Yeşim
Yeşim
07 Nisan 2016 Perşembe 13:29
Metin Feyzioğlu'ndan iç savaş uyarısı

Feyzioğlu, “Bu Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu torunlarımızın bile göremeyeceği bir iç savaşın başlaması demektir” uyarısında bulundu...


Gerçekten acayip günlerden geçiyoruz... Türkiye'de Türk Milleti'nin varlığını savunmak için  toplantılar yapıp, bildiri yayınlamak zorunda kalmak gibi... İşte 500 dolayında her görüşten aydın, ve kanaat önderi, “Birlikte Türk Milletiyiz” demek için örgütlendi ve bugün Ankara'da kuruluşunu ilân etti.

Hareketi destekleyen ve toplantının açış konuşmasını yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu, Türkiye'nin yargı ve siyaset eliyle başka bir devlete ve rejime dönüştürülmek istendiğini belirterek, bu birlikteliğin, “Emperyal müdahalelere karşı dik bir duruş, Türk Milleti'nin yeniden şahlanışı” olduğunu söyledi. Özgürlük ve demokrasi adına Türkiye Cumhuriyeti'ni federal  yapıyla bölmenin ülke içinde sınırlar çizmek anlamına geldiğini vurgulayan Feyzioğlu, “Bu Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu torunlarımızın bile göremeyeceği bir iç savaşın başlaması demektir” uyarısında bulundu.

Türkiye Barolar Birliği'nde düzenlenen toplantı emekli Korgeneral Hasan Kundakçı'nın basın toplantısı metnini okumasıyla başladı. Bölücü teröre ve yeni Anayasa çalışmalarına “dur” demek için toplandıklarını belirten Kundakçı, 1071'den beri Anadolu'da kesintisiz devam eden Türk Milleti'nin egemenliğine son verilmek, çok ortaklı bir çeşit federal devlete geçilmek istendiğini, bunun da sahiplerinin Haçlı emperyalistler olduğunu anlattı. Ülkenin dört bir taraftan kuşatıldığını vurgulayan Kundakçı, “Bu kuşatmanın asıl sorumlusu iktidardır. Çünkü; uyguladığı siyaset ve ideolojik hesaplarla Ortadoğu’ya düzen vermek üzere, Kuzey Afrika’dan bölgemize kadar uzanan alanda terör ve kanlı savaş bataklığında rol üstlenmiştir. Çağrımız, Büyük Türk Milleti'ne, 'Uyan ve Milli Egemenliğine sahip çık' davetidir. Herkesi aralarındaki sorunları bir tarafa bırakarak, varlık hukukumuzu savunmaya, hakkımızı korumaya çağırıyoruz” dedi.

FEYZİOĞLU: İMRALI NOTLARI KIZILAY'DA DAĞITILMALI


Toplantının açış konuşmasını yapan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Prof. Metin Feyzioğlu, sözlerine iyi bir haberle başladı. Rusya'nın ve küresel güçlerin tüm engellemelerine rağmen Cuma günü Türkçe Konuşan Ülkeler Barolar Birliği'nin kuruluş imzasını atacaklarını açıklayan ve konuyu bu sabah Başbakan Davutoğlu'na da aktardığını açıklayan Feyzioğlu, Azerbaycan ile Ermenistan'ın savaş noktasına geldiği, Türkiye'nin merkezden dışlanmaya çalışıldığı bir dönemde, “Hayır biz varız, merkezde varız” demenin, avukatları aşan milli bir mesele olduğunu kaydetti.

Prof. Feyzioğlu, “Birlikte Türk Milletiyiz” hareketi, ülkenin karşı karşıya bulunduğu sorunlar ile Atatürk milliyetçiliğini anlattığı konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Ülkenin her yerinde çoban ateşleri yakıyoruz. Biz bu çoban ateşlerinin çatısı olmaya hazırız. Türkiye ile birlikte Ortadoğu'nun şekillendirilmek istendiği bir süreçteyiz. Müdahalelerin tam ortasında yer alan Türkiye'nin de şekillendirilmek istenmediğini düşünmek büyük saflık olur. Türkiye yargı ve siyaset yoluyla başka devlete ve rejime dönüştürülmek istenmektedir. İşte bu birliktelik emperyal müdahalelere karşı dik bir duruştur. Türk Milleti'nin yeniden şahlanışıdır. Biz iktidarı eleştiririz, ama devlet sözkonusu olduğunda Anayasa'da ifadesini bulan ilkelerin arkasında sonuna kadar durmayı namus ve vatan borcu biliriz. Bir senaryo oyununun ortasındayız. İmralı'daki teröristbaşı Anayasa pazarlıklarının tam ortasındadır. İmarlı Notları kitabının satır satır okunması ve anlatılması gerekir. Bence Kızılay'da dağıtılması gerek, ama maalesef yasaklandı. Ne yapmalı? Dışarıdan gelen her türlü saldırıya, bölücülüğe direnmeye gücümüz yeter. Ancak Türkiye'yi peşkeş çemek isteyenler dün de bugün de içeride işbirlikçilerle yürümüştür. Mütareke döneminin emperyal güçlere boyun eğmiş siyasetçileri bugün de şekil ve isim değiştirerek vardır. Atatürk'ün milliyetçiliği hiçbir zaman ırkçı olmamıştır. 'Ne Mutlu Türk olana' dememiş, dahiyane bir şekilde 'Ne mutlu Türküm diyene' demiştir. Bugün yüzlerine bir kez değil, bin kez 'Ne mutlu Türk'üm diyene' diye haykırmanın zamanıdır. Bu toprakların milliyetçiliği Atatürk milliyetçiliğidir, kapsayıcı, kucaklayıcıdır. Ancak maalesef içimize sokulan birileri eliyle vatandaşlarımızın milliyetçiyim demenin ırkçılık sanar hale gelmesi sağlanmak isteniyor. Türkiye Cumhuriyeti'ni özgürlük ve demorasi adına federal yapıyla bölmek, ülke içinde sınırlar çizmek demektir. Irkçı, etnisitiye dayalı bu plan gerçekleştiği takdirde Sivas, Yozgat, İzmir, Antalya'da sonunu torunlarımızın bile göremeyeceği bir iç savaş başlayacaktır. Türkiye milli menfaatlerini koruyan, dostum düşmanım yok, menfaatim var diyen akılcı bir dış politikaya derhal kavuşturulmalıdır. İhtiyacımız olan, bu anlayışı Türkiye Cumhuriyeti'ne hakim kılmaktır. İhtiyacımız federal yapıya karşılık başkanlık değil özgür, demokratik ve refah içinde yaşayan bir Türkiye'dir. Kanımla canımla örgütümle sizinle birlikte olduğumu ilân etmekten gurur duyuyorum.”

YENİ ANAYASA İŞGÂL SALDIRISIDIR

Feyzioğlu'nun konuşmasının ardından bir panel düzenlendi. Paneli yöneten eski Vali ve Anayasa Mahkemesi Üyesi Mustafa Yıldırım, “Maalesef Türk Milleti'ni savunacak duruma getirildik. Bu çok üzücü. Varlığımız sorgulanıyor, can derdindeyiz. Milli mücadele koşullarına benzer koşullardayız. Herkesin yapacağı ve yapması gereken bir şey var. Yarın çok geç olabilir” dedikten sonra sözü Devlet eski Bakanı Sadi Somuncuoğlu'na bıraktı.

Bölücü terör ve çözüm süreci kronolojisi hakkında bilgi veren Somuncuoğlu, 32 yıldır terörle uğraşıldığını, olayın sadece terör gibi gösterildiğini oysa terörün hedefinin bölücülük olduğunu, bu yüzden “bölücü terör” ifadesinin kullanılması gerektiğini vurguladı. Bölücü terörün bir Batı projesi ve Orta Doğu'yu şekillendirme aracı olduğunu belirten Somuncuoğlu, “Türkiye'nin egemenliğini, vatanın bütünlüğünü ve milletin birliğini sağlamakla görevli yöneticiler bu meseleye nasıl bakıyor?” diye sorduktan sonra Özal-ANAP'lı 80'li yılları, 1990-2002 arasındaki koalisyon hükümetleri dönemini ve 14 yıllık AKP iktidarının anlayışını karşılaştırdı. Somuncuoğlu, birinci dönem ile üçüncü dönemin zihniyetinin aynı olduğunu, yani 32 yılın 23 yılını aynı zihniyetin yönettiğini vurgulayarak, her iki dönemde de terör örgütüyle milletten ve devletten gizlice görüşmeler yapıldığını, ANAP ve AKP'nin Türk Devleti, milleti ve vatanın bütünlüğüne bakış açılarının da aynı olduğunu belirterek, “Acımasızca, 'Türk Milleti diye bir millet yoktur' dediklerini” savundu. Ayrıca iki dönemde terörün sıfırdan alındığını ve zirveye çıktığına dikkat çeken Somuncuoğlu, “82 milyonun 80 milyonunun bizim gibi düşündüğüne eminim. Ama cennete götürüyoruz diye cehenneme götürüldüklerinin farkında değiller, çünkü algı operasyonu ile zihinler teslim alındı” dedi.

CHP eski milletvekili Birgül Ayman Güler de yeni anayasa çalışmalarını değerlendirdiği konuşmasında özetle şunları söyledi:

“Yeni anayasacıların derdi darbe anayasasını değiştirmek değil, dertleri ruhla, cumhuriyetle ilgili. Yeni anayasa çözüm süreci denilen taviz, teslimiyet ve Türkiye'yi teslim alma sürecinin ana parçasıdır. Çözüm süreci buzdolabında ise bu yeni anayasa ne? Yeni anayasa masadan kaldırılmadıkça, çözüm sürecinin buzdolabına konduğuna inanmıyorum. Bu saldırıların birinci hedefe Türklük üzerinedir. Eğer Türk Milleti kendi varlığının reddine ve egemenliğinin kaldırılmasına evet derse, demek tarih Türk Milleti diye bir milleti yanlışlıkla kabul etmiştir. Bu çalışmalarla vaadedilen, büyük acı ve yokluktur. Yugoslavya, Irak, Suriye, Libya'daki gibi. Bu geleceğe hayır diyoruz. Yeni anayasa kara çuvaldır. Bu bir işgâl saldırısıdır. Bugün Türkiye'de postalları gizleyen bir işgâl vardır. Yeni anayasa da bu işgâlin aracıdır. Türk Milleti sana bunu  yaptırmaz diyeceğimiz bir mücadeledir.”

“HAZRETİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN CÜPPESİZ HOCA”

Panelin bir diğer konuşmacısı Kültür eski Bakanı Namık Kemal Zeybek'ti. Yeni dünya düzeni ve sığınmacılar konusu üzerinde durana Zeybek sözlerine, “Hazreti Recep Tayyip Erdoğan...” diye başlayıp, şöyle devam etti:

“Bu böyle giderse, 20 sene sonra buradaki toplantılar böyle başlayacak, müjdeler olsun!..”

Zeybek, ilimin önemine işaret edip, Atatürk'ün, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözünü hatırlatırken de, “Bu söz artık hayatta en hakiki mürşit İmam Hatiplerdir oldu. Öyle diyor cübbesiz hoca” ifadesini kullandı. Zeybek, şu ilginç değerlendirmeleri yaptı:

“Bugünkü dönem darbe dönemlerine rahmet okutacak bir dönemdir. Genelkurmay Başkanı müebbete çarptırıldı... Suriye'de ne işimiz var? Bizim iktidar İhvan-ı Müslim'ün Türkiye şubesidir. Emperyalistler bizimkileri avutmak için siz Avrasya'yı yöneteceksiniz, yeni Osmanlı'yı dirilteceksiniz dediler. O yüzden bizimkiler kendilerini hain görmüyor... Bu iktidar fitnecilik yapıyor. ÖSO terör örgütünü icat edip beslediler, IŞİD'in ortaya çıkmasına sebep olmasalar huzur çok çabuk sağlanırdı... 6 milyon nurtopu gibi evladımız var artık. Nüfusumuzun yüzde 8'i demek bu. Etnik yapımız değişiyor.”

NİYE ARAPLARA TÜRKÇE, TÜRKLERE ARAPÇA ÖĞRETİYORLAR?

Çarpıcı bir iddiayı gündeme getiren Zeybek, “Suriye'den gelen Araplara Türkçe, Türklere Arapça öğretiyorlar. Neden? Çünkü Türkleri geri gönderecekler. Zavallı Türkmenler, Türkiye bize yardım edecek sanıyor. Bizim milliyetçiler de hadi Türkmenlere yardıma gidelim diyor. Ne Türkmeni, onlar El Nusra” dedi.

Zeybek Davutoğlu'nun, AB ile mülteci pazarlığını ve Erdoğan'ın Emevi Camii'nde namaz kılma hayalini de şu sözlerle eleştirdi: 

“Kendisini Başbakan zanneden, herkesin de Başbakan zannetiği arkadaşımız, 'Kayseri pazarlığı yaptık' dedi. Kayserili kim, AB... Suriye'deki Emevi Camii'nde namaz kılamadılar, ama Türkiye'deki bütün camileri Emevi Camii haline getirip, göstere göstere namaz kılıyorlar.”

O CUMHURBAŞKANI OLDU BEN EMEKLİ

Panelin son konuşmacısı kumpas davalar üzerine Donanma Komutanlığı'ndan ayrılan emekli Oramiral Nusret Güner'di. “Nasıl bir Türkiye” konusunu ele alan, iktidarın yanısıra CHP ve medyayı eleştiren Güner, şunları söyledi:

“Maalesef ülkemiz süratle uçuruma sürüklenmektedir. Uçurumun dibinde özerk Kürdistan için federasyon ve laiklikten vazgeçilip, din devleti olma vardır. Bu gidişi durdurmak için ülkemiz yöneticileri yeterli çabayı göstermiyor. Dahası gerçek bir muhalefet oluşumunu engellemek için iktidar ile muhalefet görünmez bir işbirliği içinde. BOP projesi kapsamında Türkiye'de her istenenin yapılabilmesi için işe askerden başlandı, her kişi ve kuruma korku salındı. Bana kurulan kumpası biliyorsunuz. Dönemin Başbakanı ile 50 dakika görüştüm, anlattım. Tüm söylediklerim doğru çıktı. Ne oldu? O Cumhurbaşkanı oldu, ben emekli. TSK'dan sonra sıra basına geldi. Bakın bir iki kişi dışında hiç kimse bu toplantıya ilgi göstermiyor. Medya özgürlüğünden bahsediliyor, ama medya bağımsızlığını konuşan yok. Ülke stratejik çukura düşürüldü. Bu hareket, bu stratejik çukurdan çıkmak için neler yapılması gerektiğini anlatmak için kuruldu. Atatürk'ün emaneti Türkiye Cumhuriyeti'ni geri almalıyız.”

Panelistlerden sonra hareketi destekleyen emekli Orgeneral Edip Başer de kısa bir konuşma yaptı. Ülkemizde gerçek anlamda bir demokrasi olmadığına dikkat çeken Başer, “Demokrasinin temeli, eğitilmiş ve bilinçli bir toplumun olmasıdır. Hâlâ yüzde 50'nin üzerinde bir sadece abdest, namaz, hacca gitmeyi din olarak nitelendiriyor. Oysa biz insanlarımıza dinin temelinin güzel ahlâk olduğunu, güzel ahlâkın olmadığı yerde din olamayacağını dahi anlatamadık” dedi. Ağırlıklı olarak Diyanet İşleri Başkanlığı'nı eleştiren Başer sözlerini, “Maalesef ülkemiz Atatürk'ün çizdiği o güzel çizgiden çok çabuk ayrıldı. Ana suçlunun cehalet olduğunu düşünüyorum. Hz. Muhammed de, 'Bütün kötülüklerin anası cehalettir' demiştir. O yüzden okunacak, okunacak, okunacak... Anlatılacak, anlatılacak, anlatılacak... Öğretilecek, öğretilecek, öğretilecek....” diyerek tamamladı.

Konuşmaların ardından Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, Birlikte Türk Milletiyiz panelinin 13 maddeden oluşan sonuç bildirgesini okuyarak, “Türk Milleti'nin egemenliğine, vatanın bütünlüğüne ve huzurunu sahip çıkmak zorunda olan bütün vatanseverleri” göreve davet etti. Bildirge oy birliğiyle kabul edildikten sonra toplantı panelistlerin, katılımcıların sorularını cevaplandırması ile sona erdi.

 

Müyesser Yıldız

Odatv.com

Son Güncelleme: 07.04.2016 13:31
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol