Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
20 Kasım 2017 Pazartesi 14:02

ANKARA

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Bakanlıkta düzenlenen, "Davranışsal Kamu Politikaları Projesi"nin tanıtım törenindeki konuşmasında, İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore'un Bakanlığa en çok gidip gelen büyükelçi olduğunu belirterek, kendilerine yönelik bu yakınlığından dolayı teşekkür etti.

Birçok konuda bazı küçük dokunuşlarla büyük ekonomik sonuçlar alınabileceğini vurgulayan Zeybekci, Denizli Belediye Başkanlığı döneminde şehir içme suyu şebekesindeki kayıp kaçakları, dini açıdan "haram/helal" unsurlarıyla açıklayarak azalttıklarını anlattı. Zeybekci, yine Denizli merkezde cadde ve sokaklarda çöp konteynerlerinin kaldırılması için çöplerin ayrıştırılması konusunda yapılan çalışmadan da başarılı sonuç alındığını aktararak, "Davranışsal ekonomi, inanın o kadar önemli ki. O kadar çok yanlış şeyi, bir bakışlık, bir dokunuşluk şeyle değiştirme kapasitesi var ki." ifadelerini kullandı.

"En büyük sıkıntımız farkındalık yaratmak"

İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Moore'un şahsında bu projeyi hayata geçirenlere teşekkür eden Zeybekci, "Biz bu projeyi Nobel Ekonomi Ödülü'nden önce yaptık. Güzel bir tesadüf oldu bunun da olması. İngiltere'nin bu tecrübesini çok önemli buluyorum ve bundan yararlanacağız. Bakan Yardımcımıza söyledim, bunun peşini bırakmayacağız. Zaten bir proje olarak bir kereliğine yapılıp ondan sonra 'haydi bitti' değil. Türkiye'de kurulan ilk resmi birim Ekonomi Bakanlığında olacak. Bununla ilgili gerekiyorsa ilk merci daire başkanlığı şeklinde bunu kuracağız, bütün Türkiye için politikalar üreteceğiz. Buna en uygun Bakanlık, merkez burası. Türkiye'nin en seçkin ve en uzman beyinlerinin olduğu Bakanlık burası. Türkiye'nin en iyi eğitimlerini görmüş insanlar burada." değerlendirmesinde bulundu.

Zeybekci, Bakanlığının çok önemli destek ve teşvikler verdiğini belirterek, şunları kaydetti:

"En büyük sıkıntımız, farkındalık yaratmak ve haberdar etmek. Patron diyor ki profesyonel çalışanın, 'Ekonomi Bakanlığı fuarlara katılan şirketlere bilet ve konaklama katkısı sağlıyormuş' ifadesine 'Bize gelmez o iş, bize mi kaldı o iş?' diyor. Bunu kırmamız lazım. Bire bir, tek tek yaklaşık 20-25 ilde ben 200 firma ziyaret etti arkadaşlarımız ama artık bunu yazılı, kara kitap halinde, rutin halinde yapmamız lazım. Tüm Türkiye'de en doğrusuna muhataplarımızla birlikte karar vererek yapacağız. Bu çalışmayı devasa bir başlangıç olarak görüyorum Türkiye için. İngiltere'de ve gelişmiş birçok ülkede direkt devlet başkanı veya başbakana bağlı olarak bağımsız birim olarak çalışıyor. Biz, bismillah diyelim, Ekonomi Bakanlığı olarak başlayalım. Eminim çok kısa sürede bunu Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızla da paylaştığımızda biz de aynı yerlere doğru gideceğimizi tahmin ediyorum."

Bu projenin sürdürülebilirliği konusundaki endişesini de dile getiren Zeybekci, "Ankara'nın bürokrasi koridorları içerisinde birileri tarafından 'İcat çıkarmayın arkadaşlar' deyip kenara itilmesi. İnşallah sağlam bir yapıyla bunu kuracağız." şeklinde konuştu.

Moore ile bundan sonra çalışmaya devam edeceklerini, üniversiteler, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinde projenin yürütüleceğinin altını çizen Zeybekci, projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayanlara teşekkür etti.

"Projenin iş birliğimizi daha da ileri götüreceğini umuyorum"

İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore da İngiltere'de ekonomi politikaları üretilirken davranış bilimi tekniklerinden yararlanıldığını ve bu projeyle Ekonomi Bakanlığının ekonomik reform programına bu yönde bir destek vermeyi amaçladıklarını söyledi.

Davranışı etkileyebilmenin kamu politikası için çok önemli olduğunu ifade eden Moore, insanların davranışlarının hükümetin ihtiyaçları üzerindeki etkisinin anlaşılmasının son zamanlarda politika tercihlerinin bu etkilerin bilinciyle yapılmasını sağladığını ifade etti.

Moore, çevresel sürdürülebilirlik gibi sınamalarla karşı karşıya olan politika yapıcılar için davranışsal yaklaşımların çok güçlü bir enstrüman olduğunu vurgulayarak, "Davranış biliminden elde edilen yeni içgörüler, şu anda kullandığımız politika araçlarından daha geliştirilmemiş ve çok daha düşük maliyeti olan politika sonuçları üretebilir. Bu her dönem için faydalı olacak bir adımdır ama faydası özellikle mali kısıtlamaların olduğu dönemlerde ön plana çıkmaktadır." dedi.

İngiltere'de bu içgörüleri somut bir eyleme dönüştürme kararı alınarak 2010'da davranışsal içgörü takımı kurulduğunu hatırlatan Moore, bu takımın psikologlar, politika yapıcılar ve ekonomistlerden oluştuğunu ve kamu politikasını geliştirmek için davranış ekonomisiyle sosyal psikolojiden elde ettikleri bulguları kullandıklarını anlattı.

Moore, Türkiye'de de uygulanacak projenin başarıyla sonuçlanmasını umduğunu ifade ederek, "Dürüst konuşmak gerekirse Birleşik Krallık bu anlamda dünyaya liderlik ediyor diyebiliriz. Dolayısıyla Birleşik Krallık'ın bu kapsamlı deneyimlerini paylaşmaya çalışıyor olmasından çok memnunum. Bu projenin iş birliğimizi daha da ileri götüreceğini ve karşılıklı deneyimlerimizden bir şeyler öğrenebileceğimizi umuyorum." diye konuştu.

"Proje vatandaşın ihtiyacını tespit edecek"

EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları ise kamu sektörünün son 15 senede ciddi bir değişim ve dönüşüme sahne olduğunu söyledi.

Gelişen teknolojiyle devletin vatandaşa daha yakın hale geldiğini ve kamu hizmetlerinin daha ulaşılabilir olduğunu belirten Canoğulları, "Dolayısıyla vatandaşla devlet arasındaki iletişim güçlendi, yakınlaştı." dedi.

Canoğulları, projede bu yakınlaşmanın en verimli şekilde kullanıldığına işaret ederek, projenin geleneksel politika yapım süreçleri yerine kanıta dayalı, test edilmiş politikalar tasarlayarak vatandaşın ihtiyacını tespit edecek şekilde başarıya ulaşacağına inandığını dile getirdi.

Mektuptaki "Ahmet bunu mutlaka açmalısın" yazısı

İhracat Genel Müdürlüğü Dış Ticaret Uzmanı Muhammed Emin Torunoğlu da "Davranışsal Kamu Politikaları Projesi"ne ilişkin sunum yaptı. Davranışsal kamu politikaları ünitelerinin, gelişmiş ülkelerin tamamında ve diğer birçok ülkede devletler bünyesinde faaliyetlerine devam ettiğini anlatan Torunoğlu, "Davranışsal teori, insanların karar alma mekanizmalarının çeşitli psikolojik unsurlarla yönlendirilebileceğini iddia ediyor. Mesela akran baskısı. Komşunun tavuğu bize kaz gözüküyor, komşumuzda bir araba varsa, biz de o arabadan almak istiyoruz..." dedi.

Torunoğlu, İngiltere'de yapılan bir çalışma hakkında bilgi verdi. Çalışmada, Maliye Bakanlığından vergi mükelleflerine "borcunuzu ödeyiniz" mektupları gönderildiğini belirten Torunoğlu, "Farklı gruplara, farklı mesajlar içeren mektuplar gönderiyorlar. 1. gruba, 'İnsanların yüzde 88'i borcunu zamanında ödüyor, siz ödemeyen yüzde 12'lik kesimden birisiniz' sosyal baskı mesajı var. 2. gruba 'Bugüne kadar ödememenizi ihmal olarak değerlendiriyorduk, bundan sonra ödemezseniz kasıt olarak değerlendireceğiz' diyorlar. 3. grupta ödeme kolaylığına atıf var ve 4. grupta da milliyetçilik vurgusu var." diye konuştu.

Mektubun, neredeyse sıfıra yakın maliyetle bir cümlesinin değiştirilmesinin bile vergi toplama oranlarında yüzde 12'lik artış sağladığına dikkati çeken Torunoğlu, "Ülkemiz için baktığımızda vergide yüzde 1'lik artış bile 6,5 milyar lira ek gelir sağlayabiliyor. Devletten vatandaşa gönderilen mektubun arkasına el yazısıyla 'Ahmet bu mektubu mutlaka açmalısın' yazıyorlar. Sadece bu yazının yazılması, geri dönüş oranlarını 200 kat artırıyor." ifadesini kullandı.

Torunoğlu, proje kapsamında birçok makro projenin de hayata geçirilmesinin düşünüldüğünü dile getirdi. Bakanlıkta davranışsal aksiyon takımı kurulduğuna işaret eden Torunoğlu, ekibin dünyadaki davranışsal kamu politikaları üniteleriyle irtibat halinde olacağını ve bilgi alacaklarını söyledi.

Muhabir: Mehtap Yılmaz, Dilara Zengin

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 20.11.2017 14:02
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol