25 Nisan 2011 Pazartesi 09:32
Polis terörü yine cezasız kalacak
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Beyazıt’ta kadın eylemcilere göz yaşartıcı gaz ve copla müdahale eden, dağılan kadın eylemcileri tekmeleyip, saçlarından yerlerde sürükleyen polislerin beraatı istendi. Savcı, AB gündemine de taşınan şiddetten sorumlu polislerin kimliklerinin tespit edilemediğini belirtti. Savcı, kimliklerin gizlenmesinin tazminat sorumluluğunu gerektirdiğini de anımsattı.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarında göstericilere orantısız güç uygulayan polisler için beraat istendi

Şiddet cezasız kalıyor

© 2005’te gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarında, AB gündemine taşınan şiddetten sorumlu polislerin beraatı istendi. Savcı, olay görüntülerinden, eylemcileri yaralayan polislerin kimliklerinin tespit edilemediğini belirtti.

HİLAL KÖSE

Beyazıt Meydanında 6 Mart 2005te gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kutlamalarında, AB gündemine taşınan şiddetten sorumlu polislerin beraatı istendi. Savcı, olay görüntülerinden, eylemcileri yaralayan polislerin kimliklerinin tespit edilemediğini belirtti.

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Beyazıtta basın açıklaması yapan gruba, göz yaşartıcı gaz ve copla müdahale eden polisler, dağılan kadın eylemcileri tekmeleyip saçlarından sürüklediler. Birçok eylemcinin yaralandığı, baygınlık geçirdiği olay nedeniyle çevik kuvvet yöneticileri kınama cezası aldı. AB Komisyonundaki tartışmalar üzerine, İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporda, Saraçhanede yolun orta refüjünde, çalılıklar arasında, defalarca dövülen göstericilere, yakın mesafeden gaz sıkıldığı belirtildi. Beyazıtta da eylemcilerin defalarca coplandıkları, cop darbeleriyle yere yıkılan kadınların tekmelendikleri, saçlarından sürüklendikleri kaydedildi. Polise karşı güç kullanımının olmadığını, polislerin aşırı güç kullandıklarını belirten müfettişler, sorumlu 7 polis memurunun kimliğini tespit etti.

İlk duruşma 2006’da yapıldı

Soruşturma sonucu çevik kuvvette görevli 54 polis hakkında zor kullanma yetki sınırını aşmak suretiyle yaralama suçundan dava açıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürü ve İstanbul Çevik Kuvvet Şube Müdürü hakkında görevi kötüye kullanmaksuçundan, müdür yardımcıları Şefik Kul, Hakan Aydın Türkeli, Şükrü Pekgil hakkında ise zor kullanma yetkisi aşılmak suretiyle yaralamaya azmettirme, görevi kötüye kullanmak suçlarından takipsizlik kararı verildi. İddianamede 11 mağdur, 37 şikâyetçi yer aldı. İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinde şimdiye dek 26 duruşma yapıldı. 14 Mart 2006da ilk duruşması yapılan davada, sanıklar, emirleri yerine getirdiklerini belirtirken mağdurlar ise saldırı emri veren amirlerin yargı önüne çıkarılmasını istediler.

Savcı ceza istemedi

Cumhuriyet Savcısı Gürsel Akpınar, 9 Martta yapılan duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Savcı, doktor raporlarına yansıyan yaralamaları, görüntülerden hangi sanığın gerçekleştirdiğinin saptanamadığını ifade ederek olayda vahim sonuçlar meydana gelmişse de bunların failini somut olarak tespit etmenin mümkün olamadığını kaydetti. Savcı, “Eylemi gerçekleştiren faillerin tespit edilemediği anlaşıldığından sanıkların ayrı ayrı beraatlarına karar verilmesi görüşündeyim dedi. Savcı, kolluk amirlerinin toplu olaylara müdahale için görevlendirdiği kolluk görevlilerinin adeta kimliğini gizlercesine kaskla saklanmasının tazminat sorumluluğunu gerektirdiğini de anımsattı. Davanın gelecek oturumu 25 Nisanda yapılacak.

Cumhuriyet


Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177