11 Ocak 2014 Cumartesi 15:41
Osman Can :

HSYK’da AKP’nin yapmak istediği değişikliğe de destek çıkan, 12 Eylül referandumunun en önde gelen savunucusu Osman Can, hükümetin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda (HSYK) yapmak istediği değişikliğin yargı bağımsızlığına darbe olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi.

Vatan gazetesinden Deniz Güçer’e röportaj veren Can, Ergenekon, Balyoz, KCK ve Hrant Dink davasına ilişkin; “Kurunun yanında yaşın yanmaması, yeniden yargılamanın ana motifidir.Tüm bu davaları kapsayacak bir formülasyon üzerinde durulmasında yarar vardır.” dedi.

Osman Can’ın röportajının ilgili bölümü şöyle:

"- Ergenekon ve Balyoz davalarının kumpas olduğuna inanıyor musunuz?

Etiketler önemli değil. İşin özü meşru olmayan yollarla önemli devlet kurumlarını ele geçirmek suretiyle siyaseti dizayn etme ve demokrasi ve sosyal barış ihtimalini ortadan kaldırma faaliyeti ile karşı karşıyayız.

‘Hrant Dink davası yeniden görülmeli’

- Ergenekon ve Balyoz’da sizce yeniden yargılama söz konusu olabilir mi? Olursa nasıl bir formül uygulanabilir?

Ergenekon davasında kesinleşme durumu yok. Ama Balyoz davası için söz konusu olabilir çünkü kesinleşti. Ama ben ahlaken birinci sırada tartışılması gereken davanın, Hrant Dink davası olduğuna inanıyorum. Zira şaibe açısından hem bu dava, hem de KCK davaları daha sorunlu davalar. Kurunun yanında yaşın yanmaması, yeniden yargılamanın ana motifidir.Tüm bu davaları kapsayacak bir formülasyon üzerinde durulmasında yarar vardır. Önerilerin sorunlu taraflarından biri tüm Özel Yetkili Mahkemeler’de görülen davaların bu kapsamda değerlendirilmesinin meydana getireceği sonuçlar. Oysa sözünü ettiğimiz derin yapının siyasal hedefi olduğundan, daha çok siyasal mahiyetteki davalara odaklanabileceğini düşünüyorum. Siyasal boyutu olan davalarla sınırlı bir yeniden yargılama formülü üzerinden durulabilir. Ama birileri, derin yapının elindeki yargı silahını aynı zamanda kendi çıkarına olabilecek ekonomik davalarda da kullanmış olabileceği ihtimalini hatırlatırsa, elbette buna da çok itirazım olmaz.

Ergenekon ve Balyoz’da kuşku var

- Ergenekon-Balyoz davalarında hukuksuzluk var mı?

Ceza hukukunda “kıyas yasağı”, “şüpheden sanık yararlanır” ve “kanunsuz suç ve ceza olmaz” ilkeleri vardır. Yani bir kişinin eylemini suç olarak nitelendirmek için o eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleştiyse, o eylemin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği hususunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanmış olması gerekir. Kuşkular olsa dahi ispatlanamıyorsa, vicdani kanaatleriniz ne kadar, “sanık bu suçu kesinlikle işlemiştir” dese de, siz kanunun dışına çıkarak vicdanınıza göre karar veremezsiniz. Diğer bir husus ise usul kurallarına riayettir. Usule aykırılıklar, zihinde tasarlanmış bir sonucu elde etmenin imkanı olarak kullanılıyorsa, soruşturma veya yargılamanın amacı değişir.

- Nasıl değişir?

17 Aralık’ta ortaya çıkan bulgular bu üç hususta ciddi sorunlar olduğunu gösteriyor. Bu sorunlar ve buna yol açan aktörler, Ergenekon ve Balyoz davalarını da yürüttüğüne göre ve o dönemde bu davaların lehinde veya aleyhinde olan pek çok kişinin bu konuda kuşkularını dile getirdiğine göre, artık bu konuda duraksamamak gerek."

Son Güncelleme: 11.01.2014 15:44
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177