27 Eylül 2011 Salı 10:10
Mektupları yasaklanan gazetecilerden Adalet Bakanlığı'na çağrı
Kocaeli 1 Nolu F tipi Cezaevi idaresi tarafından Derya Sazak, Nuray Mert, Özgür Mumcu, Ezgi Başaran, Umur Talu, Hüseyin Aykol ve Yıldırım Türker’in de aralarında olduğu 16 gazeteciye gönderdikleri mektuplara el konulmasına gazetecilerden sert tepki geldi.

Mektuplara el konulması nedeniyle ANF’ye konuşan Yıldırım Türker, Ezgi Başaran, Nuray Mert, Yaşar Seyman ve Özgür Mumcu Adalet Bakanlığını konuda hakkında açıklama yapmaya ve sorumlular hakkında gerekli işlemleri başlatmaya çağırdılar.

Cezaevlerindeki baskı ve yasakların tüm ülkedeki demokratik ortam yoksunluğunun bir yansıması olduğunu belirten gazeteci ve yazarlar, cezaevlerindeki insanların sesi olmaya devam edeceklerini söylediler. ANF’nin önceki gün gündeme getirdiği haber üzerine gazeteci ve yazarlar ajansımıza konuştular:

YILDIRIM TÜRKER: Bence gayet iyi bir liste çıkartmışlar. Hani gayet akıllılar çünkü yaptıkları hak ihlallerinin nasıl açığa çıkartılacağını çok iyi biliyorlar. Sağlam bir listeye “sakınca” getirmişler o açıdan. Demek ki yaptıkları hak gasplarını çok iyi biliyorlar. O nedenle şimdiye kadar yazdığım ve aktardığım her zulmün gerçek olduğunu gösteriyor, beni onaylamış oluyor bu yasak. Bu listede yer alan gazeteciler cezaevindeki sorunları yansıtan insanlar, demek ki doğru yansıtıyorlar ki engele takılıyorlar diye düşünüyorum. Ama şunu hiçbir zaman unutmasınlar, hangi yasak hangi “sakıncalı” kararı verirlerse versinler hiçbir zaman bizim kamuoyuna orada süregelen zulümleri aktarmamızı engelleyemeyecekler, bunun önüne geçemezler. Ne yaparlarsa yapsınlar biz cezaevindeki insanların sesi olmaya devam edeceğiz.

NURAY MERT: Burada açıkçası cezaevindeki arkadaşların iletişim hakları gasp edilmiş, daha da önemlisi orada ne olduğunu aktarmalarının önüne geçmiş oluyorlar. Medyanın oradaki koşulları kamuoyuna duyurmasını engelliyorlar. Bu engellemenin zaten bir izahı olmaz, olamaz. Sadece cezaevlerinde bu baskı mevcutmuş gibi gözüküyor ama aslında baskı tüm alanlara yansımış durumda. Mesela bir bütün olarak medyada yapılan yorumlar, haberler, yazılar TMK’nın şu veya bu maddesine göre rahatlıkla “terör örgütü propagandası, vay terör örgütüne yazıldı, onun amacına yazıldı” gibi gün geçmiyor ki sansür uygulanmasın. Zaten dikkat ederseniz bu son günlerde medyayı “sorumluluğa” davet etme durumları çoğaldı. Ben bunların hepsinin bir bütün olarak görülmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece cezaevleriyle kısıtlı bir durum değil, genel bir demokratik ortam yoksunluğunu her yerde hissediyoruz, bu tabii ki ister istemez cezaevlerine de yansıyor. Eğer cezaevindeki arkadaşlar yaşadıkları yoğun baskıyı basına da aktaramayacaksalar, eğer bu da engellenecekse hangi demokratik ülkeden söz edeceksin.

YAŞAR SEYMAN: Bu insanlar zaten tutuklu, yüzlerce sıkıntıları var ve tabii ki bize yazıp bunları aktarmalarından daha doğal bir durum olamaz. Bana her zaman cezaevlerinden mektup gelir ancak birkaç aydır gelmeyince endişelenmeye başladım. Ama haberi okuyunca inanın o kadar şaşırdım ki, anlatamam. Bir arkadaşım bana telefon açıp ‘Nasılsın ‘sakıncalı gazeteci’ dedi, önce anlamadım. Ne sakıncası deyince bana haberi söyledi. Ben geçen hafta cezaevi ring aracında yananların için köşemde yazdım ondan sonra herkes yazmaya başladı. Tabii buda bir facia. Peki bu insanlar bize aktarmasınlar da kime aktarsınlar? Bu yasaklar, engellemelerle bizi yıldıramaz. Bilmem biliyor musunuz ama ben 2002 yılında siyasetin içindeydim ve Kürt sorunu dediğim ve Kürt siyasetçileri savunduğum için ilk andıçlanan siyasi kadın benim. O nedenle bu yasaklar beni hiçbir zaman yıldırmaz aksine daha da radikalleşirim. Ben buradan Adalet Bakanlığın mutlaka bir açıklama yapmaya çağırıyorum. Bunun nasıl bir uygulama olduğunu, bize mektuplarının gönderilmesi hususunda sakınca gören kimdir bunu açıklaması gerekiyor.

EZGİ BAŞARAN: Cezaevi yönetimlerinin artık bağımsız gişe memurluğuna başladıkları apaçık ortaya çıkıyor burada. Biliyorsunuz ki, bundan birkaç ay önce de Sincan F tipi cezaevinde tutuklu bulunan Halil Gündoğan, cezaevi anılarını anlattığı “Metris’ten Munzur’a Bir Firarinin Kitabı” isimli 200 sayfalık kitabını dosya halinde ailesine ulaştırılması talebiyle cezaevi idaresine verdiği zaman, kitap “sakıncalı” bulundu ve imha kararı verildi. Kocaeli F tipi cezaevi idaresi de aynı şekilde tutuklu ve hükümlüleri yıldırma amacıyla haberde isimleri geçen gazetecilere gönderilmemesi gerektiğine karar vermiş. Bize gönderilen cezaevi mektuplarını ciddi ciddi okuyan, araştıran ve kamuoyuna yansıtan gazetecileriz, ortak noktamız bu. Bu nedenle bunun engellenmesinin bir tek manası var: Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin dertleri ve sıkıntılarının kamuoyu ile paylaşılmasını engellemek.

Şunu söyleyeyim ki, bu yöntemlerle hiçbir yere varamazlar tam tersi ben şimdi bana mektup yazan tutuklunun neyi aktarmak istediğini daha kararlı bir şekilde araştırmaya koyulacağım, o bana sesini duyuramıyorsa ben ona sesimi duyuracağım. Özellikle F tipi cezaevleri yönetimleri neyin uygun, neyin uygun olmadığına karar veriyorlar ve cezaevinde kalan tutuklu ve hükümlülerin dertlerini asla kamuoyuna ulaştırmak istemiyorlar. Ama bu engellemeler bizi yıldıramaz, onu da Kocaeli 1 Nolu F tipi Cezaevi Müdürlüğüne iletmek isterim.

ÖZGÜR MUMCU: Ben bu yasağın hukuki gerekçesini bilmiyorum, ancak ben köşe yazmaya başladığımdan bu yana bana cezaevlerinden hep mektup gelmektedir. Anladığım kadarıyla yargılamayı etkileyecek konusunda bir sakınca olduğunu düşünülmüş cezaevi yönetimi tarafından. Ancak 2 bin yıldır da bunu adı sansürdür. Bana gelen mektubu üzerine ne yazacağımı bilinmezken, mektuplarının ulaşmasını engellenmesi geçen yüzyıllardan kalma sansür anlayışının göstergesidir. Yargılamayı etkilemek başlı başına bir cezai yaptırımdır. Ne yazılacağını bilmeden bu konuda böyle keyfi tedbirler alınması hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. Ben burada sadece Adalet Bakanını açıklama yapmaya değil, bu keyfi işlemlerde bulunanlar hakkında gerekli yasal tedbirleri almasını bekliyorum.

ANF NEWS AGENCY
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol