Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
24 Kasım 2016 Perşembe 15:52
FETÖ iddianamesinde 'korku imparatorluğu' vurgusu

MALATYA

Malatya'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında aralarında eski vali yardımcısıyla kamu kurumu müdürlerinin de bulunduğu 28'i tutuklu 54 sanık hakkında iddianame hazırlandı.

Cumhuriyet Savcısı Aziz Yaşar Yetkinoğlu tarafından hazırlanan ve Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen 226 sayfalık iddianamede, aralarında eski vali yardımcısı Şükrü Ö. ile kamu kurumu müdürlerinin de bulunduğu 28'i tutuklu, 3'ü firari 51 kişinin "Silahlı terör örgütüne üye olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanun'a muhalefet" suçlarından cezalandırılmaları istendi. Örgüt hakkında bilgiler veren 3 kişinin ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandırılması talep edildi.

FETÖ/PDY'nin kuruluşu, amacı, sosyo-kültürel ve zihinsel yapısı, örgütün yönetim modeli, örgütün hiyerarşik yapısı, kuruluşundaki "yemin" metni, örgütün haberleşmede kullandığı teknikler, istihbarat ağı, baskı oluşturma teknikleri, siyasi baskı ve propaganda araçları gibi bilgilerin yer aldığı iddianamede, "Örgütün elebaşı Fetullah Gülen'in ilk etapta devlete karşı savaş vererek hedeflere ulaşmanın yıpratıcı olacağını teşhis ettiği, bu nedenle mevcut sistemi yıkmak yerine devletin tüm kurumlarını ele geçirmeyi hedeflediği" belirtildi.

"Örgüt içerisinde FETÖ elebaşı Gülen'in 'Olağanüstü haller yaşamış bir veli olduğu' görüşü yaygındır." değerlendirmesinde bulunulan iddianamede, FETÖ elebaşı Gülen'in etrafında bu kadar çok insanı toplayabilmesinin arkasında bu anlayışın yattığının söylenebileceği, Gülen'in örgüt üyelerine gelişen teknolojiyle teyp ve video kasetleri, kitapları, çeşitli dergilerde yer alan başyazıları, internet siteleri, radyo ve televizyon programlarıyla görüşlerini rahatça iletebildiği kaydedildi.

Öğrencilere IQ testi

Örgüt eğitim kadrosunun nitelik ve nicelik açısından yeterli düzeye ulaşmasının ardından kendisine bağlı öğrencileri çağın gereksinimleri doğrultusunda yönlendirdiği ve geleceğin elitlerini yetiştirmeye başladığı belirtilen iddianamede, "Eğitim gönüllüsü diğer kuruluşların ve dini referanslı yapıların aksine FETÖ/PDY, ihtiyaç sahibi olan öğrencileri değil, zeki ve başarılı öğrencileri hedef almış hatta bu öğrencilere IQ testleri yaptırmıştır. Böylelikle örgütün devleti ele geçirme amacına ulaşmasına katkı sağlayacak kadrolaşma faaliyetlerini önü açılmıştır." açıklamasında bulunuldu.

"Kamu kaynakları için pervasızca eylemlere girişti"

FETÖ/PDY'nin gelir kaynaklarına ilişkin bilgilerin de yer aldığı iddianamede, örgütün kuruluşundan bu yana mali yapılanmasının temelini teşkil eden himmet gelirlerini hukuk sisteminin dışında tutmak için olağanüstü gayret sarf ettiği aktarıldı.

İddianamede, şunlar kaydedildi:

"Himmet konusunda gizliliğe riayet etmeyenler örgüt tarafından cezalandırılmaktadır. Himmet gelirlerinin toplanması ve her geçen gün artırılması için ülkemizin en ücra köşelerine kadar 'mütevelli heyetleri' adı verilen bir teşekkül oluşturan PDY, bu gelirlerin yekunu ya da nereye harcandığı konusunda günümüze değin bağlılarına ve kamuoyuna doyurucu bir açıklama yapamamıştır. Örgüt, himmet uygulaması ile insanların dini duygularını suistimal ederek elde ettiği kazancın yanı sıra Sosyal Destek Programı (SODES) ve Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) yolsuzlukları başta olmak üzere kamu kaynaklarının kendi kasasına aktarılması için de yurt genelinde pervasızca eylemlere girişmiştir."

"Adeta korku imparatorluğu oluşturdu"

Terörizm tanımı, cezalarla terörizm konusundaki yaptırımlara da değinilen iddianamede, şunlar kaydedildi:

"Örgüt özellikle son yıllarda adeta bir 'korku imparatorluğu' oluşturmayı başarmıştır. Bu sürecin birinci aşamasında, yayınlanan ya da yayınlanacak olan ses kayıtları kamuoyunda gündem oluşturan yazarlar tarafından geniş kitlelere 'iddia' şeklinde ana hatlarıyla duyurulmakta; ikinci aşamada, şahıslar tarafından ortaya atılan bu iddialar, özellikle belirli basın yayın kuruluşları aracılığı ile haberleştirilerek, ülke genelinde 'tartışılır' hale getirilmekte; üçüncü aşamada ise konuya ilişkin bilinçaltı algısı oluşturulmuş kitlelere yönelik; 'mevcut hükümet aleyhine tepkiselliğin arttırılması', 'kitlelerin harekete geçirilmesi', 'devlet kurumlarının ve bürokrasinin yıpratılması' gayeleri ile sosyal medya ve basın yayın organları üzerinden algı operasyonları yapılmaktadır."

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 24.11.2016 15:52
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner177