05 Şubat 2013 Salı 12:49
 Kayseri Baro Başkanı Konaç: Başörtülü Kadın Avukatlarımıza Sahip Çıkalım
Kayseri Barosu Başkanı Fevzi Konaç, Türkiye Barolar Birliği ve tüm barolara çağrı yaparak, "Bir takım davalarda mağdur olduğunu düşündüğümüz avukat meslektaşlarımıza sahip çıkarken, yıllardır inançlarından dolayı mahkeme kapılarından geri çevrilen, yok sayılan, ruhsat ve diplomalarına hayat hakkı tanınmayan başörtülü hanım avukatlarımızın yanında da hakları verilene kadar dimdik beraberce duralım" dedi.

Baro Başkanı Konaç, yaptığı yazılı açıklamada toplumun bir kesimini ayrıştırıp, ötekileştirmenin doğru olmadığını savundu. Konaç, yazılı açıklamasında şöyle dedi:

"Güvenlik gerekçesi ile özgürlüklerden ve adaletten vazgeçemeyiz. İktidarımızın devamı veya iktidar olmak adına ideolojimizin dayatmalarını topluma zorla kabul ettirmeye çalışamayız. Bu topraklarda uzun yıllar, sistem ve rejim kendisine yeni düşmanlar tanımlayarak ayakta durdu. Toplumu kendi arzu ve istekleri doğrultusunda dönüştürdü. Kimi zaman bu düşman tanımına dindarları oturttu, kimi zaman sol ideolojiyi, kimi zaman Kürt kardeşlerimiz onun için en büyük tehlike oldu. Bu tür uygulamalarla, ayrışmalara neden olacak, kin ve nefret tohumlarının yeşermesine sebep olacak hatalar yapıldı. Bu hatalar nedeniyle büyük bedeller ödendi ve ödenmeye devam ediyor. Bu kimi zaman sağ-sol, kimi zaman Türk-Kürt, kimi zaman Alevi-Sünni ve kimi zaman da laik- laik olmayan ayrımları ile barışın ve kardeşliğin tesis edilmesinin önü kesildi. Adaletin tesis edilmesi; bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz ve tüm toplumun acil beklentisidir. 'Senin veya benim adalet anlayışım' değil, hakkın ve hukukun emrettiği, tüm toplumu kucaklayacak, eşit kılacak ve ayrıştırmayacak bir çözüm artık göz ardı edilemez. Bunun için aklı selime ihtiyaç var. Geçmişte yaşanan tatsız bir takım uygulamalar, kişiye ve inanca göre adaleti yönlendirme kaygıları, siyasi fikirlerin adaletin tahakkukunun önüne geçtiği zamanlar oldu bu ülkede. Ancak bugün, 'Eskinin rövanşının alınacağı gündür' mantığı ile hareket edemeyiz. 'Artık fırsat elimizdedir, sıra bizdedir diyerek, adalet ve özgürlükleri kendi hesabımıza göre kısıtlayamayız. Yüz yıllarca hakim olduğu coğrafyalarda; yüzlerce etnik kökenden ve dinden insan topluluklarını barış içinde ve bir arada yaşatabilmeyi başarmış, eksik ve kusurları ile birlikte dünyaya adalet ve özgürlükler noktasında eşsiz örnekler kazandırmış bir ecdadın mirasçılarıyız. Ayrıldığımız topraklar bugün kan ve gözyaşı döküyor, o günleri özlemle anıyorlar. Bugün o ruhun yeniden ayağa kalkmasına ihtiyaç vardır."

FARKLILIKLAR EN BÜYÜK ZENGİNLİĞİMİZ

Farklılıkların büyük bir zenginlik olduğunu düşündüklerini, komşu ülkelerde yaşanan örneklerin doğru tahlil edildiğinde vatan, toprak, bayrak ve ruh birlikteliğinin ne kadar önemli ve değerli olduğunun görüleceğini vurgulayan Konaç, "Ne Türkiye Barolar Birliği ne de tüm Türkiye baroları tüm bu manzara karşısında ideolojik safını belirleyen veya yandaş tavırlar içinde birilerine göz kırpan bir tavır içinde olamaz. Bizler hukukçuyuz. Adaletin tesis edilmesine aracılık etmek ve hakkın sahibine teslim edilmesini sağlamak en önemli görevimizdir. Bundan dolayı asla suçun ve suçlunun yanında olamayız. Ancak inanıyoruz ki; suçu ispat edilene kadar herkes masumdur. Soruşturma ve kovuşturma sırasında yasal haklarını kullanmak ve gereken saygıyı görmek herkesin hakkıdır. Bu yüzden bir takım davalarda mağdur olduğunu düşündüğümüz avukat meslektaşlarımıza sahip çıkarken, yıllardır inançlarından dolayı mahkeme kapılarından geri çevrilen, yok sayılan, ruhsat ve diplomalarına hayat hakkı tanınmayan başörtülü hanım avukatlarımızın yanında da hakları verilene kadar dimdik beraberce duralım. Bugün biz Kayseri Barosu olarak; kardeşliğin bu topraklara yeniden hakim olmasının, bu ülke vatandaşlarının tümünün eşit hak ve özgürlüklere sahip olmasından geçtiğini düşünüyoruz" dedi.

DANIŞTAY KARARINA İTİRAZ EDİLMESİN

Ülkeyi bölerek, ayrıştırarak planlar yapanlara fırsat verilmemesini de isteyen Baro Başkanı Konaç, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hak ve özgürlüklere kim ve ne adına müdahale edilirse edilsin, mağdur ve mazlumun inancı ve kimliği ne olursa olsun birlikte karşı çıkalım. Başörtülü avukatlarımızla birlikte, mağdur olduğunu düşündüğümüz tüm meslektaşlarımıza sahip çıkarak özgürlüklerden yana tavır alalım. Gerekçesini tartışabiliriz ama; Türkiye Barolar Birliğimiz Danıştay kararına itiraz etmeyerek sürecin din ve vicdan özgürlüğü noktasında olması gereken şekliyle tamamlanmasına katkı sağlasın. Tüm barolarımız bu çözümde özgürlükçü ve demokrat bir tavır alsın. Doğu ve Güneydoğu barolarının birkaç gün önce konu ile ilgili yaptığı açıklama, diğer barolarımızın da katkıları ile çözüm yolunda hedefe ulaşmayı sağlasın. Kimse korkmasın ki; bu çözüm ancak ve ancak yıllar yılı ötelenen bir grup kardeşimizi yeniden kazanmaktan öte bir sonuç doğurmayacaktır. Adliyelerde iş barışının önünü açacaktır. Gelin bu tarihi fırsatı kaçırmayalım" - Kayseri
Son Güncelleme: 05.02.2013 12:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177