Rahmi
Rahmi
04 Nisan 2015 Cumartesi 10:19
Ozan Engin “Derin Devlet-DHKP-C“
 Babasız doğmuş, önce annesinin, sonra sevgilisinin ölümünü görmüş bir çocuk...

O çocuğun öldürdüğü iki asker, bir işadamı, bir genel müdür...
Onun cezaevindeki nikâhı, sadece bir gece görebildiği oğlu...
Katilin katilleri...
O katilleri yok etmeye çalışan başka katiller...
Ve aydınlanmamış bir cinayetin bedelini ödeyen çocuklar...
Türkiye’nin en karanlık cinayetlerinden biri, artçı sarsıntılarla içten içe, kanamaya devam ediyor sessizce..
………
MUSTAFA AŞIK OLUYOR

Mustafa Duyar arap kökenli alevi bir ailenin çocuğuydu .Mustafanın babası henüz o doğmadan ölmüştü..Arkasındanda üvey babası tarafından dövülerek annesi öldürülmüştü.
Yalnız, sıradan ve beş parasız bir hayatı olan Mustafa duyar bir gün alevi bir kızı sever. onunla sinemaya gitmeye ve çeşitli toplantılara katılmaya başlar. artık hayatında ilk defa aşkın ne olduğunu anlıyor ve kendini değerli görüyordur. bir gün kız onu bir protesto yürüyüşü için çağırır. ertesi gün gittiği bu yürüyüş sırasında Türkiye tarihindeki en 
'karanlık' olaylardan biri olan gazi olayları olur ve sevdiği kız (ZEYNEP POYRAZ ) vurulup kollarında can verir. tek sevdiği şeyi kaybeder ve dünya başına yıkılır. artık her şeye nefret beslemeye başlar..

İNTİKAM

sevgilisinin cenaze töreninde birileri Mustafa nın yanına gelerek bu cinayetin intikamının alınması gerektiğini söyler. günlerce düşünür kim olduğunu tanımadığı bu kişilerin teklifini biraz tedirgin bi şekilde kabul eder. artık o bir dhkp-c militanıdır. Önce 29 Eylül 1995'de İstanbul Maslak'ta İl Jandarma Alay Komutanlığı nizamiyesi önünde gece nöbeti tutan iki jandarma erini öldürdü. Çok değil en büyük eylemini 9 ay sonra yapacaktır. Türkiye burjuvazisi olarak gördüğü sakıp sabancı'yı öldürerek adını koyamadığı öfkesini dindirecek ve belkide sevgilisinin intikamını alacakdır. hazırlıklar yapılır. bu sırada örgüt toplantılarından arkadaşı olan fehriye erdal sabancı center'da çoklan çalışmaya başlamıştır. 5 ay sonra ismail akkol'la birlikte sabancı center'a girerler. Sabancı Centera girirken fehriye erdal onlara yardımcı olur silahları verir. asansöre binerler 24. kata çıkarlar.koridorda ismail akkol nöbet tutar. mustafa duyar odaya girer. önce sakıp sabancı sandığı özdemir sabancı'yı öldürür, ardından toyotasa'nın genel müdürü haluk görgün'ü. fehriye erdal ise nilgün hasefe'yi vurur..koşarak asansöre binerler. daha sonra unuttukları 2 şey akıllarına gelir. birisi örgüt bayrağını oraya sermek diğeride resim çekmekdi.. tekrar odaya dönerler ve örgüt bayrağını cesetlerin üstüne sererler.Fehriye Erdal burada onlardan benim işim bitti diyerek ayrılır.

KAÇIŞ

önce Sarıyer’de bir örgüt evinde kalır daha sonra Türkiye’den ayrılıp Avrupa’ya geçer.bir süre Almanya ve Fransa da çeşitli örgüt evlerinde kalır. Ancak burada gördüğü manzara Mustafa Duyar'ı rahatsız eder. Örgüt yöneticileri mercedes'den başka arabaya binmiyor ve villalarda oturuyorlardır. o günlerde istanbulda gerçekleştiren bir saldırı sırasında 2 dhkp-c üyesi öldürülür .örgüt liderinin "aptallar silahlarıda yakalattılar"şeklinde yorum yapması "mustafayı örgütten dahada uzaklaştırır..örgütün üst kademelerinde insanların yaşam şartlarına bakıp kendi beş parasız hali ve sıkıntılı günleri aklına gelir. giderek rahatsız olur. Kullanıldığını anlar .bu sırada örgütte Mustafanın bu rahatsızlığını fark eder ve Mustafa Suriye’ye gönderilir.

MUSTAFA ÖRGÜT EVİNDE KİMİNLE KARŞILAŞTI

Şam da bir örgüt evinde kalmaya başlar. ve bir gün tv'de abdi ipekçi cinayetinin azmettiricisi olarak gördüğü ülkücü Yalçın Özbey'i bi yerlerden hatırlar bu yüz ona çok tanıdıkdı Almanya’da örgüt evinde birlikte kaldığı kişiydi bu.Dehşete kapılır..dhkp-c nin derin devletle birlikte çalıştıgını ve kullanıldığını anlar ve teslim olmaya karar veriri. Şam büyük elçiliğine gider teslim olur Türkiye’ye getirilir. Kırıkkale cezaevine konur burada tanıştığı Semra Polat ile evlenir. 
Mustafa öldürülmekten korkuyordu ve bildiklerini basına anlatmak istiyordu Gazeteci CAN DÜNDAR ile röportaj yapmak istedi..Önceleri bu röportaja olur veren adalet bakanlığı sonra bu röportajın yapılmasını sakıncalı bulur ve izin vermez..Mustafa Kırklareli cezaevinde Semra polat ile tanışır ve evlenirler..Mustafa eşi Semra ile Afyon Cezaevine sevkedilir.Buraya öldürülmek için gönderildiğini biliyordur.Çünkü kırklareli cezaevi itirafcıların afyon cezaevi ise örgüt mensuplarının gönderildiği yerdir. Afyon cezaevine sevkinden sonra buradan biran önce gitmek isterler..ancak cezaevi yönetimi Semra ile Mustafanın birlikte kalmasına 3 ay izin verir ve böylece onları Afyon cezaevinde tutmayı planlarlar.1 yıl sonra Semra ile çocukları olmuştur..Aynı günlerde Afyon Cezaevine Karagümrük çeteside sevk edilir..

CEZAEVİNDE İSYAN

14 şubat günü cezaevi yönetimin özel izniyle ilk kez 20 günlük olan oğlunu görür .oğlu bir gece yanında kalır..oğlu gittikten saatler sonra Karagümrük çetesi tarafından cezaevinde isyan çıkartlır..ve çıkan isyanda 15 şubat 1999 da Mustafa öldürülür.
Karagümrük çetesi lideri Nuriş kardeşler yıllar sonra bu cinayeti itiraf eder. 3 Kasım 2000’de Uşak Cezaevi’nde çıkan isyan sırasında jandarma tarafından çekilen görüntülerde Nuri Ergin’in “Bu devlet bana Mustafa Duyar’ı öldürttü” “Bizi Veli Küçük’e sorun” Biz bu devlet için asker için adam öldürdük.bizi Veli Küçük paşaya sorun “diye cezaevi penceresinden bağırırlar.

İŞTE JANDARMANIN ÇEKTİĞİ O GÖRÜNTÜLER

https://www.youtube.com/watch?v=zpcBTVtFyjw

PEKİ FEHRİYE ‘ye NE OLDU ?

Sabancı suikastı işlendiğinde Fehriye 5 aydır orada çaycı olarak çalışıyordu.Mustafa ve İsmail e odaları gösteren oydu...ben son kez kahve verip durumu gözetleyeceğim demişti.sonra heyecandan odaları karıştırmıştı suikast sonrası kolaylıkla Avrupa ya kaçmış ve yıllarca orada saklanmıştı.Ama suikastın arkasından dehşet verici bir detay ortaya çıktı..Fehriye nin Sabancı Center de işe girmesine referans olan kişi Emniyet Müdürü Hüseyin Kocadağdı ve Huseyin Kocadağ 3 kasım 1996 da kamuoyunda skandala neden olan Susurluk kazasında öldü.

SİLAHLAR

Sabancı suikastında kullanılan silahlar Türkiye gündemine bir bomba gibi düşen Susurluk kazasında içinde mit mensubu ülkücü Abdullak Çatlı nın öldüğü araçtan çıkar..Bu kaza Türkiyede derin devlet ülkücü çeteler ve emniyetin ortaklığını ortaya çıkaran Türkiye tarihinin en önemli trafik kazasıdır.

SABANCILAR SUİKAST SONRASI NE YAPTILAR.

Fehriye Erdal ın işe giriş referansının emniyet müdürü olduğunu öğrenen Sabancılar bu suikastın davasına bağlı 2-3 devrimci militanın işi olmadığını derin devletin derin güçlerinin işin içinde olduğunu ve DHKP-C nin taşeron örgüt olarak kullanılığını anladılar.Zaten Sakıp Sabancı hazırlattığı Güney Doğu Raporu ve Güney doğu bölgesi için önerdiği BASK MODELİ nedeniyle sık sık kimliksiz tehditler alıyordu..Hatta MHP genel başkanı Alparslan Türkeş bizzat Sabancıya söylediklerine dikkat etmesini ayağını denk almasını söylemişti.Bu nedenle bu davayı DHKP-C ile aralarında bir kan davasına dönüştürmediler.

ALPARSLAN TÜRKEŞİN SAKIP SABANCININ BASK MODELİ ÖNERİSİNE VERDİĞİ KATI CEVAP
https://www.youtube.com/watch?v=8ybYWTbup_0

DHKP-C ile aralarında kan davasna dömüştürmediler çünkü cinayetin arkasındaki derin güçleri biliyorlardı Fehriye Edal emniyet müdürü Hüseyin Kocadağ ın referansıyla işe girmişti..sabancı suikastı ocak ayında gerçeklemişti bundan 10 ay sonra Susurlukta öyle bir kaza olduki bütün derin devlet yapısı ortaya çıktı emniyet müdürü Hüseyin kocadağ ülkücü Abdullah Çatlı milletvekili Sedat bucak ın içinde bulunduğu araç kaza yaptı hüseyin kocadağ abdullah çatlı ve yanlarındaki kadınlar öldü..araçdan sabancı suikastında kullanıldığı idda edilen silahlar çıktı..Bu kazada Sabancıların payı varmı bilinmez..

MUSTAFA NIN EŞİ SEMRA VE OĞLUNA NE OLDU ?

“Mustafa öldürüldükten bir hafta sonra Kırklareli Cezaevi’ne geri döndü Yanında oğluyla tabii...
“Afyon’a iki kişi (Mustafayla) gelmişti.“İki kişi geri döndü.
“Oğlu cezaevinde büyüdü. yürümeyi hapishane koridorlarında öğrendi.
Semra 1995’te tutuklanmıştı.“10 yıl 3 ay içerde yattıktan sonra 2005’te Etkin Pişmanlık Yasası’ndan yararlanarak çıktı.Oğlu ilkokul çağına gelmişti.Yasa gereği devlette iş verdiler.
“Önce 657’ye tabi olarak MTA’da çalıştı.“Orada sıkıldı.Sokak çocuklarıyla ilgilenmek istiyordu.Bunun üzerine Çocuk Esirgeme Kurumu’na verdiler. 
Semra Duyar, devlet memuriyetinde yeni bir hayata başlamışken, Etkin Pişmanlık’tan salıverilmesine Yargıtay “Pişmanlığı samimi değil“ diyerek itiraz etti Mahkeme, dosyayı yeniden incelemiş. Dosyanın, gittiği Ceza Genel Kurulu, Yargıtay’ın itirazını haklı bulmuş. Çünkü yasadan sadece silah teslim edenler yararlanabiliyor. Semra hiç silahlı eyleme bulaşmadığı için yasadan yararlanamamış. Ve devlet, önce salıverdiği, kamu hizmetinde iş verdiği eski mahkûma yeniden “Gel içeri“ demiş.Semra, 10 yıllık mahkûmiyetin ardından 5 yıl özgürlüğü tattıktan ve devlet memuriyeti yaptıktan sonra tekrar cezaevine girdi..2025 yılında çıkacak

http://www.radikal.com.tr/…/mustafa_duyar_neden_teslim_oldu…

....
http://www.candundar.com.tr/_v3/index.php#!#Did=14745
...
http://www.sonsayfa.com/…/Sabanci-Suikastinde-saklanan-gerc…

......
http://www.milliyet.com.tr/…/gundemyazardetay/10.03.2012/15…
...

Son Güncelleme: 04.04.2015 10:22
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol