22 Şubat 2014 Cumartesi 16:24
ÖYM’lerin sonu

TBMM’de kabul edilen Özel Yetkili Mahkemeleri (ÖYM) kaldıran yasa ile Türkiye’de 1973’ten itibaren sıkıyönetim mahkemeleri, DGM’ler ve sonrasında da TMK 10’la görevli Özel Yetkili Mahkemelerle sürdürülen 41 yıllık ‘olağanüstü yargılama’ dönemi de kapandı. 30 Haziran 2004’te kurulan ÖYM ve TMK’yla yetkili mahkemelerin kaldırılmasına ilişkin kanun yürürlüğe girince, aralarında 28 Şubat, 12 Eylül, KCK, Poyrazköy, Odatv, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürülmesi gibi davalarla, terör suçlarından açılan ve yargılaması süren 5 bin 600 davanın seyri değişecek. Bu davalar ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Ve artık devlete karşı suçlar da dahil bütün davalar 133 ağır ceza mahkemesinde görülecek.

DOSYALAR AĞIR CEZALARA

Yargı paketiyle ÖYM ve TMK 10’la yetkili mahkemeler tümüyle kaldırıldı. Yasa yürürlüğe girdiği gün bu mahkemelerde görevli özel yetkili cumhuriyet savcılarınca yürütülen Kozmik Oda, Paris’te 3 PKK’lı kadının öldürülmesi, Redhack, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’la ilgili kaset, 12 Eylül 1980’de ‘sistematik işkence’ yapıldığı iddiası gibi soruşturma dosyaları da yetkili cumhuriyet başsavcılıklarına devredilecek. Yargılaması süren dava dosyaları ise bulundukları aşamadan itibaren kovuşturmaya devam edilmek üzere genel yetkili ağır ceza mahkemelerine devredilecek. Bu düzenleme uyarınca 28 Şubat, 12 Eylül, KCK, Poyrazköy, Odatv, Askeri Casusluk, faili meçhul cinayetler, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın öldürülmesi, ‘Sauna Çetesi’ ve terör suçlarından yargılaması devam eden 5 bin 600 dava ağır ceza mahkemelerine gönderilecek. Kanun yürürlüğe girdiği tarihte ÖYM’lerde görülen davalar için uygulanan 10 yıllık tutukluluk süreleri 5 yıla ineceği için bu sanıklar da tahliye olabilecek. Böylece terör suçlularının da aralarında bulunduğu ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın sayılarını 149 olarak açıkladığı sanıklara uzun tutukluluktan tahliye yolu açılacak.

ERGENEKON’DA GEREKÇE YAZILACAK

Kanun ile ÖYM’lerce karara bağlanan, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı veya Yargıtay’ın dairelerinde bulunan dosyaların incelenmesi sürdürülecek. Yeni düzenlemeye göre ÖYM’lerce verilip henüz gerekçesi yazılmamış olan hükümlerin gerekçeleri de düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 15 gün içinde yazılacak. Kanunda, hüküm verilmiş ancak gerekçesi yazılmamış davaların da ağır ceza mahkemesine gönderilmesine ilişkin bir değişiklik yer almadığından, hüküm kurulan ancak gerekçesi yazılmayan Ergenekon gibi davalar ağır cezaya geri gönderilmeyecek. 6 aydır yazılmayan Ergenekon davasının gerekçeli kararı, kanun yürürlüğe girdiği tarihe kadar da yazılamazsa, kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 15 gün içinde İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yazılacak ve dava dosyası Yargıtay’a temyize gidecek.

TEMYİZDE NE OLACAK

Kanun, ÖYM’lerce verilip Yargıtay’da bulunan dosyaların incelenmesine devam edilmesini öngördüğünden Ergenekon davasının temyiz incelemesine devam edilecek. Yargıtay, ceza usul kanunlarında yapılan değişiklikler geriye yürümeyeceğinden, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen kararı esastan görüşerek karar verecek. Kanun ayrıca, ÖYM’lerin görev alanına giren suçlara uygulanan 10 yıllık tutukluluk süresini de 5 yıla indirdi. Ancak Yargıtay, temyiz incelemesi sonunda 5 yıldan fazla süredir tutuklu bulunan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarını onarsa, tutukluluk süreleri 5 yıla indirilse de karar kesinleşeceği için bu sanıklar tahliye edilemeyecek. Yargıtay’ın, 5 yıldan fazla süredir tutuklu olan sanıklarla ilgili kararı bozması halinde ise bu sanıklar için bozma kararı ile birlikte tahliye kararı da verebilecek. Ergenekon davasında 5 yıldan fazla süredir tutuklu sanıkların isimleri şöyle: “Alparslan Arslan, Oktay Yıldırım, Mehmet Demirtaş, Muzaffer Tekin, Fikret Emek, Ergün Poyraz, İsmail Yıldız, Veli Küçük, Mehmet Fikri Karadağ, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol, Zekeriya Öztürk, Doğu Perinçek, Hikmet Çiçek, Hasan Atilla Uğur, Durmuş Ali Özoğlu, Tuncay Özkan, Ataman Yıldırım, Levent Göktaş, İbrahim Şahin, Mustafa Dönmez, Levent Ersöz.”           

Çete üyelerine teknik takip yok

ÖZEL Yetkili Mahkemelerin kaldırılmasıyla dikkat çeken yargı paketi, dün sabaha karşı 4.30’da TBMM’de kabul edildi. Türk Ceza Kanunu’nun suç işlemek için örgüt kurmayı düzenleyen 220’nci maddesi katalog suçlar kapsamından çıkarıldı. Buna karşılık nitelikli hırsızlık, yağma ve fuhuş katalog suç kapsamına alındı. Böylece ihale işlerinde olduğu gibi çete kurarak suç işleyenler dinlenemeyecek, teknik takibe alınamayacaklar. Ancak hırsızlar, yağmacılar ve fuhuş yapan ile yaptıranlar, dinleme ve teknik takibe alınabilecek. En üst dereceli kolluk amirleri hakkında inceleme ve soruşturma izni de Adalet Bakanı yerine mevcutta olduğu gibi HSYK tarafından verilecek.

YASADIŞI DİNLEMEYE CEZA

Kişisel verilerin korunması amacıyla, bu verileri hukuka aykırı olarak kaydedenlere, yayanlara veya ele geçirenlere verilecek hapis cezalarının alt sınırı 6 aydan 1 yıla çıkarıldı. Tutuklama nedenleri içinde ‘kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgular’ yerine, ‘somut deliller’ aranacak. Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe yerine somut delillere dayalı şüphe varsa, şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilecek.

EL KOYMADA DA SOMUT DELİL

Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma koruma tedbirinin uygulanabilmesi bakımından suçun işlendiğine ve belirtilen değerlerin bu suçlardan elde edildiğine dair somut delillere dayanan kuvvetli şüphenin varlığı aranacak. Taşınmazlar, hak ve alacaklar bakımından el koyma işleminin uygulanabilmesi için Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’ndan, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınacak.

SÜREKLİ DİNLEMEYE SON

Koruma tedbirleri bakımından öngörülen sisteme paralellik sağlanarak iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması tedbirine karar verilebilmesi, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığına bağlanıyor. Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili sürekli dinlemeye son verilerek, 6 ayla sınırlandırılıyor. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe
sebeplerinin varlığı durumunda şüpheli telekomünikasyon yoluyla dinlenebilecek.       - Umut ERDEM / ANKARA

hürriyet
Son Güncelleme: 22.02.2014 16:26
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol