Yeşim
Yeşim
20 Temmuz 2016 Çarşamba 13:27
Hukukçular endişeli: 'Siyasi tasfiyeye dönüşmesin'

Darbe soruşturması sonrasında gözaltına alınan ve görevden el çektirilen kişi sayısı 50 bini aştı. Hukukçular, soruşturmanın hukuk dışı uygulamalara kapı aralayacağı endişesini dile getiriyor.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ordu, emniyet ve bürokrasideki gözaltı dalgası her geçen gün büyüyor. Güvenlik güçlerinin yanı sıra Milli Eğitim'den Maliye'ye, Diyanet'ten üniversitelere kadar tüm kurumlarda FETÖ mensubu olduğu gerekçesi ile gözaltına alınanların sayısı 10 bine yaklaşırken, kamu kurumlarında görevden alınan kişi sayısı ise 50 bine ulaştı.

Binlerce kişinin gözaltında tutulması ve sorgulanması için resmi olarak 4 günlük gözaltı süresinin uzatılması gündemde. Öte yandan gözaltında darp edilen, ters kelepçelenmiş ve soyulmuş sanık fotoğraflarının yayınlanması ve darbeden haberi olmadan üstlerinin emriyle sokağa çıkan erlerin hangi suç ile yargılanacağı tartışma konusu.

Peki, 15 Temmuz sonrasında darbecilere karşı başlatılan hukuki süreç nasıl işliyor?

Darbe dönemlerinde avukatlık yapmış ve Türkiye’nin en önemli insan hakları ve ifade özgürlüğü davalarına bakmış hukukçular, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasına yaşanan hukuki süreci DW Türkçe’ye yorumladı.

"Hukuksal çerçeve zorlanıyor"

Yıllardır Gülen cemaatinin TSK, bürokrasi ve yargıda örgütlendiğini hükümete anlatmaya çalıştıklarını, bu nedenle kovuşturmalara uğradıklarını anlatan Avukat Turgut Kazan, çok tehlikeli bir darbe girişiminin bertaraf edilmesinin çok sevindirici olduğunu söylüyor. Ancak şu anda İstanbul ve Ankara'daki Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen 15 Temmuz darbe girişimi soruşturmasının hukuksal güvence vermesi gerektiğini vurgulayan Kazan, "Darbe engellendikten sonra idamdan bireysel silahsızlanmaya kadar atılan adımlar hukuksal çerçevenin zorlanmasıdır" diyor. Kazan, özellikle günlerdir sosyal medyada yayınlanan linç görüntülerinin de soruşturmaya dahil edilmesi gerektiğini söylüyor.

Türkei Fethullah Gülen

Fethullah Gülen, darbe girişiminin ardında Gülen hareketinin olduğu yönündeki suçlamaları reddediyor.

"Cemaatçi olmayanlar da dahil ediliyor"

Gözaltına alınan yargı mensuplarına bakıldığında hükümetin hoşuna gitmeyen kararlar veren ama Gülen cemaatine yakın olmayan isimlerin de darbe soruşturmasına dahil edildiğinin görüldüğünü belirten Kazan, bu durumun yargılamanın cadı avına dönüşeceği kaygısını artırdığının altını çiziyor. Üstlerinin emirlerine uyarak sokağa çıkan erlerin de darbe suçuyla yargılanmaması gerektiğini ifade eden Kazan, "Burada kıstas sokağa çıkan askerin silah kullanmamışi halka yönelmemiş olmasıdır. Yalnızca komutanının verdiği emre uyup sokağa çıkan erler bu soruşturmanın dışında tutulmalı" diye konuşuyor.

"Siyasi amaçlı bir tasfiye"

Tutuklanmalar arttıkça gözaltındaki bazı kişilerin avukatlarıyla görüşmesinin engellendiği de iddialar arasında. İstanbul Barosu'ndan yapılan yazılı açıklamada da darbe soruşturmasının cemaatçi olmayan ama Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan hakim ve yargıların sistem dışına atılmasına yol açmaması gerektiği kaydedildi. Açıklamada, "Hukuki ve delile dayalı gerekli bir ayıklamanın, siyasi temelli ve amaçlı bir tasfiyeye, yargının iktidara bağlı bir organa dönüşmesi kabul edilemez" denildi. Avukat Ergin Cinmen, son iki günde bazı sanıkların avukatları ile görüştürülmediğine dair haberler aldıklarını söylüyor. Ayrıca bu isimlere daha sonra yalnızca baronun atadığı müdafiilerle görüşme izni verildiğine işaret eden Cinmen, "Bu uygulama hukuksuz bir uygulama" diyor. Yakın dönemin Ergenekon, Balyoz, OdaTV gibi davalarına bakıldığında suçlu ile suçsuzun ayırt edilmediği hukuksal süreçler yaşandığını hatırlatan Cinmen, "Yaklaşık 3 bin hakim ve el çektirilmesinin yargı üzerinde çok ciddi etkileri olacaktır. Bugün itibariyle adli tatil başladığı için mahkemelerde bu çok hissedilmeyecek ama bir ay sonra nasıl bir adalet sistemi olacak belirsiz" diye konuşuyor.

"Gözaltı süresini uzatmak gereksiz"

Hükümetin hızlı bir yasa değişikliği ile 4 gün olan gözaltı süresini uzatacağı söylentiler arasında. Hükümete yakın kaynaklar, onbinlerce kişinin sorgulanacağı darbe davasında gözaltı süresini uzatmanın gerekli olduğu görüşünde. 15 Temmuz'dan bu yana işleyen hukuki sürecin olağan seyrinde sürdüğünü dile getiren Avukat Fikret İlkiz ise gözaltı süresinin uzatılmasına gerek olmadığını vurguluyor. İlkiz, "Bir kentte 20 tane, 40 tane savcı ile yürütülen bir soruşturmada gözaltı süresinin uzatılmasınagerek yok" diyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Aram Ekin Duran

Son Güncelleme: 20.07.2016 13:34
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177