20 Ekim 2013 Pazar 19:03
Serbest bırakılan pilotlar yaşadıklarını anlattı

Lübnan'da kaçırıldıktan 71 gün sonra serbest bırakılan Türk pilot Murat Akpınar ve yardımcı pilot Murat Ağca, kaçırılma ve alıkonulduğu süre içinde yaşadıklarını Katar Hükümeti'nin tahsis ettiği özel uçakta anlattı.

Kaptan pilot Akpınar, "Biz bir kez değil 8 kez kaçırıldık. Çünkü yerlerimizi sürekli değiştiriyorlardı" dedi.

Akpınar, kurtarılmaları için büyük çaba harcadıklarını belirttiği Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na özel olarak teşekkür ederek, "Cumhurbaşkanımızın ailelerimizi davet edip dinlediğini biliyoruz. Her Türk vatandaşı başına bir şey gelirse orada yalnız olmadığını biliyor" diye konuştu.
72 gün süren esaret!Lübnan'da 9 Ağustos'ta, İstanbul-Beyrut seferini yapan THY personelini havalimanından otele götüren servis aracını durduran silahlı kişiler, Türk pilot Murat Akpınar ile yardımcısı Murat Ağca'yı kaçırmıştı.

Eylemin sorumluluğunu "İmam Rıza'nın Ziyaretçileri" adlı grup üstlenmişti.

Grup adına yapılan açıklamada, Türk pilotların, Suriye'de rehin tutulan 9 Lübnanlı karşılığında serbest bırakılacakları belirtilmişti.

Geçen yıl mayıs ayında İran'dan ülkelerine dönerken Suriye'nin Azez kenti yakınlarında kaçırılan ve o günden bu yana rehin tutulan 9 Lübnan vatandaşı, dün serbest bırakılmıştı.

Akpınar, özgürlüğüne kavuştuktan sonra eşiyle yaptığı telefon konuşmasıyla ilgili de "Kaçırıldığımız günden bu yana eşimin sesini düşlüyordum. Başımıza bugüne kadar böyle birşey gelmedi. Onu çok özledim. Bir an önce kavuşmak istediğimi ve çocuklarımı getirmesini istedim" ifadelerini kullandı.

Akpınar, kaçırılma anını şöyle anlattı:

"Biz havalimanından otele transfer esnasında ilk 3-5 dakika içinde kaçırıldık. Bindiğimiz servis aracının önüne aniden araçlar çıktı. 3 araçtan 10'a yakın silahlı insan indi. Arka tarafa baktığımda oranın da üç araç tarafından kesildiğini gördüm. Biri şoföre doğru silah doğrulttu. Bir tanesi kapıya tekme atmaya başladı. İngilizce olarak ateş etmeyin diye bağırdım."

"Şehadet getirdim"

İri yarı birinin içeri girdiğini ve "Benimle gel" dediğini belirten Akpınar, şöyle devam etti:

"Ben de şapkam elimde dışarı çıktım. Arka taraftan da ikinci pilot arkadaşımın çıkarıldığını gördüm. Kabin ekibine bir şey yapmalarından korkuyordum. 'İkinci pilot bizimle beraber' dediler. Silahları sağlı sollu kafama dayadılar. Bu sırada şehadet getirdim. 'Korkma seni öldürmeyeceğiz' dediler."

"4 günde bir yerlerimizi değiştirdiler"

Son uçuşundan önceki rüyasının gerçekleştiğini belirten ve buna çok şaşırdığını ifade eden Akpınar, şunları söyledi:

"Eve gelince güldüm. Neden güldüğümü sordular. Ben de durumu anlattım. Çok yorgun olduğumu söyleyip yatak istedim ve dinleneceğimi söyledim. Üç dört günde bir yerlemizi değiştiriyorlardı. Her transfer gece saat iki ile dört arasında oluyordu ve çok endişe duyuyorduk. Çünkü arabayla çok fazla seyahat ediyorduk. Her an her şey olabilirdi. Onlara neden kaçırıldığımızı sorduğumuzda, ailelerimiz kaçırıldı cevabını veriyorlardı. İlk günler biraz sıkıntılı oldu.

Lavaboya bile silah kontrolünde gidebiliyorduk. Ancak herhangi bir şiddete maruz kalmadık. Türkiye'nin Sesi Radyosu'ndan haberleri takip ediyorduk. Özgürlüğümüze kavuştuğumuz için çok mutluyuz. Duygularımı tarif etmek çok zor. Yapabileceğimizin en iyisini yaptığımızı düşünüyorum. Devletimiz arkamızda. Bu acıyı Allah düşmanımıza bile yaşatmasın."

"Kendimizi bir anda cehennemin ortasında bulduk"

Yardımcı pilot Murat Ağca ise kurtuldukları için çok sevinçli olduklarını ve çaba gösteren herkese minnettar olduklarını belirterek, "İnsanların bizi kurtarmak için çok çalıştıklarını biliyorum" ifadesini kullandı.

THY'de 6 ay önce çalışmaya başladığını belirten Ağca, kaptan pilot Murat Akpınar'la ilk kez kaçırılmadan önceki uçuşta tanıştıklarını belirterek, şunları söyledi:

"Bir anda bir cehennemin ortasında bulduk kendimizi. Birbirimize destek olmaya çalıştık. Devletimize güvendik. Onun dışında hiçbir şeyimiz yoktu. Bize bir şeyler anlatıp duruyorlardı. Birbirimizin gözlerine bakınca ne dememiz gerektiğini nasıl davranmamız gerektiğini anladım. Her gün Allah'a dua ediyorduk. En zoru insanın vatan toprakları dışında ölme korkusu. Sabırla, umutla her gün yeni bir umut bekledim."

20 Ekim 2013

Son Güncelleme: 20.10.2013 19:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177