelinde Suriye'deki akıbet gelişmeler, sahadaki boyut ve krizin düzenlilik boyutu ele alındı.

SETA'nın Eyüp'teki merkezinde meydana gelen panelde mütekellim Omran Stratejik Araştırmalar Merkezinden Maen Tallaa, Suriye problemininin hem alanı bununla beraber dünyayı etkilediğini söyledi.

Sorunun arsıulusal boyutuna yer veren Tallaa, 'Amerika, Suriye'de özlük kendilerini korumaya çalışıyor. Sahaya doğrudan inmiyor. Sahadan ırak dururken, diplomatik ve medyatik girişimlerde bulunuyor. Amerika, Rusya ile anlaştı. İki ülkenin planlarının çakıştığı görülüyor. Tahran'la yaşanmış bulunan gelişmeler, Amerika'nın Suriye politikası üstünde can alıcı oldu.' diyerek konuştu.

Tallaa, Suriye krizi zımnında bölgedeki istikrarın giderek kötüleştiğine dikkati çekerek, silahın kâffesi alanda yaygınlaştığını vurguladı.

Rusya'nın Suriye'deki krizi fırsata dönüştürerek, alanda baştan kuvvet edinmek istediğini dile getiren Tallaa, 'Rusya, Arap merkezlerine baştan değişmek istiyor. Rusya, muharebeye doğrudan karışan olarak, masada elan baş döndürücü üstünlük kesbetmek istiyor. Rusya, istediği kazanımları elde ettikten sonraları çekildi ancak vaziyetini korudu. İslami hareketler Suriye'deki sahalarından azda olsa uzaklaştırıldı ve Rusya elindeki kozları politika sahnesine taşıdı.' ifadesini kullandı.

Omran Stratejik Araştırmalar Merkezi'nden Sasha Al Alou da bundan sonraları Suriye'de yıldırı meselesiyle Suriye devriminin ortak arada ele katılması icap ettiğini belirtti.

Suriye'de iç savaşın başlamasından elden sonraları rejimin muhalifleri biçimsiz ifşa eylemek düşüncesince ortaya attığı 'terör' söylemini baş döndürücü dobra kullandığının altını çizen Al Alou, şunları kaydetti:

'Aşırıcı ortak düzenlilik sistemiyle kurulan kâffesi Arap rejimleri, özlük muhaliflerini yıldırı duyuru etmiştir. Suriye rejimi, el hareketini İslamcıların yönettiğini ve isteklerinin mezhepçi bulunduğunu öne sürdü.Bu iddiaları ortaya attıktan sonraları terörü fotoğraflamak düşüncesince dozu firar etmiş ortak kuvvet kullandı. Rejim, 40 salname bu tecrübesini burada da kullandı. Halk hareketi, ilkelerini açıklayamadığından akse ağız ağıza kuvvet sarmalına girdi. Yurtdışından baş döndürücü sayıda silahlı örgüt, iane iddiasıyla Suriye'ye girdi. Bu halde başlamış bulunan barışçıl hareket, örgütlerin tesiri dibine girdi. Bu silahlı grupların diyetle bulunan ilişkileri ise elan şişman mesail yarattı. Muhaliflere dayanak noktası sağlayan devletlerin arasındaki anlaşmazlıklar ve çekişmeler, karşı harekete baş döndürücü şişman dokunca verdi.

'Suriye'deki akıbet hali toy ortak Sykes-Picot düzeninde ele almamız gerekiyor'

SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş ise, Suriye konusunda en ehemmiyetli mevzunun düzenlilik krizi bulunduğunu söyledi.

Suriye iç savaşından sonraları düzenlilik meselesinin bu süreçte baştan şekillendiğini vurgulayan Yeşiltaş, 'Burada arsıulusal rekabetin tesirini görebiliyoruz. Bu durum, akıbet çağda arsıulusal topluluğun da ellerinde sıkıştı. Sykes-Picot'un bittiği halinde iddialar var. Suriye'deki akıbet hali toy ortak Sykes-Picot düzeninde ele almamız gerekiyor. Son hali 'Sykes-Picot sona eriyor mu' halinde değil, 'Yeniden mi kuruluyor' halinde kullanmak lazım.' yorumunda bulundu.

SETA araştırmacısı Can Acun da Suriye'deki krizin budunsal ve mezhepsel kırık hatlarını tetiklediğini anlatım ederek, bu kırık hatlarında elan geçmiş de 11 Eylül saldırılarıyla Afganistan ve Irak işgalinin can alıcı bulunduğunu belirtti.

Acun, 'Arap Baharı'nın Suriye'deki el hareketine çarpan tesiri yaptığını belirtti.

Konuşmaların peşi sıra panelistler, iştirakçilerin sorularını cevaplandırdı.

Muhabir: Kenan Irtak

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 25.03.2016 18:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177