Yeşim
Yeşim
17 Eylül 2017 Pazar 20:47
FETÖ’den tutuklanan YARSAV Başkanı hakkındaki iddianamenin ayrıntıları

15 Temmuz’dan sonra çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan YARSAV’ın (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) eski Başkanı Murat Arslan hakkında iddianame hazırlandı.

15 Temmuz’dan sonra çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan YARSAV’ın (Yargıçlar ve Savcılar Birliği) eski Başkanı Murat Arslan hakkında iddianame hazırlandı. Arslan’ın FETÖ üyesi olmakla suçlandığı iddianamesi Ankara Cumhuriyet Savcısı Mehmet Tamöz yazdı.

229 sayfalık iddianamede FETÖ ile ilgili bilgiler, FETÖ’nün yargıdaki örgütlenmesi, bazı eski yargı üyelerinin ByLock konuşmaları ve ifadeler yer aldı.

GÜLEN’İN TALİMATI İLE…

İddianamede YARSAV’la ilgili şu değerlendirme yer aldı:

“Yargı mensupları tarafından kurulan YARSAV'ın 2010 yılındaki söylevlerinin sol ağırlıkta olduğu görülmekle birlikte bu tarihte genel sekreter olan Murat Arslan'ın FETÖ/PDY içerisinde yer aldığı, 15 Temmuz 2016 tarihine kadar bu birlik içerisinde yer alan FETÖ/PDY isimli örgüt mensupları dışında diğer YARSAV üyelerinin bilmediği görülmektedir. Bizzat örgüt lideri Fetullah Gülen'in talimatı ile 2008 yılından itibaren örgüt mensupları YARSAV'ın içine sızmışlardır.”

2014 yılında gerçekleştirilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) seçimlerine değinilen iddianamede, YARSAV’ın Başkanı Murat Arslan dahil yönetim kurulu üyelerinin çoğunluğunun FETÖ yapılanması içinde olduğu ileri sürüldü. HSYK seçimlerinde FETÖ yapılanmasından sadece Levent Ünsal’ın aday gösterildiğinin belirtildiği iddianamede, “2014 HSYK seçimleri esnasında Fetullahçı Paralel Devlet Yapılanması içerisinde bulunan YARSAV üyelerinin örgütten aldıkları talimat doğrultusunda kendi adaylarına oy vermedikleri de görülmüştür” denildi.

Savcı Tamöz’ün yazdığı iddianamede, HSYK seçimlerinde Ünsal’ın diğer YARSAV üyelerinden çok daha fazla oy aldığı vurgulandı.

YARGININ “ABİ”Sİ İÇİN DEĞERLENDİRME: FİKİR VE EYLEM BİRLİĞİ

İddianamede, yargının bir dönemki en önemli isimleri olan Ahmet Hamsici, Birol Erdem ve İbrahim Okur’la ilgili tespitler de yer aldı. Yargının “ABİ”si olarak bilinen üç isimle ilgili savcı Tamöz şunları yazdı:

“2014 yılında YARSAV'ın FETÖ/PDY isimli terör örgütünün güdümünde olduğunu ve YARSAV başkanı Murat Arslan'ın FETÖ/PDY isimli terör örgütünün mensubu olduğunu bilen başta İbrahim Okur, Birol Erdem ve Ahmet Hamsici'nin 2014 yılında yapılan HSYK seçimleri sırasında da yargı mensuplarına bu hususta bir açıklama veya bilgilendirme yapmayarak örgütün 2014 yılında da başarıya ulaşmasını istedikleri görülmektedir. Bu açıklamayı, bilgilendirmeyi yapmayan şahısların örgüt ile irtibatlarını kestiklerini, Fetullah Gülen cemaati mensupları ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek onlarla işbirliği içinde bulunmadıklarını belirtmeleri hayatın gerçekleri ile bağdaşmamaktadır.”

EMİNAĞAOĞLU’NUN TASFİYESİ

İddianamede YARSAV’ın kurucu başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun tasfiye edilmesi, eski hakim Metin Özyurt’un ifadesiyle anlatıldı. Özyurt ifadesinde; 2009 yılında kendisine ‘T3 taşra mesulü Ufuk Yeşil’ tarafından iletilen ‘YARSAV yönetiminin tamamen ele geçirilmesi’ talimatıyla YARSAV’a üye olduğunu söyledi.

Özyurt ifadesinde ayrıca, Yeşil'in kendilerine YARSAV yönetiminin tamamen ele geçirilmesi hususunda Fetullah Gülen'e "YARSAV yönetimini ele geçirecek gücümüz var" diye sorulduğunu söylediğini, Gülen'in ise o dönemdeki Türkiye Yargı Mesulüne “sadece başkan değişsin" talimatı verdiğini kendilerine ilettiğini belirtti.

Eski hakim Özyurt, örgüt liderinin talimatı gereği 2010 YARSAV seçimlerinde çarşaf listede sadece Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun isminin çizildiğini, yerine o dönem ki cemaat mensubu olan ve idari hâkim olan Hasan Akgedik'e oyların verildiğini, bu şekilde Eminağaoğlu'nun yönetime seçilemediğini anlattı.

FETÖ’NÜN EĞİTİM BİRİMİ

Eski yargı üyelerinin ifadelerinin de yer aldığı iddianamede; eski Anayasa Mahkemesi Raportörü Recep Ünal’ın da örgütün “Eğitim Biriminde” görev yaptığı belirtildi. Ünal’ın, aralarında Murat Arslan’ın da çocuklarının olduğu, FETÖ üyesi yargı üyelerinin çocuklarının eğitimiyle ilgilendiği ileri sürüldü.

İddianamede Ünal’ın ifadesinden yola çıkarak; Ünal’ın ilgilendiği çocukların FETÖ içerisinde oluşturulan “Özel Statülü Evlere” yönlendirildiği, bu evlerde bulunan kişilerin öğrencilere Fethullah Gülen hakkında bilgiler ve dini eğitim verdikleri, “Eğitim Birimi”nin çocuklarla ilgilenmesi için çocukların ailesinin FETÖ içinde olması gerektiği değerlendirmesi yer aldı.

GİZLİ TANIK ANAYASA MAHKEMESİ RAPORTÖRÜ ÇIKTI 

Arslan hakkındaki iddianamede, birçok yargı üyesi hakkında ifade veren Gizli Tanık Defne’nin de kimliğine dair açıklama yer aldı. Savcı Tamöz, iddianamesinde Gizli Tanık Defne’nin Anayasa Mahkemesi Raportörü olduğunun anlaşıldığını belirtti.

“GÜNDÜZ İNSAN GECE KURT…” 

Savcı Tamöz, hazırladığı iddianamede YARSAV eski Başkanı Murat Arslan’la ilgili şu nitelendirmeyi yaptı:

“YARSAV içerisinde etkin konumda olan FETÖ/PDY yapılanması içerisinde bulunan başta Murat Arslan ve diğer şüphelilerin konumunu teşbihte hata olmaz deyişi ile anlatmak gerekirse; bu kişilerin durumu gündüz insan, gece kurt olan masal oyuncusu,  düşmanın zafer kazanması için çalışan bir komutan ve kendi birliğinin yenilmesi için eylemlerde bulunan, çarpışmayan bir asker konumunda olan vatan haini ile sporda takım oyunları içerisinde karşı takımın kazanması için arkadaşlarının emeğine, taraftarların inancına saygısı olmayan spor hukukunda şike olarak adlandırılan davranış sergileyen takım çalıştırıcısı, takım kaptanı ve oyuncusu olarak nitelendirmeden daha ötedir.”

ARSLAN’IN BYLOCK ŞİFRESİ 

Kapatılan YARSAV’ın başkanı Arslan’ın ByLock kullanıcısı olduğunun vurgulandığı iddianamede, eski hakim Kazım Uslu’nun ByLock’da kendisini ekleyen ve “Mert, Başkan Bey, Reis” olarak isimlendirilen kişinin Murat Arslan olduğuna ilişkin verdiği ifade de yer aldı.

Uslu ifadesinde şunları söyledi:

“Bu kişi Murat Arslan'dır. Ben Murat Arslan'ı ‘Mert’ olarak ByLock'uma yüklediğimi hatırlıyorum. Ben Murat Arslan ile 2014 HSYK seçimleri esnasında ByLock üzerinden yazışma yaptım. Bu kişinin ByLock kullanması sonucunda da Fetullah Gülen yapılanması içerisinde olduğunu anladım. Ben bir hususu belirtmek istiyorum. Fetullah Gülen yapılanmasındaki hiç kimse ben bu yapı içerisindeyim diye söylemez. Bir araya gelmeler, tavır-davranışlar, sohbet toplantıları, referansta bulunan kişinin durumu, karşılıklı olarak teyitlerimiz sonucu biz kişinin Fetullah Gülen yapılanması içerisinde olduğunu anlarız ve davranışlarımız da bu şekilde gelişir.”

İddianamede Murat Arslan’ın 130304 ID’li ByLock kullanıcı adının “mertcem”, şifresinin de çocuklarının adından oluşan “eren.emre02”olduğu ileri sürüldü. Arslan’ın 20 Şubat 2015 tarihine kadar ByLock kullandığını söyleyen Savcı Tamöz iddianamesinde bu durumu şöyle anlattı:

“130304 ID'li kullanıcı profili incelendiğinde de; kullanıcı adı olarak ‘mertcem’ şifre olarak ‘eren.emre02' olarak belirlendiği, 130304 ID'yi ekleyenlerin verdikleri isimler ise ‘mert, Başkan Bey, reis’ olduğu görülmektedir. Kullanıcının 20/02/2015 tarihine kadar söz konusu ByLock programını kullandığı anlaşılmaktadır.

Murat Arslan'ın nüfus kayıt örneği incelendiğinde Burak Emre isimli 2002 doğumlu Yiğit Eren ismi ile 2005 doğumlu iki oğlunun olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu 130304 ID kullanıcısının kullanıcı adı, şifre ve Kazım Uslu'nun beyanları da nazara alındığında bu ByLock kullanıcısının şüpheli Murat Arslan olduğu anlaşılmaktadır.”

Bu arada; iddianamede birçok yargı üyesinin ByLock konuşma içeriğine yer verilmesine rağmen, Arslan’ın ByLock konuşma içeriğinin yer almaması dikkat çekti.

“SİVİL İMAMLARLA İRTİBATI TESPİT EDİLEMEDİ”

İddianamede Murat Arslan’ın HTS kayıtlarına yer verildi ve şu iddialarda bulunuldu:

“YARSAV içinde gizlenen Murat Arslan'ın da ByLock irtibatlarında örgütün talimatlarını ileten sivil imamlarla irtibatının direk olarak tespiti bu aşamada mümkün olmamış ise de; FETÖ/PDY isimli örgüt mensubu olan ve Murat Arslan gibi YARSAV içinde gizlenen YARSAV yönetim kurulu üyesi Süleyman Bozoğlu'nun yargının sivil imamları ile ByLock irtibatlarının olduğu görülmektedir. Örgüt mensuplarının burada da kendi tabirleri ile ‘tedbir’ uyguladıkları kanaatine varılmaktadır.

Arslan'ın ByLock programı üzerinden haberleştiği Rasim İsa Bilgen ile telefon irtibatının olmaması da örgüt kapsamında uygulanan ve örgüt mensuplarının ‘tedbir’ olarak nitelendirdikleri uygulamadan başka bir şey değildir.”

Sami Menteş 

Odatv.com

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol