12 Temmuz 2011 Salı 10:56
Gözaltındayken adresimi Metris yazdılar
Sadece F.Bahçe ile ilgili bir soruşturma yapılması kabul edilebilir değil. Mahmut Özgener’e dargın olduğum ve konuşmadığım bilinmektedir. Onun kanalı ile hakemleri etkileme düşüncem olamaz. Bülent İbrahim İşçen ve Abdullah Başak’ı dövdüreceğim iddiasına ilişkin bir fiilim hiç bir şekilde söz konusu olmamıştır. Ümit Karan’a teşvik parası gönderdiğim söyleniyor. Böyle bir şey varsa bütün futbolculara gönderilmesi gerekirdi.

ÖRGÜT faaliyeti kapsamında birden fazla şike eyleminde bulunmak ve bu eylemleri organize etmek” suçunu işlediği iddiası ile savcı Mehmet Berk tarafından sorgulanan ve tutuklanma talebi ile mahkemeye sevk edilen Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın hakim Hadi Çağdır’ın karşısına çıkarak verdiği son ifadesine Hürriyet ulaştı. İşte o ifade;

Kaliteli hakem istedim

Fenerbahçe-Kayseri maçıyla ilgili benim maçın hakemi olan Fırat Aydınus’u uyarması için MHK Başkanı Oğuz Sarvan’a Federasyon Başkanı aracılığı ile uyarmaya çalıştığım iddiası doğru değildir. Ben şampiyonluk amacıyla müsabakaya çıkan takımımızın iyi hakemler tarafından maçlarımızın yönetilmesi amacıyla girişimlerde bulundum. Bu haklı bir girişimdir.

Kesinlikle art niyetim yoktu

Hakemleri etkilemek anlamına gelmez. Yani maçlarımızın objektif olarak yönetilmesi açısından, FIFA hakemi olan hakemlerimizin maçlarımızda görev almasını talep etmiştik. Zaten federasyon da FIFA hakemi olan hakemlerin maçlarmızı yöneteceğini söylemiştir. Bu diğer şampiyonluğa oynayan takımlar için de geçerlidir. Bu nedenle Cüneyt Çakır’ın da dahil olduğu 8 FIFA hakemi olması ve iyi hakem olması nedeniyle bu maçta görevlendirilmelerini talep ettim. Bu art niyet ya da kaydırma isteği değildir. Kamuoyunda son 1-2 aydır bilindiği gibi benim federasyon başkanı Mahmut Özgener’e dargın olduğum ve konuşmadığım bilinmektedir. Onun kanalı ile hakemleri etkileme düşüncem olamaz. Kaliteli hakemleri istememin hakemleri etkileme düşüncem olamaz. Kaliteli hakemleri istemenin bir art niyet olarak olarak görülmesi ve bu konuda suçlanmam anlayabileceğim bir şey değildir.

Şekip baskı altında ifade vermiş

Eskişehir-Trabzon maçıyla ilgili olarak Ümit Karan’a teşvik parası gönderdiğim söyleniyor. Böyle bir şey varsa bütün futbolculara gönderilmesi gerekirdi. Şekip Mosturoğlu ifadesinde bu maçla ilgili olarak 1,5 tabirini kullanarak bir paranın teşvik amacıyla Eskişehir’e gönderildiğini duyduğunu beyan ettiği söylenmektedir. Ancak, kendisi avukat olan Şekip Mosturoğlu’nun büyük ihtimalle üzerindeki baskıyla böyle bir şey söylemişse de bu tür şeylerin basında yer aldığı ve orada duyduğu şeklindedir.

Kulüpten belli bir paranın çıkması için 2 imzayla onaylanması gerekir. Böyle bir şey olduğuna dair delil de imkan da yoktur. Aslı budur. Fenerbahçe Spor Kulübü daha önceki yıllarda da bir kısım şampiyonlukları son anda kaçırmıştır. Bu sene de son maça kadar şampiyonluğun kimin tarafından kazanılacağı belli olmamıştır. Son maçta bu durum belli oldu. O maçta da ben herkes tarafından görüldüğü gibi maçın denge içerisinde ve Sivasspor’un üstünlüğü yönünde gitmesi nedeniyle büyük bir gerginlik ve rahatsızlık yaşadım. Maçın son anlarını tribünde dahi seyredemedim. Şike veya tevşik söz konusu olsa bu şekilde davranmazdım.

Maçları hak ederek kazandık

Sadece Fenerbahçe Kulübü ile ilgili böyle bir soruşturma yapılması benim tarafımdan kabul edilebilir bir şey değildir. Aynı konumda olan şüphe edilecekse başka takımlar adına da bir takım şüphe sebepleri bulunmakla birlikte sadece takımımız hakkında böyle bir suçlamaya muhatap olmak doğru olmamıştır. Ligin bitimine yakın tarihlerde basından da takip edildiği gibi siyasi baskılar dahi söz konusudur.

Mevlana’nın sözü, Hamdım, piştim, yandım

Gittiğimiz bir kısım küçük takımların maçlarında dahi rakibimiz olan Trabzonspor’un şampiyon olmasını dileyen siyasiler olmuştur. Biz şampiyon olduğumuz bu sezon içerisinde tüm maçlarımızı hak ederek kazandık. Tersini söylemek futbolcularımıza, onların emek sarf ettikleri, döktükleri terlere saygısızlık anlamına gelir. 2006’dan bu yana bir takım dedikodular nedeniyle liglerin incelenmesini değişik vesilelerle söylemişimdir. Hiçbir şekilde şikeyi ve daha önce serbest bırakılması söylenen teşviki dahi onaylamadığımı beyan etmişimdir.

Ben, hakkımdaki iddialarla kulüp başkanlığım devam etsin etmesin mücadele etmek istiyorum. Hiçbir şekilde işlemediğim bir suçlamayla karşı karşıya kaldım. Böyle bir suçlamayla muhatap olmak beni derinden yaralamıştır. Mevlana’nın bir sözünü de buradan tekrar etmek istiyorum, ‘Hamdım, piştim, yandım’ demiştir. Ben de konumum itibarı ile kendimi bu şekilde görüyorum. Yaşım itibari ile ve bugüne kadar gerçekleştirdiğim spor camiasına katkılarım da dikkate alınarak eğer yargılanacaksam, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmamı talep ederim.

Daha gözaltındayken adresi ‘Metris’ti

İSTANBUL Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü Labaratuvarında ait şahsımla ilgili yapılan laboratuar test sonuçlarına ilişkin belgeleri sunuyorum. Sunduğum belgeden de görüleceği gibi hasta adı olarak benim adım yani Aziz Yıldırım yazılıdır. Bunun karşı tarafında ise Metris 1 ve 2 nolu Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumu olarak adresim ve istek yapan Murat Başkurt yazılıdır.

Bu test sonucunu biz savcılığa sevkim yapılmadan önce polis tarafından anjiyo yapılmak maksadıyla hastaneye gittiğim sırada düzenlenmiş bir rapor olarak aldık. Dikkat edileceği gibi daha savcılığa sevk edilmeden suçlu bulunup adresimde kapalı cezaevi olarak gösterilemktedir. Bu da yapılan soruşturmanın art niyetli olduğunu önceden kurgulanmış ön yargılı bir soruşturma olduğunu göstermektedir.

Şike olsa Melih Gökçek söylerdi

Bizim Ankara BŞB Başkanı Melih Gökçek ile aramızda sorunlar bulunduğu herkesin malumudur. A.Gücü’nü o maçta 6-0 mağlup ettik. Bunun şikeyle herhangi bir ilgisi yoktur. Böyle bir şey olsaydı aramızda sorunlar bulunan Melih Gökçek’in bunu dile getirmesi beklenirdi. Savcılık huzurunda sorulan sorulara ayrıntılı olarak cevap vermeye çalıştım. Ancak bir kısım sorulan sorulara tam ayrıntılı olarak cevap veremedim.

40 bin doları sordular

Özellikle bunlardan ifade zaptında 18 numara olarak sorulan soruda 8 Mayıs’ta Mali Genel Kurul öncesinde muhalif bir takım kişilerin gazeteye ilan vermesi üzerine muhalefetin önüne geçebilmek amacıyla Sedat Peker grubuyla bağlantılı oldukları söylenen Bülent İbrahim İşçen ve Abdullah Başak’ı yönlendirdiğim şeklindeki iddia.

Peker’le bağlantısını bilmem

Bu şahısları kongre sırasında dövdüreceğim ve dışarı attıracağım şeklinde talimat verdiğim iddiasına ilişkin benim böyle bir fiilim hiç bir şekilde söz konusu olmamıştır. Bu şahıslar Fenerbahçe kongre üyeleridir. Ben muhalif gruba kongreye gelerek varsa eleştirilerini mali konularda burada yapmalarını bildirdim. Bana amatör şube için sponsorlardan temin edilen 40 bin dolarla ilgili bu parayı nerden bulduğumu sormuşlar.

Ben bunun nereden bulunduğunu değil, nereye harcanacağının sorulması gerektiğini bilirim. Bunun dışında adları geçen İbrahim İşçen ve Abdullah Başak’ın söz edildiği gibi Sedat Peker grubuyla bağlantısı olup olmadığını bilemem. Herhangi bir şekilde kongreden dışarı attırmam ya da dövdürmem gibi bir eylemim olmadı. Ben bu dosyada şike ve teşvik primi suçlamasıyla suçlanırken, bununla ilgisi olmayan yukarıda bahsettiğimiz olaylarla ilgili sorular soruldu. Benim anladığım kadarı ile hakkımdaki iddiayı bir örgüt faaliyeti dahilinde göstermek amacıyla bu konularda soruşturmaya dahil edilmiş diye düşünüyorum. Bu soruya savcılıkta ayrıntılı cevap veremedim.

Emenike Trabzon’a karşı da forma giymedi

Bir şike iddiası da Emanuel Emenike ile ilgilidir. Bu futbolcunun Karabükspor maçında oynamamasının sebebi sakat olasıdır. Bu yönde raporları da vardır. Zaten bizden sonra Trabzon maçında da oynamamıştır. (Hürriyet)
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177