25 Eylül 2012 Salı 22:55
Neşet Ertaş'ı kaybettik

Doktorlarla birlikte basın karşısına çıkan oğlu Hüseyin Ertaş’ın sazının ne yapılacağı yönündeki soruya verdiği "Ah ah" yanıtı yürekleri dağladı. Neşet Ertaş, vasiyeti üzerine Kırşehir’e, babası ve ustası Muharrem Ertaş’ın ayakucuna defnedilecek.

Anadolu ozanlığı geleneğinin günümüzdeki temsilcisi Neşet Ertaş, 74 yaşında İzmir’de tedavi gördüğü sırada yaşamını yitirdi. Hastanenin kanser tedavisi gördüğü onkoloji servisinde durumu ciddileşen ve iki gün önce yoğun bakıma kaldırılan Neşet Ertaş son 24 saatte cihazlara bağlı olarak hayatını sürdürdü. Durumu sabah saatlerinde giderek ağırlaşan ünlü ozan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Oğlu Hüseyin ile kardeşi Necati Ertaş’la birlikte kamera karşısına geçen hastane doktorları tüm müdahalelere rağmen ünlü ozanı kurtaramadıklarını söyledi.

“MAALESEF KAYBETTİK"

Onkoloji Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Ahmet Uğur Yılmaz, “Sayın Neşet Ertaş, hastanemize iki hafta önce genel durumunda bozulma olduğu için yatırılmıtı. Kendisi zaten iki yıldır bir hastalık sebebiyle takip edilmekteydi. Gereken tedaviler yapıldı ancak durumunda iyileşme olmaması nedeniyle Pazar günü yoğun bakıma alındı. Maalesef tedavilere rağmen bu sabah saat 08.45’te kaybettik. Değerli ozanımızı kaybettiğimiz içi üzgünüzö diye konuştu.

Ölüm sebebi hakkındaki soru üzerine ise “İleri evre kanseri vardı. Bu hastalığın sonucu olarak hastanemizde yatıyordu. Genel durumu bozulunca yoğun bakıma almıştık. İki haftadır ben takip ediyordum. Hastanemize geliş tarihi 10 Eylül. İki gün önce de yoğun bakıma alındıö dedi.

Bu arada basın toplantısı sırasında cenaze işlemlerinin nasıl yapılacağı konusundaki soruları yanıtlayan Başhekim Yardımcısı Zeki Hozer’in, “Neşet Ertaş Devlet Sanatçısı olduğu için Valilik ve Kültür Bakanlığı hazırlık yapacakö sözlerine sanatçının oğlu Hüseyin Ertaş, “Babam Devlet Sanatçılığı’nı kabul etmemişti, devlet sanatçısı değilö diyerek düzeltti.

“AH AH"

Oğlu Hüseyin Ertaş ise “Acımız daha taze. Haberi yeni aldık. Söylenecek herşeyi hocalarımız söyledi. O Türkiye’ye mal olmuş biriydi. Türkiye’nin abisi, babası, kardeşiydi. O yüzden pek vakit kaybetmeden sizlere bir açıklama yapmak istedik. Sevenlerini haberdar etmek istedik. Hocalarımız gereği kadar ilgilendi. Hepsine teşekkür borçluyuz. Yolcumuzu bugün uğurladık. Aile cenazesinin Kırşehir’e götürülmesine karar verdiö diye konuştu. Hüseyin Ertaş, “Sazı ne olacak?ö sorusu üzerine ise sadece “Ah ahö demekle yetindi.

Abisi Necati Ertaş ise “Size özel bir vasiyeti oldu mu?ö sorusuna “Babamın ayak ucuna defnedin’ dediö diye konuştu.

Bu arada Vefat haberinin hemen ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sanatçılar Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Edip Akbayram, Musa Eroğlu, Hasan Saltık, Gülay, İsmail Altunsaray ve Yavuz Top aileyi telefonla arayıp başsağlığı diledi.

Bu arada hastalığını duyunca memleketi Kırşehir’den gelen köylüleri de hastane önünde gözyaşı döktü. Vefat haberini alan bir grup konservatuar öğrencisi de hastaneye gelip aileye taziyede bulundu.

EVİ MÜZE OLABİLİR

Anadolu halk ozanı Neşet Ertaş’ın acılı ailesi ve sevenleri hastane önünde bekleyişini sürdürürken Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın da İzmir’e hareket ettiği öğrenildi. Bakan Günay’ın aileyle görüşmesinin ardından tören programının kesinleşeceği belirtildi. Ertaş’ın son nefesini vermeden önce en çok hakkında çıkarılan “Öldüö söylentilerine üzüldüğü ve hasta yatağındaki fotoğraflarının sızdırılmasına üzüldüğü bildirildi.

"CANIM HALA İÇİMDE" DEMİŞ

Öte yandan büyük ustanın son günlerine ilişkin ayrıntılar da ortaya çıkmaya başladı. Sazını en son yaklaşık bir ay önce eline aldığı belirtilen Neşet Ertaş’ın çok sevdiği İzmir’de Karabağlar semtinde bulunan evinin müzeye dönüştürülmesi konusuna olumlu baktığı ancak nihai kararı ailesinin vereceği bildirildi. Bağlamasını eşine bırakan Ertaş’ın İzmir’e geldiğinde hastaneye yatmadan önce “Çıkmadık candan ümit kesilmez. Canım hala içimdeö dediği kaydedildi. Ertaş’ın hastalığına ilişkin “Gönülle yaşarsam dünya benim, gönülsüz yaşarsam ben bu dünyanın neyiyim? Allah etmesinö sözlerinin hastane bahçesinde menajeri Gülsüm Sarıkaya tarafından hatırlatılması da dinleyenleri gözyaşlarına boğdu.

"GARİP BÜLBÜL" KİTABINI HEYECANLA BEKLİYORDU

Ayrıca Neşet Ertaş, İTÜ Devlet Türk Müziği Konservatuvarı Öğretim Üyesi Erol Parlak’ın 1996’da Almanya’da kendisini ziyaret etmesiye başlayan biyografi çalışmasını da merakla bekliyordu. Parlak’ın son aşamada olan kitabını gören ve eksikliklerini tamamlayan Ertaş “Garip Bülbülö adını taşıyan kitaptan da mutluluk duyuyordu.

KÜÇÜK MERYEM DE SAİT DE ARTIK NEŞET DEDESİZ

İzmir’de türkülerin ustası Neşet Ertaş’ın, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesi, Karabağlar ilçesinin gecekondu semtindeki ünlü sanatcının eserleri gibi rengarenk olan mütevazı evini de komşularını da hüzne boğdu. Ertaş’ın son 15 yılını geçirdiği Karabağlar ilçesinin gecekondu semtindeki evinin sokağında da yaşandı. Komşuları, acı haberin ardından ünlü sanatcının evine Türk bayrağı astı. Dünyaca tanınan bir sanatçı olmasına rağmen mütevazı yaşamı hiç bırakmayan Neşet Ertaş’ın, evi de aynı mütevazı görüntüsüyle dikkat çekti.

ESERLERİ GİBİ RENGARENK

Ünlü sanatçı komşularının anlattığına göre, evde kalan akrabalarına yeni evler aldıktan sonra kendisi bu eve taşınarak yaşamını sürdürdü. Ertaş evi de tıpkı eserleri gibi kendisi süsledi. Sanatcının meyve ağaçları yetiştirdiği, duvarlarını asmayla kapattığı evinin küçük bahçesindeki kamelyada zamanı geçirdiği, burada misfirleriyle sohbet ettiği öğrenildi. Alt katında kiracısı polis memurunun oturduğu evin ikinci katı ve terası ise çeşitli renkteki camlarla kapatıldı.

Neşet Ertaş’ın sağlıklı olduğu günlerde, sıradan bir yaşam sürdüğü, alışverişını yaptığı, komşularıyla, yakındaki taksi durağına gidip sohbet ettiği belirtildi.

MİNİK KOMŞULARI DA ÇOK ÜZÜLDÜ

Neşet Ertaş’ın öldüğü haberini annelerinin konuşmalarından öğrenin minik komşuları 5 yaşındaki Meryem Gürsoy ve 3 yaşındaki Sait Atıcı da büyük üzüntü yaşadı. Minikler her gördüğünde kendilerini seven “Neşet dedeleriniö kaybetmenin acısını yaşadı. Ünlü sanatcının komşularından ve aynı zamanda da hemşerisi olan Meryem Gürsoy, “Büyük acı yaşıyorum. Biz ona “baba' derdik. Bizlere çok iyiliği dokundu. Her zaman kapısını bizlere açtı. Çocuklarımızı torunları gibi sevdi. Şimdi de kendisini son görevimizi yapmak için bekliyoruzö dedi. Ertaş’ın komşularından Saniye Güzel ise, “Onu tanıdığımız için kendimizi çok şanslı görüyoruz. Bizlerin hep yanında oldu. Ünlü bir sanatcı gibi değil de kendi halinde bir halk insanı gibiydi. Büyük üzüntü yaşıyorumö dedi.

HASTANE BAHÇESİNDE 'CAMİ- CEMEVİ' GERGİNLİĞİ

Hastane bahçesinde, Neşet Ertaş’ın cenaze töreniyle ilgili gerginlik yaşandı. Ertaş’ın Kırşehir’den gelen akrabalarının beklediği kafeteryaya gelen Alevi Bektaşi Kültür Dernekleri Başkanı Engin Gündük, herkesin kendisini dinlemesini isteyerek, "74 yıldır Alevi- Bektaşi kimliğiyle bilinen Neşet Ertaş, ölümünde zorla sünnileştirilmeye çalışılıyor. Cenazesi camide yapılmaya çalışılıyor. Buna izin vermeyelim" dedi. Ertaş’ın yakınlarından bazıları ise Gündük'e tepki gösterdi. "Camiye gidecek" diyen yakınları ile Engin Gündük arasında kısa süreli gerginlik çıktı, itişmeler oldu. Araya giren vatandaşlar da "Siyasete alet etmeyin. Camiye de gitsin, cemevine de. O bütün bir halkın sanatçısı" dedi. Cenazenin yarın sabah doğrudan Kırşehir'e götürüleceği belirtilirken, öncesinde İzmir'de bir tören yapılması da bekleniyor.

Başbakan Erdoğan'dan da başsağlığı mesajı

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, halk müziği sanatçısı Neşet Ertaş'ın vefatı sebebiyle bir mesaj yayımladı. Neşet Ertaş’ın vefatını derin bir teessürle öğrendiğini ifade eden Erdoğan, uzun yıllar gurbet hayatı yaşayan Neşet Ertaş'ın, bir gönül eri, hatta bir 'Gönül Dağı' olmayı başarmış bir sanatçı olduğunu belirtti.

Ertaş'ın Anadolu insanıyla arasında gönülden bir bağ kurduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan mesajında şu ifadelere yer verdi:

"Eşsiz üslubu, parlak yorumları ile dikkati çeken Neşet Ertaş, yorumladığı türkü ve bozlaklar sayesinde Anadolu insanıyla arasında gönülden gönüle uzanan gizli bir bağ kurmayı başarmış ender sanatçılarımızdan biridir. Neşet Ertaş’ın adının milyonlarca seveni tarafından yaşatılacağına, sanat üslubunun gelecek nesilleri etkilemeye devam edeceğine yürekten inanıyorum. Merhum Neşet Ertaş’a Allah’tan rahmet niyaz ediyor, ailesine, yakınlarına ve tüm sanat camiamıza başsağlığı diliyorum."

NEŞET ERTAŞ YARIN KIRŞEHİR'DE TOPRAĞA VERİLECEK

Kültür ve Turizm Bakanlığı halk müziği sanatçısı Neşet Ertaş'ın vefatından sonra yazılı bir açıklama yaparak, Ertaş’ın cenaze töreni programını açıkladı. Yapılan açıklamada, Ertaş'ın yarın saat 07:00’de İzmir’den havayoluyla Ankara’ya, Ankara'dan da Kırşehir’e nakledileceği bildirildi. Neşet Ertaş, 26 Eylül Çarşamba günü Kırşehir Ahi Evran Camii’nde kılınacak öğle namazınının ardından kılınacak cenaze namazı ile son yolculuğuna uğurlanacak.

NEŞET ERTAŞ' IN AİLESİ RESMİ TÖREN İSTEMİYOR

İzmir’de tedavi gördüğü hastanede vefat eden ünlü halk ozanı Neşet Ertaş’ın cenazesi, yarın sabaha karşı saat 04.00’de Karşıyaka’da bulunan hastaneden alınacak ve sabah saat 07.30’daki uçakla ve ailesinden oluşan 14 kişilik kafile ile önce Ankara’ya gidecek. Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay başta olmak üzere devlet erkanının ve sevenlerinin karşılama yapacağı ozan için çocukları Döne ve Hüseyin Ertaş resmi tören istemezken sanatçı Ankara’dan karayoluyla memleketi Kırşehir’e nakledilecek. Cenaze ise ikindi namazını müteakip Ahi Evran Camii’nden kaldırılacak ve Bağbaşı’ndaki merkez mezarlığa babası Muharrem Ertaş’ın yanına defnedilecek.
Ertaş’ın dünürü ve yeğeni Metin Taplak, bunun dışında başka bir gelişme olmayacağını belirtti.

KOCAOĞLU: PİR SULTAN’LARIN YANINA GÖNDERECEĞİZ

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu, Neşet Ertaş’ın ailesini hastanede ziyaret etti. Ziyaret öncesi kısa bir açıklama yapan Kocaoğlu, "Karacaoğlan’ların, Pir Sultan’ların, Aşık Veysel’lerin yanına göndereceğiz. Bugün yaşamını kaybetti ama Anadolu’da sevenleri yaşatacak. Eserleri ve sesi yaşayacak. Tanrı’dan rahmet diliyorum hepimizin başı sağolsun" dedi.

Sabah saatlerinde kendisini Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın aradığını, ona "Gerekenleri yapıyoruz" dediğini de aktaran Kocaoğlu, "Sayın Bakan 'Biliyorum ama bir daha arayayım istedim' dedi. Kendisi de katılacağını söyledi ama hangi törene katılacağını, net yerini konuşmadık. Devlet töreni yapılıp yapılmayacağını ise bilmiyorum" diye konuştu.

Yaşanan cemevi- cami tartışmasının hatırlatılması üzerine ise Kocaoğlu, "Herkesin kendi inancına göre defnedilmesi gerekiyor. Tartışma konusu yapılması bile yanlış. Ailesi nasıl istiyorsa o şekilde cenaze töreni yapılır" yanıtını verdi.

NEŞET ERTAŞ'IN ÖLÜMÜ, DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ ANADOLU BOZKIRINDAKİ SEVENLERİNİ ÜZDÜ

Köy kadınlarının dere kenarlarında çamaşır ve kilim yıkarken kullandıkları tokaç üzerine takılan elektrik telleriyle oluşturulan çakma saz ile sanat yaşamına ilk adımını attığı belirtilen, daha sonra da Türkiye'nin önde gelen ozanlarından olan Neşet Ertaş'ın ani ölümü, doğup, büyüdüğü yörelerde yaşayan tanıdıklarını derinden üzdü.

Anadolu bozkırının sesi, abdal geleneğinin son temsilcisi olarak bilinen Türk Halk Müziği'nin abidesi Neşet Ertaş'ın ani ölümüyle, 1938 yılında dünyaya gözünü açıp, 8 yaşına kadar yaşamını sürdürdüğü Kırşehir'in Çiçekdağı ilçesi Kırtıllar köyü halkını üzdü. Çocukluk arkadaşlarından Remzi Kocaoğlu, Neşet Ertaş ile birlikte büyüdüklerini belirtip, sanat yaşamına ilk adımını, babasının yaptığı çakma saz ile başladığını söyledi. Kocaoğlu, "Muharrem Ertaş sürekli saz isteyen oğlu Neşet Ertaş'ın talebini karşılayabilmek için rahmetli babam Hüseyin Kocağolu'na gelip, 'Hüseyin ağa şu oğlana bir saz yap da, sesi kesilsin' dedi. Babamda kadınların çamaşır yıkamakta kullandığı eski bir tokaç üzerine çivi çakıp, üzerine kablo teli takarak saz yapıp eline tutuşturdu, çok sevinmişti" diye konuştu.

Kırtıllar Köyü'nde Orhan Kocaoğlu da Neşet Ertaş'ın 8 yaşına kadar köyde kaldığını, bu süre içerisinde doğup, yaşadığı köydeki evinin el değiştirip, şimdi başkaları tarafından kullanıldığını ifade etti. Aynı köyden Mithat Teçcan da konuşmak yerine Neşet Ertaş'ın 'Zahidem' türküsünü" söylemeyi tercih etti.

8 yaşında babası Muharrem Ertaş ile birlikte köyden ayrılan Neşet Ertaş'ın 12 yaşına kadar Çiçekdağı ilçesi İbikli Köyü'nde ikamet ettiği belirtildi. Annesi Döndü Ertaş'ın ölümü üzerine bu köyden de ayrılan Ertaş'ın, ailesi Yozgat'ın Kırıksoku köyünde Arzu isimli kadınla evlenip, bir süre bu köyde yaşadığı, daha sonra ise Yozgat'ın Yerköy ilçesine yerleştiği belirtildi.

Yozgat'ın Kırıksoku köyündeki arkadaşlarından Fatma Metin, Neşet Ertaş'ın köyde sürekli saz ile dolaştığını belirterek, "O saz çalardı, ben ve iki kız kardeşi de oynardık. Saz çalmayı çok seviyordu, sevgisiyle bu yerlere geldi, Allah rahmet eylesin" diye konuştu.

Yerköy Abdallar Derneği Başkanı Veli Metin de, Neşet Ertaş'ın annesi Döndü Ertaş'ın İbikli Köyü'ndeki mezarını ziyaret ederek dua etti.

Neşet Ertaş'ın annesi Döne Ertaş'ın mezarı Kırşehir'ın Çiçekdağı İlçesi'ne bağlı İbikli Köyü'nde bulunuyor. Ünlü halk ozanı Neşet Ertaş ise babası Muharrem Ertaş'ın Kırşehir'deki mezarının yanı başına gömüleceği belirtildi.

..:İlgili Haberler:..

***NEŞET ERTAŞ KİMDİR?***

***NEŞET ERTAŞ TÜRKÜLERİNİ SESLENDİRMİŞLERDİ***

***DURUMU KRİTİK OLARAK AÇIKLANMIŞTI***

ASPARAGAS HABERE ÜZÜLMÜŞTÜ

***BAKAN ERTAŞ'I ZİYARET ETTİ***

***SEVENLERİNE BÖYLE SESLENMİŞTİ***

 
 
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol