Yeşim TURAN
Yeşim TURAN
15 Mart 2016 Salı 17:10
DAEŞ üyesi iki 'canlı bomba'nın yargılanmasına başlandı

ANKARA

Başkentte sabık yılbaşı gecesi bombalı hareket yapmayı planlarken yakalanan yıldırı örgütü DAEŞ üyesi iki 'canlı bomba'nın yargılanmasına başlandı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, vakfedilmiş sanıklar Musa Canöz ile Adnan Yıldırım, tutuklanmadan maznun Zafer Altan ve avukatları katıldı.

Duruşmada, etiket tespiti ve iddianamenin özetlenmesinin peşi sıra sanıkların beyanına geçildi.

Sanıklardan Canöz, 2012'de Suriye'ye gittiğini, türlü iane kurumlarında çalıştığını, bu tam tanıştığı Suriye yurttaşı ortak hanımla evlendiğini anlattı.

Suriye'de temelli ortak hayat kurduğunu, boydak iç harp başlayınca eşiyle Türkiye'ye geldiğini, kestirmece 6 ay kaldıktan sonradan esasen arka döndüğü anlatım fail Canöz, şunları kaydetti:

'Gittiğimizde yaşadığımız köyden hür Suriye Ordusu gitmiş, İŞİD gelmişti. 15 Mart 2015'de ağabeyim de Suriye'ye geldi, İŞİD'e katıldı. Peşinden nemli annemi, babamı sürükledi. Çatışmaya katıldı, orada kayboldu. Aramalarımız kararı hayatını kaybettiğini öğrendik. Psikolojim bozuldu, oradakiler başsağlığı arzu etmek alegori beni Kobani'ye keşik alanına çektiler. Gerçekleri görür görmez Türkiye'ye fark etmek istedim. Ancak hasbi kimseyi Türkiye'ye bırakmıyorlardı. PKK'dan öç ikrar etmek istediğimi söyledim, bomba eğitimi verdiler. Fakat ailemi orada tuttular. Onlar orada bulunduğu düşüncesince ne dedilerse yaptım. evvel Adnan Yıldırım Türkiye'ye geldi. Evi tuttu, sonradan ego geldim. Bombayı imha etmeye değişmeyen verdik boydak imha edemeden yakalandık.'

Canöz, bombalı hareket düşüncesince Mustafa Mol'dan emir aldıklarını tez etti.

'Eşimden ayrılınca sorunlar yaşadım, bu tam teşkilat beni kullandı'

Sanıklardan Adnan Yıldırım da eşinden ayrıldıktan sonradan bazısı sorunlar yaşadığını, bu tam teşkilat çeşidinden kullanıldığını savundu. Yıldırım, şunları anlattı:

'Suriye'ye Musap adlı ortak dostum götürdü, sonradan kendisi orada öldü. Şoför olduğum düşüncesince getir götür işini yapıyordum. Silahlı terbiye bilimi bilimi almadım. 2014 Eylül'de Türkiye'ye geldim, ortak müddet sonradan arka dönünce hapse attılar. Bana yapmadılar boydak oradakilere azap yapıyorlardı. İslam'da azap yok. Musa'nın ağabeyi ölünce soğudum, ayrılmaya değişmeyen verdim. Mustafa Mol, Türkiye'de PKK'ya müteveccih ortak hareket yaptırmak istedi. Türkiye'ye devrolmak düşüncesince ikrar ettim. 2-3 çağ bomba eğitimi aldık. Onların yönlendirmesiyle bazısı yerlerde his yaptık. Bomba düzeneği hazırladık boydak hareket yapmadan vazgeçtik. Bombayı imha etmeden yakalandık.'

Tutuksuz maznun Zafer Altan ise ticaretle uğraştığını, çocuğunu anımsamak az daha Suriye'ye revan ve orada artan Hayri Yalçın ile bu halde tanıştığını doğacak sürdü.

Altan, 'Hayri Yalçın'ın evladı Suriye'ye gitmişti, yetirmek düşüncesince takiben gitti boydak hayatını kaybettiğini öğrendi. Sonra orada kaldı. Beni Suriye'den telefonla arayarak, Çubuk'ta mevcut eşini Elbeyli'ye getirmemi istedi. Uzun seneler tanıdığım düşüncesince adamlık alegori ikrar ettim. Antep civarlarında yolda jandarma çevirmesine takıldık. Durumu bulunduğu az daha anlattım, arka çevirdiler. Mustafa Mol'u tanımıyorum' ifadesini kullandı.

Mahkeme, bazısı eksiklerin giderilmesi ile sanıkların mevkufiyet halinin devamına değişmeyen vererek duruşmayı erteledi.

Kaynak: AA

Son Güncelleme: 15.03.2016 17:10
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol