07 Nisan 2013 Pazar 14:05
Maliye e-haciz'de ölçüyü kaçırdı. Avukat Oğuz Gengüç de e-haciz terörünün mağdurlarından.

Cumhuriyet- Maliye Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) vergi ve prim alacaklarına yönelik şubat ayında yaygınlaştırdığı e-Haciz, borcunun farkında olanın da olmayanın da canını yakıyor. Sistem, yıllar öncesindeki vergi ödemesinde hesap farklılıklarından doğan küçük küsüratlar için de işletilince, küçük miktardaki borçlardan büyük mağduriyetler oluşmaya başladı.

Maliye Bakanlığı’nın çeşitli vergi mükelleflerinden toplam 27 milyar liralık alacağını tahsil için başlattığı e-haciz uygulamasında ölçü kaçtı. Borçluların elektronik ortamda takip edilmesi için Türkiye Bankalar Birliği’ne üye 30 mevduat bankası ve 4 katılım bankasıyla imzalanan protokolle oluşturulan e-haciz sistemi, Maliye’den borçlulara hiçbir ihbar yapılmadan işletiliyor.

 

Belediyeler de sırada

Bu yıl vergi borcunu ödemeyen mükelleflerin yüzde 90’ına bankalar kanalıyla e-haciz yapılması bekleniyor. Ancak şimdilik sadece vergi borcu ile prim borçlarını kapsıyor.
Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Genel Başkanı Nail Sanlı, yakında belediyelerin de alacağını bankalara bildirmeye başlamasıyla mağduriyetlerin artabileceği uyarısını yaptı. Borcuna sadık mükelleflerin de büyük sürprizlerle karşılaşabileceğini belirten Sanlı, “küçük miktarlar için büyük mağduriyetler yaşanabildiğini” dile getirdi.

Sanlı, uygulamanın yasal dayanağı olduğunu belirterek “Uygulama, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da yer alan cebri takip ve tahsil esaslarına göre yapılıyor. Yani yasal dayanak var ama uygulamada sıkıntı büyük. Alacakla ilgili olarak icra süreci bitmeden ve borçlu uyarılmadan yapılıyor. Oysaki icrada borçluya 7 gün süre tanınıyordu. Üçüncü şahıslara bildirim yapılıyor. e-haciz ticari yaşamı durdurmadan yapılmalı” dedi.

Küçük miktarlar için bankadaki bütün paraya bloke konduğunu anlatan Sanlı, “Dolayısıyla ticari yaşam aksıyor. Alacak dışındaki paranın iadesi de gecikiyor. Elbette kamu da alacağının peşine düşmeli ve tahsil etmeli ancak borçlunun uyarılması, süre tanınması gibi unsurlara dikkat edilmeli. Borcun miktarına bakmaksızın uygulanması mağduriyetleri artırıyor” diye konuştu.

 

‘Küçük’leri vuruyor

Sanlı, elektronik borç tahsilatının özellikle küçük işletmeleri ve esnafı, serbest meslek sahiplerini zor durumda bıraktığını anlatırken büyük sermaye gruplarına farklı olanaklar tanındığını, zaten bu grupların işlemlerinin farklı yapıldığını anlattı. Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konferedasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de, e-haciz’in çözüm olmadığını, vergi borçları için en akılcı çözümün borç yapılandırılması olduğunu ifade etmişti. Prof. Dr. Şükrü Kızılot da SGK’nin 27 milyar TL’yi bulan alacaklarının çok büyük bir kısmının faiz olduğunu belirterek uygulamayı eleştirmişti. Kızılot, “Banka hesaplarına el koyarak, işletmeleri zor durumda bırakarak borcu tahsil etmek mümkün değil” demişti.

 

Avukat şikâyetçi oldu

İstanbul Barosu’na başvuran Avukat Oğuz Gengüç de e-haciz terörünün mağdurlarından. Gengüç, karşılaştığı hukuk dışı durumu özetle şöyle anlattı: “Şişli Vergi Dairesi mükellefiyim. İdareye hiçbir borcum olmadı. Hatta geçen yıllardan alacaklıyım. Buna rağmen 2005 yılına ait 83 lira 80 kuruşluk bir borcum olduğundan bahisle, tüm banka hesaplarıma 5 bin lira tutarında haciz ve bloke işlemi ile karşılaştım. Şimdiye kadar Maliye’den böyle bir borcum olduğuna dair ne bir ihtar, ne bir ihbar aldım ne de bir takip söz konusu oldu. Ama bir memur, bir tuşa basarak, hesaplarımı kullanılamaz hale getirdi. Bu kadarla da kalmadı. Bir bankadaki otomatik ödeme talimatım işlemez hale geldi, büromun kirası ödenmediğinden temerrüde düştüm. Maliye’den arayıp 80 liralık borcu ödedikten sonra blokajı kaldıracaklarını söylediler. Yüce Baromuzun her türlü hukuk dışılığa karşı gösterdiği hassasiyet ve ilgiyi bu olayda da göstereceği inancıyla benzer olayların diğer meslektaşlarımıza ve vatandaşlarımıza uygulanmamasını teminen, gayri hukuki işlemler konusunda ilgi ve yardımlarınızı istirham ederim.”

Hukukçulara göre bir hesaba haciz konması için kesinleşmiş bir mahkeme kararı olması gerekiyor. Ancak böyle bir kararla alacağın icra yoluyla tahsili mümkün olabiliyor. Bu nedenle Maliye, alacağını korku yaratarak tahsil etmeyi tercih ediyor; e-haciz sistemini haciz kararına dayanarak yapmak yerine “hesapları bloke ederek” işletiyor. Böylece mağdur durumda kalan yurttaşların karşılaştıkları fiili durumu aşmak için önce ödeme yapmaları, sonra hak arama yollarına gitmeleri gerekiyor.

7 Nisan 2013

Son Güncelleme: 07.04.2013 14:12
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177