07 Mayıs 2014 Çarşamba 13:48
Deniz Gezmiş'in ilk kez yayınlanan fotoğrafları

Parker Hart’dan boşalan ABD'nin Ankara Büyükelçiliğine Güney Vietnam’da Barışı Koruma Programı Müdürü olan CIA ajanı Robert Komer’in getirildiği Beyaz Saray tarafından açıklandı. İlhan Selçuk, 30 Kasım 1968 Cumartesi günü, Cumhuriyet Gazetesi'nde yayınlanan yazısında, “Ne demektir pasifikasyon?” diyerek, Komer hakkında şu değerlendirmeyi yaptı: “Hükümet darbesi düzenlemek, karşı-devrim hareketini sahneye koymak, seçimlere para yatırımı yapmak, iç savaş çıkartmak gibi ‘özel harekat’ ve Amerikanca deyimi ile ‘special operation’ CIA’nın işidir. Bay Komer işte bu teşkilatın görevlisidir. Ankara Amerikan Büyükelçisinin Türkiye’den önce Vietnam’da ‘Pasifikasyon’ hareketini yönetmesi de gene CIA programı içinde bulunmaktadır. Bu programa göre 15 milyonluk Güney Vietnam halkının % 90’ı, 11.000 stratejik köye, veya dikenli tel ve mayınlarla çevrilmiş kamplara toplanmaktadır. Bu programı Türkiye’de pek iyi tanıdığımız AID (Amerikan Yardım Teşkilatı) yürütmektedir. Ne var ki, bu örgütü CIA memurları idare etmektedir. Pasifikasyon hareketi, 11.000 stratejik köye topladığı Vietnam halkı ile ‘Milli Kurtuluş Cephesi’ arasındaki ilişkileri kesmek amacıyla düzenlenmiştir. Çünkü Vietnam Milli Kurtuluş birlikleri köylere sızdıkça milli uyanış başlıyor, köylüler istilacı Amerikan eskerlerine ve satılık saygon hükümetine karşı silahlanıp direnmeye katılıyorlar. Amerikan CIA’sı sözde ‘Pasifikasyon’ eylemiyle bu milli direnmeyi kırmak istemiştir. Bu yolda elinde iki silah vardır: Para ve işkence. Bay Komer işte bu görevden sonra Ankara’ya gelmiştir.”

DENİZ GEZMİŞ, CIA AJANI KOMER’İ PROTESTO ETMEKTEN TUTUKLANIYOR

Devrimci öğrenciler, ABD’nin Ankara’ya yeni atadığı Büyükelçi Robert Komer’i kınamak amacıyla havaalanına gitti. “28.11.1968 tarihinde saat 15.00 sularında DÖB’lü ve FKF’li öğrenciler, TMGT’de konuşuyorlardı. Bu arada Yeşilköy Havaalanı Danışma Bürosu’ndan teşkilata telefon edilmiş; saat 16.30’da Amerikan Büyükelçisi Komer’in Yeşilköy’e ineceği haber verilmişti. O sırada TMGT’de bulunan öğrenciler hızla İstanbul Üniversitesi Hukuk ve İktisat Fakültelerinin amfilerine dağıldılar. Deniz Gezmiş’in yaptığı konuşmalarla 80 kişilik bir öğrenci grubu derhal Yeşilköy’e hareket etti. Yeşilköy’de polisle karşılaşılmış ve Komer’in uçağı sanılarak başka bir PAN Amerikan uçağına hücum edilerek, çürük yumurta ve taş atılmıştı.”

Olay sonrasında gözaltına alınan 18 öğrenciden Deniz Gezmiş, Mustafa Zülkadiroğlu, Mustafa İlker Gürkan, Toygun Eraslan ve Rahmi Aydın, 29 Kasım’da, Bakırköy Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı.

Duruşma yargıcının, “Son sözünüz var mı?” sorusuna gençler, “Son sözümüz Kahrolsun Amerika’dır!” karşılığını vermişlerdi. Öğrenciler, duruşmadan çıktıktan sonra ‘Bağımsız Türkiye’ marşını söyledi.

Bu duygular içinde olan Orta Doğu ve Ankara Üniversitelerine kayıtlı 1.500 kadar genç, 28 Kasım 1968 Perşembe günü öğleden sonra dersleri boykot ettikten sonra otobüslerle toplu halde Esenboğa Havaalanına gitti. Amaç, Komer'in uçağını havaalanına indirmemekti. Bu nedenle havaalanına giden gençler, uçağın ineceği alana oturarak, beklemeye başladı.

Gençlerin havaalanında Komer’i kınamak amacıyla toplandığı öğrenen emniyet güçleri, Komer’i iniş pistinin ucundan otomobille alarak, havaalanı binasına uğramadan şehre götürdü. Uzun süre marş söyleyip, slogan atarak Komer’i bekleyen gençler, Komer’in gizlice şehre götürüldüğünü öğrenince topluca geri döndü. Gençlerden bir grup, Amerikalılara ait bazı işyerlerine saldırarak tepkilerini dile getirdi. Ayrıca, Tunus Caddesinde bulunan Amerikalılara ait kulübe girmeye çalıştı. Görevli bekçiler, gençleri engellemek istedi. Fakat, gençler, kapıyı kırarak içeri girdi ve buzdolabı, oyun makinesi gibi eşyaları tahrip etti, bazı camları kırdı. Bu arada bekçilerden birinin havaya 2 el ateş etmesi üzerine olay yerine gelen polis, Gün Zileli, Mehmet Akın Atauz, Mehmet Ali Zaufcu, Fatih Uludere, Ural Ateşer, Musa Gülhan, Ali Orhan Yücealp, Orhan Aybers’i yakaladı. Gençler, sorgularından sonra serbest bırakıldı.

KOMER’İN OTOMOBİLİ ODTÜ’DE YAKILIYOR

ODTÜ-SFK'dan aralarında Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Yusuf Tunbay Aslan, Halil Çelimli, Münir Ramazan Aktolga, Ahmet Sina, Metin Çulhaoğlu, Mehmet Sait Kozacıoğlu, Müfit Özdeş, Çağatay Anadol’un da bulunduğu 44 delege, 4-5 Ocak 1969 tarihlerinde İstanbul'da yapılan FKF Genel Kuruluna katıldı.

Genel Kurulda yapılan tartışmalar ve seçilen yeni yönetimden sonra bir grup halinde İstanbul'a giden ODTÜ delegeleri, 5 Ocak gece yarısı iki ayrı grup halinde otobüs ve trene binerek ODTÜ’ye geldi. Bir kısmı yurtlara yatmaya giderken, bir kısmı ODTÜ SFK’ne gitti.

6 Ocak 1969 Pazartesi... Ankara'da yağmurlu bir hava vardı.

 ABD'nin Ankara Büyükelçisi Robert Kommer, ziyaret amacıyla, 1969 model “Cadillac” marka siyah renkli, 06-CA-001 plakalı makam otomobiliyle, saat 12.30’da ODTÜ’ne geldi.

Komer'in otomobilini ilk olarak, Rektörlüğün hemen yanında ve karşısında olan kantin, kütüphane ve kimya laboratuarında bulunan öğrenciler, fark etti.

Mustafa Yalçıner, Komer’in ODTÜ’ye geldiğini arkadaşlarına haber vermek için yurtlara koştururken, İran Öğrenci Derneği Başkanı ve Mimarlık Fakültesi üçüncü sınıf öğrencisi Hamid Yakup isimli öğrenci de, ODTÜ-SFK’ne giderek, “Haberiniz yok mu? Komer’in otomobili Rektörlüğün önünde” dedi.

Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, İrfan Uçar, Halil Çelimli, Yusuf Tunbay Aslan, Bekir Tuncay Çelen, Mehmet Akın Atauz, İbrahim Seven, Rasih Ulaş Bardakçı, Mete Ertekin, Sait Big, Serdar Haybat, Mustafa Taylan Özgür ve birkaç öğrenci, hızla olay yerine gitti.

Rektörlük önünde park etmiş olan Komer'in otomobilinin çevresinde toplanmış bir kısım öğrenci, Komer, ABD ve Kurdaş aleyhinde slogan atmaktaydı.

Bir kaç öğrenci, otomobilin yanına gelerek şoför Nidai Cemal’den, kapı ve kontak anahtarlarını istedi. Şoför, anahtarları vermedi.

Bunun üzerine öğrenciler, arabayı taşa tuttu ve “çimlere basmayınız” yazılı demirleri sökerek arabanın camlarını kırmaya başladı.

Rektör Kurdaş ile ODTÜ Öğrenci Birliği Başkanı İskender Odabaşıoğlu, bu arada, öğrencilerin arasına karışarak eylemcileri engellemeye çalıştı.

Rektör Kurdaş'ın uzaklaşmasından sonra Sinan Cemgil, Hüseyin İnan, Akın Atauz, İbrahim Seven, Halil Çelimli, İrfan Uçar, Ulaş Bardakçı, Yusuf Aslan, Mustafa Taylan Özgür ve Ahmet Sönmez, Komer'in otomobilini sallamaya ve sarsmaya başladı.

Komer'in otomobilini sarsan ve sallamaya çalışan öğrenciler, sonra havaya kaldırarak devirmek için bir süre uğraştı. Bir kısmının avuçları otomobili devirmek için uğraşmaktan kan içinde kaldı. Fakat otomobil çok ağır olduğu için devirilemedi. İbrahim Seven, cıvardan bulduğu bir çelik boruyu getirdi. Eylemciler, uzun çelik boruyu manivela gibi kullanarak Komer'in otomobilini ilk önce yan sonra ters çevirdi. Ters çevrilen otomobilin benzin deposundan benzin akmaya başladı. Hüseyin İnan, hemen gitti Sinan'ın boynundaki kaşkolu aldı. Ters çevrilmiş ve benzin akıtan Komer'in otomobilinin benzin deposunun kapağını açan Hüseyin, deponun içine sarkıtıp, benzin emdirdiği kırmızı siyah çizgili uzun kaşkolu, otomobilin değişik yerlerine vurmaya başladı. Bu şekilde otomobili, benzinle bulayan Hüseyin İnan, daha sonra, otomobili ateşe verdi.

Otomobil alev aldıktan sonra kalabalık arttı, bu arada, otomobili söndürmek için itfaiye geldi. Fakat öğrenciler, itfaiyenin yangını söndürmesine engel oldu.

Öğrenciler, otonun yanışını ABD’yi ve Komer’i kınama gösterileri yaparak seyretti. ABD Büyükelçisi de, Rektörlük binasından otosunun yanışını izledi.

Olaylar olurken Elektirik Bölümü öğrencilerinden Recep Aysayar da, Rektörlük binasının üçüncü katında, ders çalışmaktaydı. Olayları izlemek için pencereye yanaştı. Bir Amerikalı da, yanan otomobili kamerasıyla Recep Aysayar'ın yanında filme almaktaydı. Otomobilin yanışı zaman zaman hafiflemesi üzerine bazı gençler, ellerindeki demir çubuklarla yanmayan kısımları ateşe doğru çekerek tamamiyle yanmasını sağlamaya çalıştı. Bu arada bazı öğrenciler de otomobilin bagaj kapağını açarak yanmayan kısımları, tekrar ateşe verdi. Tekerlekleri ateşler arasında yavaş yavaş erirken otomobil büyük gürültülerle infilak etti. Öğrenciler, bunları gülerek seyretmekteydi.

Üç saat yanan otomobilin bir enkaz haline gelmesinden sonra bazı öğrenciler, otomobili parçalara ayırdı. Aralarında Şule Albayrakoğlu, Ahmet Börüban, Cemal Selman Pakoğlu'nun da olduğu bazı öğrenciler, anı olarak otomobilden küçük birer parça aldı. Ahmet Sönmez de, Cadillac marka otomobilin armasını aldı. Ahmet Sönmez ile Ahmet Börüban, Komer’in otomobilinden aldıkları parçaları halen saklamaktadır. Bu arada otonun resimlerini çekmek isteyen bazı foto muhabirlerine engel olundu.

“VİETNAM PASİFİKASYON HAREKETİNİ İDARE EDEN BİR KİŞİ, DEVRİMCİ TÜRK TALEBELERİNİN BULUNDUĞU BİR ÜNİVERSİTEYE ELİNİ KOLUNU SALLAYA SALLAYA GİREMEZ”

Otomobili yakan öğrenciler, olayı izleyen gazetecilere, hareketlerinin nedeni olarak, “Vietnam’da pasifikasyon hareketini idare eden bir kişi devrimci Türk Talebelerinin bulunduğu bir üniversiteye elini kolunu sallaya sallaya giremez” şeklinde açıklama yaptı.

Halil Çelimli, elindeki megafonla, yanan otomobili seyredenlere, "Halk savaşının ilk meşalesi burada yakıldı" diye söylev çekti.

Otomobili yakan öğrenciler, bu sırada, içlerine sivil polis karıştığı zannıyla tanımadıklarının kimliklerini de zorla öğrenmeğe kalkıştı. “Otomobili yakan öğrenciler” ortadan kaybolduktan sonra olayı duyan ve otomobilin dumanını gören yüzlerce öğrenci, yanan otomobilin etrafına toplandı.

Kurdaş, üniversiteye polis davet etmediği ve o dönem üniversiteler özerk olduğu için, Rektörlük binasına bir kilometre kadar uzaklıktaki benzin istasyonunda bekleyen arabalar dolusu Toplum Polisi, olayların geçtiği yere gidemez. Zaman zaman olay yerine gelen münferit polis otomobilleri de, yanan otomobilin etrafında birikmiş yüzlerce öğrencinin, “Bunları da yakalım” diyerek, üzerlerine yürümeleri sonunda uzaklaşır.

Komer'in otomobilinin yakılma olayı, ajans ve radyo aracılığıyla, başta Türkiye olmak üzere bütün dünyada duyuldu.

Robert W. Kommer, Türkiye’de fazla kalamadı. Türkiye’deki görevinden alındı, yerine William Handley atandı. “Honçho (Kasap - işkenceci)” olarak adlandırılan Vietnam Pasifikasyon uzmanı ve CIA ajanı Komer de, 28 Kasım 1968 Perşembe günü olaylı olarak geldiği Türkiye’den 7 Mayıs 1969 Çarşamba günü ayrılmak zorunda kaldı.

Turhan Feyizoğlu

Odatv.com

Son Güncelleme: 07.05.2014 14:30
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol