27 Mart 2013 Çarşamba 11:36
Mahkemeler İhtisaslaşıyor
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısına göre, davanın esastan reddi veya kabulünü içeren kesin bozmaya uyularak verilen kararların önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine, alt derece mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi halinde inceleme, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nca yapılacak.
 
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, ana gayrimenkulün mesken olarak gösterilen bağımsız bölümlerinde, kat maliklerinin izni ve benzeri şartlar aranmaksızın avukatlık, serbest muhasebeci mali müşavirlik veya yeminli mali müşavirlik faaliyetinde bulunulabilecek.
 
Aynı yargı çevresinde birden fazla idare veya vergi mahkemesinin faaliyet gösterdiği hallerde, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, mahkemeler arasındaki iş bölümü Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca (HSYK) belirlenebilecek. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanacak. Mahkemeler, tevzi edilen davalara bakmak zorunda olacak.
 
HSYK, aynı yargı çevresinde birden fazla idare veya vergi mahkemesi kurulması halinde 6 ay içinde mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkin karar verecek. Kararda mahkemelerin iş bölümü esaslarına göre çalışmaya başlayacakları tarih de belirtilecek. Mahkemelerin iş bölümü esaslarına göre çalışmaya başlayacakları tarihe kadar açılmış olan davaların görülmesine bulundukları mahkemelerde devam olunacak.
 
Hakim ve savcıların uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin uygulanmasına ilişkin çalışmaları da mesleki başarılarının değerlendirilmesinde dikkate alınacak. Böylece, ilgili kanunlardaki ''sulh'' veya ''arabuluculuk'' hükümlerinin etkin uygulanmasının sağlanması amaçlanıyor. Hakim ve savcıların alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını uygulamaları teşvik ediliyor.
 
Yurtdışında görevlendirilen hakim ve savcılar, Dışişleri Bakanlığı memurlarına sağlanan hak, ödenek ve imkanlar ile kira yardımından yararlandırılacak.

Kanun Tasarısı için TIKLAYINIZ


-Mahkemeler ihtisaslaşıyor-

Mahkemeye gelen işler sayısal anlamda tevzi edilmek yerine, aynı mahkemenin numaralı şekilde isimlendirilmiş daireleri arasında, gelen işlerin dava konuları esas alınarak paylaştırılacak. Böylece, birden fazla dairesi bulunan bazı büyük adliyelerdeki hukuk mahkemelerine gelen dosyalar, dava konularına göre tevzi edilerek mahkemelerin uzmanlaşması amaçlanıyor.
 
Buna göre, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde hukuk mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilecek. Bu daireler numaralandırılacak. İhtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımı HSYK'ca belirlenebilecek.
 
Daireler, tevzi edilen davalara bakmak zorunda olacak. Böylece, mahkeme, HSYK kararı uyarınca kendisine tevzi edilen dosya hakkında, dosyaya aynı yer mahkemesinin başka bir dairesince bakılacağı gerekçesiyle gönderme kararı veremeyecek. Ancak, aynı yerdeki hukuk mahkemeleri arasında (örneğin asliye hukuk ile tüketici mahkemeleri) arasında görevsizlik ya da yetkisizlik kararı verilmesine herhangi bir engel bulunmayacak.
 
Tasarıyla, kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişilere verilen hapis cezası ortadan kaldırılıyor. Buna göre, TCK'nın, ''kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açan veya işleten kişilere verilen üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası verilmesini'' öngören maddesi yürürlükten kaldırılacak.
 
Adalet Bakanlığı'na, taşra teşkilatında kullanılmak üzere 5 bin 60 personel alınacak.
 
--------------------------------------------

CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, kanuna aykırı eğitim kurumları açanlara verilen cezanın ortadan kaldırılmasıyla, belli bir cemaat, tarikat ya da PKK terör örgütünün denetimi altında okul kurulabileceğini iddia etti.
 
AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan da ''Bu madde kaldırılınca tekke ve zaviyeler açılacakmış gibi konuşmalar yapıldı. Durum böyle değil, aslında buna ilişkin yasaklar devam ediyor'' dedi.
 
AK Parti Ankara Milletvekili Ahmet İyimaya başkanlığında toplanan TBMM Adalet Komisyonu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nı görüştü.
 
Tasarı, müzakerelerin ardından kabul edildi.
 
Tasarıyı komisyona sunan Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Kenan Özdemir, bu tasarının, kanunlarda yapılan değişikliklerden sonra uygulamada ortaya çıkan sorunların çözüme kavuşturulması amacıyla ilgili kanunda gerçekleştiren revizyonlardan birisi olduğunu söyledi.
 
Yargıtay'ın, ilk derece mahkemesinin tüm delilleri toplayarak hüküm tesis etmesinden sonra temyiz aşamasında bazı kararları esastan bozduğunu belirten Özdemir, bunun üzerine mahkemenin bozma kararına uyacaksa delil araştırması yapmadan bozmaya uygun olarak hüküm verdiğini kaydetti. Özdemir, yapılan ikinci temyiz incelemesinde Yargıtay'ın ilgili dairesinin, ilk verdiği kararın aksine kararı tekrar esastan bozabildiğini söyledi.
 
Özdemir, birbiriyle çelişen iki farklı bozma kararı vermesi üzerine, ilk derece mahkemesinin verdiği üçüncü kararın temyiz incelemesinin aynı dairece yapılmasının hukuk güvenliği açısından doğru olmayacağından, bu temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu'nca yapılması gerektiğine işaret etti.
 
Günümüzde mahkemelerin uzmanlaşma ihtiyacının ortaya çıktığını anlatan Özdemir, yeni ihtisas mahkemeleri kurmak yerine soruna kalıcı çözüm bulunması amacıyla HSYK'ya kanunla belirlenen kıstaslar çerçevesinde iş dağılımı yapma imkanı tanındığını vurguladı. Özdemir, tasarıyla getirilen düzenlemeyle, aynı yerde kurulmuş birden fazla hukuk, idare ve vergi mahkemelerine gelen dosyaların dava konularına göre tevzi edilmesinin amaçlandığını ifade etti.
 
Kenan Özdemir, tasarıyla TCK'nın ''kanuna aykırı eğitim kurumu'' başlıklı maddesinin yürürlükten kaldırıldığını belirterek, avukatlar ile mali müşavirlerin bürolarıyla ilgili olarak mesleklerini daha iyi bir şekilde icra edebilmelerinin önündeki kısıtlamaların da giderildiğini bildirdi.
 
-''Hepimiz yasa manyağı olduk'-

CHP'li Yılmaz, hakim ve savcıların, ''Yasalarda o kadar çok değişiklik yapılıyor ki hepimiz yasa manyağı olduk'' dediklerini söyledi.
 
AK Parti'nin 2004'te, kanuna aykırı eğitim kurumları açanlara verilen cezada artırıma gittiğini ifade eden Yılmaz, ''Bir yıl sonra ne olduysa, tarikatlar mı cemaatler mi bilemiyorum ama 2005'te yapılan değişiklikle cezada indirime gidildi, cezanın adli para cezasına dönüştürülmesi imkanı getirildi, kapatma olmaması kararlaştırıldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer kanunu iade etmişti ancak kanun yeniden görüşüldü ve aynen kabul edildi'' dedi.
 
Yılmaz, kanuna aykırı eğitim kurumları açanlara verilen cezanın ortadan kaldırılmasıyla, belli bir cemaat, tarikat ya da PKK terör örgütünün denetimi altında okul kurulabileceğini iddia etti.
 
Böylece milli eğitimin ortaya koyduğu kıstasların hiçe sayılacağını savunan Yılmaz, ''Böylece 'Türkçe'nin dışında başka bir dilde eğitim yapılamaz' hükmü geçersiz sayılacak. 'Vali ve kaymakamlar kanuna aykırı açılan eğitim kurumlarına ceza verebilir' deniliyor. Ama suç olmasına rağmen Abdullah Öcalan posterleri açıldı, bunu yargıçlar, valiler ve emniyet müdürleri görmedi. Şimdi de aynı şekilde valiler ve kaymakamlar görmeyecek ve bunlar cezasız hale getirilecek'' diye konuştu.
 
-''Hangi vali ve kaymakam işlem yapacak-''-
 
CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, ''kanuna aykırı açılan eğitim kurumlarına hapis cezası verilmesine ilişkin maddenin kaldırılmasıyla'' ilgili olarak, ''Birilerinin buna dayanan davaları mı var diye aklıma geliyor- Bekir Bozdağ, tekke ve zaviyelerin açılabileceğini söyledi. Bu madde ile onun önü mü açılıyor diye aklıma geliyor- 'Valinin kapatma yetkisi var' deniliyor. Peki hangi vali ve kaymakam onlarla ilgili işlem yapacak acaba-'' dedi.
 
AK Parti'li Turan, bu madde kaldırılınca tekke ve zaviyeler açılacakmış gibi konuşmalar yapıldığını söyledi.
 
Durumun böyle olmadığını, aslında buna ilişkin yasakların devam ettiğini belirten Turan, ''Bizim derdimiz okul kapatmak mı yoksa insanları hapse atmak mı- 'Bir kanun çıktı, herkes affoldu,' böyle bir şey yok. Hangimiz yasal olmayan okula evladımızı göndeririz. Biraz millete güvenin diye düşünüyorum. Bu çağda hala hapis cezası demek yanlış'' diye konuştu.
 
CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ, ''11 yıldır iktidardasınız. Herşeyi bölüm bölüm yapıyorsunuz. Siz nasıl bir devlet yapılanmasını öngörüyorsanız, onu bütüncül bir anlayışla getirin, biz onu tartışalım, eksilerini, artılarını görelim ve ona göre karar verelim. Ama siz duruma göre hareket ediyorsunuz. 2005'te tüm cezayı kaldırma cesareti gösteremediniz ama şimdi o zamanın geldiğini düşünüyorsunuz. Sayın Başbakan, 'hazmettire hazmettire' diyordu ya, bu da öyle işte'' dedi.
 
Ahmet İyimaya ise ''Bu tasarıyı 4. Yargı Paketi ile birleştirebilirdim, İçtüzük'te buna yetkim var ama 4. Yargı Paketi AİHM'in Türkiye aleyhine verdiği ihlal kararlarının arındırılmasına yönelik olduğu için ayrı müzakere edilmesine karar verdim'' dedi.



AA
Son Güncelleme: 27.03.2013 11:43
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177