06 Şubat 2014 Perşembe 08:50
Kadın Konukevi’nde taciz dehşeti

 Cinsel Taciz, Tehdit ve şantajlarla tüyler ürperten skandalların yaşandığı Fethiye Kadın Sığınma Evi'nde, mağdur kadınların anlattıkları tüzlerinizi ürpertecek.

İddialara göre, Kadın Sığınma Evi’nin himayesinde olan 22 yaşındaki bir kadın şu anda hamile ve sokakta yaşam savaşı veriyor. Yaşadıklarından ötürü iki defa intihar girişiminde bulunan genç kadın şimdi boş bir evde yaşıyor. Diğerlerinin akıbetleri ise meçhul…

Fethiye Kadın Sığınma Evi’nde yaşayan sözde devlet koruması altındaki kadınların yürek burkan feryadı karşısında Sığınma Evi yönetimi “sesinizi çıkarırsanız buradan atılırsınız” tehditleriyle kadınların sokağa atılacağını belirtiyor. Yaşanan skandallara karşı sessiz kalmayan Z.Y ve Ö.S yaşadıkları eziyet nedeniyle Kadın Sığınma Evi’ni kaçarak terk eden altı kadından sadece ikisi. Diğerleri can güvenlikleri olmadığı gerekçesiyle sesini çıkartamıyor.

21 YAŞINDAKİ Ö.S HAMİLE OLDUĞUNU SÖYLÜYOR

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın övündüğü Kadın Sığınma Evlerinde aslında kapalı kapılar arkasında kadınlarınn çaresizliğinden nasıl yararlanılmaya çalışıldığını işte bu iki kadın anlatıyor. 22 Yaşındaki Ö.S, şu anda hamile olduğunu ve sokakta yaşadığını anlatıyor. Yaşadıklarından ötürü de 2 defa intihar girişiminde bulunmuş ve son anda kurtarılmış. Diğer mağdur kadın Z.Y ise boş bir evde yaşıyor. Devletin sığınmacı kadınlar için ödediği aylık 400 TL’nin idare tarafından yalnızca 120 TL’sinin verildiği, paralarını isteyen kadınlara ise idare tarafından “Size bu bile çok” cevabının verildiğini iddia ediyor.

“CİNSEL TACİZE UĞRADIM”

İki yıldır Fethiye Kadın Konuk Evi’nde kalan 22 yaşındaki Ö.S, kaldığı süre içinde defalarca cinsel tacize uğradığını beliterek; “bayanların çaresizliğinden yararlanılıyor. Birkaç kadın toplandı müdüre gittiler ama uzaklaştırılan bayanlar oldu. S.K tarafından yapılan aşk tekliflerini idareye gidecek bir yerim olmadığı için söyleyemedim sustum. 2 ay sonra anlattım ancak müdürümüz görmemezlikten geldi örtbas ettiler. Ve bundan sonra baskı uygulanmaya başladı. “Artık git buradan ayrıl” şeklinde... Bende dayanamadım çıktım 2 aydır arkadaşlarımda kalıyorum. Kadın Sığınma Evi’nde yaşanan skandalları açığa çıkarmak için Kanal F TV’ye sığındım ama orada beni beklettiler ve Sığınma Evi’nin aracı ile şoförü gelip beni zorla götürdüler. Müdür S.K bana “Emniyete gitmişsin şahitlik yapmayacaksın” diye uyardı. "İstersen burada da kalabilirsin" dedi ancak samimi değildi. Yaşadıklarımız için şahitlik yapmamı istemiyordu. Bana ayrılmadan önce boş kağıda imza atmamı istedi. Ben attım ama ne amaçla kullanacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Savcılığa giderek beni zorla götürmemeleri için suç duyurusunda bulundum. Şu an hamileyim ve çok mağdurum. Benim bu halde olmamın sebebi müdürdür. Ondan şikayetçiyim. Mahkemelerde yaşadıklarımızı anlatacağız ve sonuna kadar şahitliğimizi de yapacağız.” dedi.

DEVLET 400 TL VERİYOR, İDARE 120 TL!..

Gittikleri yetkili kişiler veya makamların sorunu çözmek yerine kapatmak için örtbas etmeye çalıştıklarını anlatan Z.Y ise “bizi yok etmeyin” diye haykırıyor. “Zor durumda kalmasak buraya sığınır mıyız” diyen Z.Y’ yaşadıklarını ise bakın nasıl anlatıyor:

"27 Haziran günü Fethiye Kadın Sığınma ve Konuk Evine geldim ve oraya kabul edildim. Bazı olumsuz olaylardan dolayı bazı şeyler gördüm orada canlı şahitleri oldum. Taciz gördüm. Güvenlik görevlisi S.K tarafından taciz edildim. Bu defalarca oldu. Sesimi çıkaramadım çünkü tehditler savuruyordu. Bunu öteki kadınlara da yaptılar. Sesini çıkartanı tehdit ediyorlar, “sokağa atarız” diyorlardı. “Yetkililerle ilgili olarak para sıkıntılarımız var. Bize vermeleri gereken para 400’TL iken bize 120 TL veriyorlardı. Geri kalan parayı neden vermediklerini sorduğumuzda bu para bile size çok dediler. Söyleyen S. K. ( Kurumun hemşiresi iken Müdür olmuş). Başka daha olaylar var bildiğim. Hacer vakası var bildiğim. Hacer vakasından sonra 3. vakası benmişim. Devletin bizler için ödediği bu paraların ne olduğunu bilmiyorum.”

HAKKIMIZI ARADIK SOKAĞA ATTILAR

Z.Y, “Yetkililere giderek çözüm bulunmasını istediği sorunların kapatılmasını istemeleri de ayrıca can yakan olayların başında geliyor. Z.Y, konuşarak, hakkını aramak isteyince, korumadan çıkarıldıklarını, sessiz kalınır ise orada barına bilineceğin söylüyor.  Z.Y, “Zaten buraya gelen kişilerin ve benim korunmaya ve barınmaya ihtiyacımız olduğu için geliyoruz. Dışarıda yaşadıklarımızı unutmaya geldiğimiz yerde tekrar hayatın acımazlığının gösterilmesi çok ağır bir şekilde hatırlatıldıktan sonra nereye gitmemiz gerekir bunu soruyorum” şeklinde sesleniyor ve şunları anlatıyor:

“Ben ev tuttum dedim çıkışımı istiyorum” dedim . Bana izin vermedi “Pazartesi’ye kadar müddet veriyorum sana” dedi.” Ben sana yardım etmem Konukevinin adını kullanma başının çaresine bak” dedi. Tutanak koydu benim önüme bende imzalamadım çıktım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Fethiye Müdürü ile görüştüm ona anlattım durumu ev tuttuğumu eşya alacak paramın olmadığı anlattım. Bana "müdürünle konuşmuşsun ben hiçbir şeye karışmıyorum. Başının çaresine bak güle güle" dedi.

Ben de "gereken yerlere başvururum basına giderim" dedim "hiçbir şey yapamazsın" dedi. Sonra bir mektup yazıp kaymakamlığa verdim. Sonuç gelmedi. Sonra tekrar Müdürün yanına gittim, yine bana bu nedir dedi, bayrak gibi sallıyordu mektubumu. “Senden biz kurtulamayacak mıyız” dedi. “Nedir bu dilekçeler” dedi. Sonu gelmeyecek bunların, ben hakkımı arıyorum” dedim.

Kurumdan başka bir kuruma da göndermediler resmen sokağa attılar. Dışarıda sokakta kalan var benim bildiğim Biz kaybettik en azından oradaki kadınları kurtaralım diye bu konuşmayı yaptık. Onların güvende olduğunu bilelim biz de burada vicdanen daha rahat olalım. Benim vicdanım sızlıyor oradaki bayanlara sessiz kalıyorlar sürekli. Kilit altında yaşamak istemiyoruz.” Yaşadıklarını Emniyet ve Savcılıklara bildiren mağdur kadınlarin dilekçesi şöyle:

Odatv.com

 

Son Güncelleme: 07.02.2014 10:50
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177