Bu kadar temel bir düzenlemenin Bakanlar Kurulu’nda görüşülmeden bir teklif olarak parlamentoda görüşülmesi bile başlı başına bir ayıptır. Bunun en azından Bakanlar Kurulu’nda görüşülmesi lazımdı,

tasarıya dönüşmesi lazımdı” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, hukukçular ve bazı gazete ile televizyonların Ankara temsilcileriyle kahvaltıda biraraya geldi. JW Marriott Hotel’de gerçekleşen toplantıda Kılıçdaroğlu, ilk olarak gazetecilere açıklama yaptı. Toplantıya, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gürsel Tekin, Bülent Tezcan ve Gökhan Günaydın ve hukukçulardan Onursal Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Özer, Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, eski YÖK Başkanı Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Erdoğan Teziç, Yargı-Sen Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, YARSAV Başkanı Murat Arslan, Demokrat Yargı Derneği Başkanı Orhan Gazi Ertekin de katıldı. Kılıçdaroğlu, hukukçularla TBMM'de görüşülen HSYK ile ilgili teklifi ele alacaklarını kaydederek, çok değerli hukukçularla konuyu değerlendireceklerini söyledi.

Hukukçuların konuşacağını, işin uzmanlarına önemli konuları sormanın her zaman yararlı olacağını düşündüklerini belirten Kılıçdaroğlu, "Siyasetçi olarak kuşkusuz bizim bir sorumluluğumuz var. Ama bizim sorumluluğumuz yanında eğer söz konusu olan demokrasi ise bu ülkede yaşayan her yurttaşın sorumluluğu var. Demokrasi konusunda ortak mücadele etmek zorundayız. Siyasal görüşlerimiz farklı olabilir, olayları farklı yorumlayabiliriz ama bir konu var ki o konuda bu ülkenin bütün yurttaşlarının ortak çaba harcaması gerekir. O da demokrasidir” ifadelerini kullandı.

“DENGE FREN SİSTEMİ İÇİNDE BİRBİRİNİ DENETLEYEN KURUMLARDIR BUNLAR, DEMOKRASİMİZİN GÜVENCESİDİR”

Egemenliğin bir kişiye bırakılmayacak kadar önemli olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, bu nedenle Anayasa'da egemenlik hakkının kullanımının yasama, yürütme ve yargı olarak üçe ayrıldığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Bunların birinden diğerinin üstünlüğü söz konusu değil. Denge fren sistemi içinde birbirini denetleyen kurumlardır bunlar, demokrasimizin güvencesidir" diye konuştu.

HSYK'yı düzenleyen Anayasa'nın 159. maddesinin mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatını güvence altına aldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, "Yargısı bağımsız olmayan bir ülkenin demokrasisi her zaman tartışılacaktır. Bu kadar temel bir düzenlemenin Bakanlar Kurulu’nda görüşülmeden bir teklif olarak parlamentoda görüşülmesi bile başlı başına bir ayıptır. Bunun en azından Bakanlar Kurulu’nda görüşülmesi lazımdı, tasarıya dönüşmesi lazımdı. Ama maalesef oldu bittiyle bir yasa teklifi şeklinde şu an parlamentoda görüşülüyor. Öngörülen düzenlemede kurulun dairelerini yeniden oluşturmak, yapacakları işleri belirlemek, mevcut üyeleri istediği dairede yeniden görevlendirmek, teftiş kurulunu kontrol etmek gibi pek çok yetki doğrudan Adalet Bakanına veriliyor. Yani yargı açıkça yürütmenin kontrolüne veriliyor. Sadece bizim ülkemizde değil, üyesi olduğumuz pek çok kuruluş bu gelişmeleri endişeyle izliyor, kaygılarını dile getiriyor. Demokrasi ayaklarımızın altından parça parça gidiyor. 90 yıllık demokrasi mücadelemiz halktan yüzde 49 oy alan bir siyasal iktidar tarafından yok edilmek isteniyor. Oysa demokrasi bir kültür, birikim işidir. Her aşamada demokrasimizi geliştirmek gibi bir sorumluluğumuz vardır. Ama iktidarın bu sorumluluğu ters yönde yaptığını görüyoruz” dedi.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının ardından kahvaltı basına kapalı olarak devam etti.

İHA