10 Şubat 2014 Pazartesi 17:14
“Paralel Devlet” AİHM’e de mi sızdı?
 “Kumpas” kurbanlarının belki de son umudu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Lâkin AİHM’de yaşananlara ilişkin dehşet verici iddialar tutuklu askerlere,“Yunanlıların, 1. Dünya Savaşı’nda İstanbul ve İzmir’de yargılayıp, asamadıkları Türk subaylarından intikamlarını Strasburg’da almaları için çalışanlar mı var?” dedirtiyor.

Askeri cezaevlerindeki tutuklu subayların gündeminde şimdilerde yeniden yargılama, ÖYM’lerin kaldırılması değil, AİHM’deki “paralel devlet”faaliyetleri var. Onlara ve avukatlarına gelen bilgiler inanılır gibi değil. İşte tutukluların ağzından adım adım AİHM’de olanlar ve “Türk subayları Yunanlılara teslim” şeklinde özetlenecek o iddialar: 

-AİHM’e başvurularımızı CHP Milletvekili ve eski AİHM Yargıcı Rıza Türmen’in önerileri doğrultusunda yaptık. Şimdi bize gönderilen cevaplar şaşırtıcı; Başvuruları kişilerin değil, yetki belgesi olan avukatların yapması gerektiği bildiriliyor. 1998-2008 yılları arasında AİHM’de yargıçlık yapan bir kişininin önerilerinin bu şekilde cevap bulması oldukça ilginç.

-Balyoz davasında yargılanan kişiler olarak Türkiye tarafından AİHM’de görevlendirilen Yargıç Işıl Karakaş’ın durumundan ve tutumundan şikâyetçi olduk. Şikâyetlerimiz yerini bulmuş olmalı ki, Karakaş bir gazeteye verdiği demeçte bu başvurulurdan bahsederek, görevli bulunduğu 2. Daire Başkanlığını kaybettiğini söyledi ve “Benim yerime başkası orada bulunsa daha mi iyi olacaktı?” dedi.

-Olayın sadece Işıl Karakaş’la sınırlı olmadığı, Türkiye’nin AİHM nezdinde görevlendirdiği Yazı İşleri Müdürü ve raportörlerin de Balyoz sanıklarınca gönderilen dava dosyalarını bilinçli şekilde çarpıtlamalarda bulunarak, ilk incelemeyi yapacak AİHM yargıçlarına sunduğu bildirildi.

TÜRK RAPORTÖRLER ÇEKİLDİ Mİ

Asıl önemlisi bu son iddiadan sonraki gelişmeler. Tutuklu subayların ağzından aktarmaya devam edelim:

“Dava dosyalarının çarpıtıldığını öğrenen Balyoz sanıkları yeniden AİHM 2. Daire üyesi yargıçlara mektup yazarak, bu durumun kabul edilemez olduğunu ve adil yargılama istediklerini belirttiler. İşte tam bu noktada devreye giren AKP hükümeti ile Cemaat kanadı, gönderilen dava dosyaları ve gelişmeleri içeren yazılara Türk Yazı İşleri Müdürü ve raportörlerin işlem yapmaması, onların yerine diğer ülkelerin görevlilerince işlem yapılması çözümünü bulmuş. Bu gelişme de avukatlarımıza bildirilmiş.”

CEMAAT-YUNAN İŞBİRLİĞİ Mİ

Tutuklu subaylar bu “güzel çözüme” sevinirken, kısa süre sonra Strasburg’tan kara haber gelmiş. İşte yine onların ağzından bu kara haberin detayları:

“Evet, Balyoz sanıklarının dava dosyalarına Türkiye tarafından AİHM nezdinde görevlendirilen kişiler bakmıyormuş. Ancak kimler bakıyormuş biliyor musunuz? Yunanlı Yazı İşleri Müdürü ve Yunanlı raportörler. Peki AİHM yargıçlarına sunulacak bilgileri onlara kimler veriyormuş? Tabii ki, Cemaatin ve dolayısıyla hükümetin adına görev yapan Türk raportörler. Yine çarpıtılmış ve taraflı bilgiler hazırlanıp, AİHM yargıçlarına sunuluyormuş. Ama bu defa Cemaat mensupları değil, onlardan aldıkları bilgileri kullanan Yunanlılar bu görevi yapıyormuş.”

TEK KURŞUN ATMADAN TESLİMAT MI

Tutuklu subaylar diyor ki;

“Yunanlılar bu durumdan çok memnunmuş. Sebebine gelince; Türk Ordusu’na özellikle de Türk Deniz Kuvvetler’ne kurulduğu günden bu yana veremedikleri kadar çok büyük zarar verme imkanına cemaat sayesinde sahip olmuşlar. Elbirliğiyle Türk Ordusu’na bir daha belini doğrultamayacak şekilde darbe vurma şansına kavuşmuşlar, hem de tek bir kurşun bile atmadan.”

Sonrasındaki şu değerlendirmeleri ise çok daha ibret verici:

“Bakar mısınız kiminle ortak hareket ediyorlar; Türkiye’yi ebedi düşman ilân eden Yunanlılar ile birlikte çalışarak ve onların maksatlarına hizmet ederek, Türk subaylarını tasfiye ediyorlar. Yunanlılar 1. Dünya Savaşında İstanbul ve İzmir’de yargılayıp, asma şansına sahip olamadıkları Türk subaylarından hınçlarını bu günlerde kendileriyle işbirliği yapanlarla birlikte alma fırsatına kavuştuklarını her yerde anlatıyorlardır herhalde. Yoksa bu haberler nereden kulağımıza gelsin?!.”

“Yurt içinde, yurt dışında paralel devletle savaştığını” öne süren AKP, bakalım AİHM’e de sıçrayan bu vahim iddialar karşısında ne yapacak?

Silivri, Hasdal, Hadımköy, Maltepe, Sincan, Mamak ve Şirinyer’e kucak dolusu sevgiler


Müyesser Yıldız
Odatv.com

Son Güncelleme: 10.02.2014 17:16
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol